3D teknolojisi Azeri hastaya kafatasının kayıp yarısını geri verdi

3D teknolojisi Azeri hastaya kafatasının kayıp yarısını geri verdi
15.10.2017 - 08:48

Azeri Yaşar Ağayev, 2016’da kafasından vuruldu. 46 gün komada kaldı. Uyandığında konuşamıyor, sol tarafını oynatamıyordu ve kafatasının yarısı yoktu. Ameliyatla beyin hasarı düzeltildi. 25 Eylül’de, “kranioplasti” ile 3D yazıcıda üretilen kafatası başına yerleştirildi

Bir insanın kafatasının neredeyse yarısını kaybedip bu görüntüyle yaşamak zorunda olduğunu hayal edin. Sizin hayalini kurmakta bile zorlandığınız şey, 28 yaşındaki Azeri Yaşar Ağayev’in gerçeği oldu ve genç adam 1.5 yıl bu gerçekle yaşadı. 2016 yılının Nisan ayında kaza sonucu meydana gelen ateşli silah yaralanması Ağayev’in tüm yaşamını değiştirmişti. Gazete Habertürk'ten Ceyda Erenoğlu'nun haberine göre Ağayev, 46 gün Bakü’de bir hastanenin yoğun bakım servisinde komada kaldı ve ülkesinde 3 ameliyat geçirdi. Tıbbi olanakların daha gelişmiş olduğu inancı Türkiye’ye getirilmesi kararıyla sonuçlandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne getirildiğinde yürüyemiyor, vücudunun sol bölümünü oynatamıyor ve neredeyse hiç konuşamıyordu. En kötüsü ise herkesi hayret içinde bırakan “kafatası defekti” idi.

 ‘İNSAN KAFASINDAN YARALANMAZ ÖLÜR!’

Ülkesi Azerbaycan’da geçirdiği 3 ameliyat dışında Türkiye’de iki ameliyat daha oldu. Bu süreçte onu en fazla rahatsız eden şey kafatasının neredeyse yarısını kaybetmesi değildi. “Kazadan sonra kendimi ilk gördüğümde, zannettiğiniz gibi şok yaşamadım ve soğukkanlı davrandım. Sadece ‘İnsan hiç başından yaralanır mı, başa gelen mermi öldürür’ diye düşündüm. Vücudumun sol tarafının tutmaması benim için daha büyük sıkıntıydı” sözleriyle şaşırttı.

‘BEN BİR GÜN AİLEM HER GÜN ACI ÇEKTİ’

Yaşar Ağayev, yaşadığı bu zorlu süreçte en çok ailesini düşünmüş. “Ben bir kez acı çektim ama ailem hep acılar içindeydi” sözleri bunu gösteriyor. Kazadan sonra gördüğü tedaviler nedeniyle annesiyle sadece 1 ay zaman geçirebilen genç adam, “Annemin yanında hiç başım açık dolaşamadım. Sürekli şapka takıyordum. Çünkü hep çok üzülüyor ve devamlı ağlıyordu” diyor. Azerbaycan’da ve Türkiye’de süren tedavisi boyunca hiç yanından ayrılmayan erkek kardeşi Anar ise abisinin bu durumunu ilk gördüğünde gözyaşlarına boğulduğunu saklamıyor.

 

 

Yaşar bugünlere gelmesinde yardımına minnettar olduğu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhami Aliyev’e de teşekkür etti.

ARTIK NE ŞAPKA TAKIYOR NE BERE

Sıra 25 Eylül’de başındaki defektin kapatılmasına neden olan ameliyata girmeye geldiğinde Yaşar sonucun bu derece başarılı olacağını kendisinin bile beklemediğini söylüyor. Ameliyat sonrasında kafatasının yeni halini aynalardan önce abisinin cep telefonundan çektiği fotoğraftan görüyor. Sonuç genç adamı o kadar mutlu ediyor ki ilk olarak risk oluşmasın diye başına götüremediği eliyle kafasını kaşıyor doya doya… Şimdi artık ne şapka ne bere var Yaşar’ın hayatında. Işıl ışıl parlayan gözleriyle mutlu bir genç adam duruyor karşımızda.

DOKTORU ANLATIYOR

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Öğretim Üyesi Doç Dr. Özkan Tehli

“BEYIN tümörü, trafik kazası ya da silah yaralanması gibi durumlarda kişiye özel kafatası defektlerinin kapatılması ameliyatına ‘kranioplasti’ diyoruz. Küçük defektler küçük yöntemler uygulanarak kapatılabilse de büyük defektlerin kapatılmasını 3 boyutlu yazıcılar yardımıyla gerçekleştiriyor ve hastalarımızın eski hallerine dönmelerine çalışıyoruz.

Bu çalışmaları üniversitemizde aynı yerleşkede olduğumuz Medikal Tasarım ve Üretim Merkezi’ndeki (METÜM) mühendis arkadaşlarımızla ortaklaşa gerçekleştiriyoruz. Hastamız Yaşar çok kötü bir yaralanma geçirmişti. Bu yaralanmadan sadece kafatası değil beyni de etkilenmiş ve beyin hasarı gelişmişti. Bize geldiğinde komada, yaşamla ölüm arasında bir noktada konuşamıyor ve yürüyemiyordu. 5 ameliyatın ardından 1.5 yıla yakın süren tedaviler sonucunda hastamız artık hem yürüyor hem konuşuyor hem de eski görünümüne kavuşmanın sevincini yaşıyor. Mutsuz ve depresif hali nedeniyle bizimle olan ilişkisinde de sorunlar yaşayan asık yüzlü Yaşar gitti yeni bir Yaşar geldi.

BİLİME KATKIDA BULUNDUK

Bu ameliyatı yapmasaydık beynin travmaya bağlı hasar görme riski çok yüksek olup kafatasının olmaması nedeniyle bazı sendromlar gelişebilirdi. Hastamızın kozmetik açıdan ürkütücü bu görüntüyle yaşamak zorunda kalması ise başka bir sorundu. METÜM’de üretilen parçalarla yapmış olduğumuz kranioplasti ameliyatları dünya literatüründe de yerini alarak bilime önemli katkıda bulunmuştur.”

Gazete Habertürk Sağlık Editörü Ceyda Erenoğlu, Yaşar Ağayev’in ameliyat öncesinde kaşımasının bile yasak olduğu kafatasına doktorların izniyle böyle dokundu.

YAŞAMA DOKUNMAK!

Haberimizdeki fotoğrafları karşılaştırın ve bir insanın yaşamına dokunmanın ne demek olduğunu hissetmeye çalışın. Bu hikâyenin şanslı kişisi Yaşar Ağayev. Ona yeni bir hayat sunan doktor ve mühendisler ise siz bu satırları okurken yeni yaşamlara dokunmanın peşine düştüler bile...

İŞTE O MERKEZ

DÜNYA ÇAPINDA BİR DEVLET KURULUŞU: METÜM

TÜRKİYE’den dünyaya örnek işler çıkartan mühendis ve doktorların ortak çalışmaları çok önemli bir merkeze işaret ediyor. Bu merkezin adı METÜM. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Medikal Tasarım ve Üretim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Simel Ayyıldız, “METÜM ülkemizin dünya çapında gururlarından olan devlete ait bir medikal tasarım ve üretim merkezidir” diyor. Burada yapılan işlemlerin SGK tarafından karşılanması yani ücretsiz olması merkezin en önemli özelliği olarak görülüyor. Merkezde kişiye özel implantların üretimi yapılıyor ve sert doku kayıpları titanyumdan karşılanıyor. Bu merkezde üretimler tamamen kişiye özel olarak gerçekleştiriliyor. Hastanın eksiği, bir tomografi üzerinden değerlendirilip bunun sonucunda kişiye özel bir tasarım yapılarak üretilen parça ameliyatla hastaya naklediliyor. Merkez bünyesinde tümör, trafik kazaları, ateşli silah yaralanması nedeniyle meydana gelen kafatası kayıpları, göğüs kafesindeki sorunların giderilme yöntemleri, ortopedide skolyoz vakalarında tanı amaçlı plastik model üretilmesi sayesinde ameliyat süresinin yarıya düşürülmesi, tümör cerrahileri öncesi tümörün yerinin ve şeklinin tam olarak belirlenip dokudaki anatomik bölgeye yakınlığının eksiksiz anlaşılması ile hekime kılavuzluk yapılmasıyla hata payının en aza indirilmesi çalışmaları yer alıyor.

 İŞLEMİN ADIMLARI

- Hastanın sorununu gösteren ince kesit kemik tomografisi çekiliyor.

- Tomografi özel yazılım programıyla segmentasyon adı verilen işlemden geçirilip 3 boyutlu hale getiriliyor

- Vakanın ne olduğu ve neye ihtiyaç duyduğu belirlendikten sonra hekimden talebi öğreniliyor.

- Talep öğrenildikten sonra mühendisler konu üzerinde çalışmaya başlıyor.

- Tasarım üzerinde çıkartılan örnekleme ile hekime danışılıp onay alınıyor.

- Hekim görüşü alındıktan sonra projeyi üstlenen mühendis gerekli düzeltme ve düzenlemeleri yaparak yapılan işin olup olmadığını anlamaya yarayacak bir plastik model çıkartıyor. Bu modelde hem defektin olduğu kemik hem de yapılacak parça ayrı ayrı üretiliyor.

- Bu sayede hekim; çalışmanın gidişatına ilişkin değerlendirmede bulunuyor.

- Son revizyonlardan sonra 3 boyutlu yazıcılarla titanyumdan parçanın üretimine geçiliyor.

100’ÜN ÜZERİNDE KİŞİYE ÖZEL ÜRETİM

DOÇ. Dr. Simel Ayyıldız, bugüne kadar 100’ün üzerinde üretim yaptıklarını söylüyor. Ürünler kimi hastanın kafatasında, kiminin göğüs kafesinde, kiminin kolunda, kiminin çenesinde yer alıyor. Çalışmalar bu kadarla da kalmıyor. Merkezde genel cerrahi servisinin talebi doğrultusunda daha önce 20 hasta için pankreas tümörünün tanı modellemesi de yapılıyor. Doktorun MR’ ı görüp, “Ben bu hastayı opere edemem” dediği vakalarda aynı MR, 3 boyutlu modellendiğinde doktor söz konusu hasta için kararını değiştirip operasyon yapabiliyor. Böylece “Ameliyat edilemez” denen hastaların bu modelleme ile ameliyat edilebilecekleri gösterilirken “Ameliyat edilebilir” denen hastaların ameliyat edilemeyecekleri de 3 boyutlu ameliyat planlama modeli ile ispatlanıyor.

13 KİŞİLİK DEV KADRO

METÜM’de gerçekleştirilen bu gurur veren çalışmaları 13 kişilik dev kadro gerçekleştiriyor. Burada merkezin müdürü Simel Ayyıldız dışında her biri farklı alanlardan 7 mühendis, 2 üretim teknikeri, 2 idari personel ve 1 torna tesviyeci görev yapıyor.

‘AVRUPA’DAKİ 5 MERKEZDEN BİRİYİZ’

 

 

DÜNYADA bu tür çalışmalar yapan merkez sayısının 10’u bulmadığını söyleyen Doç Dr. Simel Ayyıldız, “Bizim büyüklüğümüzde hem tasarım hem üretimin aynı yerde yapıldığı ve aynı yerleşkede hastanın doktorlarla ortak takip edildiği merkez sayısı 5’i geçemedi henüz” diyor. 2011 yılında Avrupa’da kurulan 3. merkez olarak dikkati çeken METÜM farklı alanlarda önemli çalışmalarla referans merkezi olarak da gösteriliyor.

3 BOYUTLU YAZICI NEDİR?

Dijital ortamdan aldığı verileri elinizde tutabileceğiniz gerçek katı modeller haline getiren yazıcılara 3 boyutlu yazıcı deniyor. Bu cihazlar katmanlama teknolojisi ile çalışıyor. Bu yapılırken toz ya da likit teknolojisi kullanılarak plastik ya da metalden üretim yapılıyor.

SAĞLIK HABERLERİ
Yorumları Oku (0)
Yorum Yaz
Gönderilen yorumlardan sadece yorum sahibi sorumludur. Yasal yaptırımlar nedeniyle yorum sahiplerinin IP adresleri kaydedilmektedir. Lütfen gönderdiğiniz yorumların içeriklerine dikkat ediniz.
    Daha Fazlasını Görmek için Tıklayınız
    Hakkımızda/Künye
    • Sahibi : İntervizyon Prodüksüyon Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti.
    • Kuruluş : 21 Mart 2001
    • Genel Yayın Yönetmeni :Metin ÖZER
    • Editörler
    • Melek Baritoğlu
    ; ;