Dünya
  • 31.3.2003 16:06

SAVAŞ KARŞITI CEPHE, SAVAŞ SONRASINA ODAKLANDI...

PARİS - Başını Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın çektiği Avrupa'daki savaş karşıtlarının diplomatik çözüm umutları, Bağdat'a ilk bombaların düşmesiyle sona erdi. Savaşa ilk tepkiler bir an önce sona erdirilmesi çağrısıydı. Suskun geçen kısa bir sürenin ardından diplomatik alanda yeniden hareketlilik gözleniyor. Savaşın dışında kalan ülkeler, savaş sonrasında Irak'ın dışına itilmek istemiyor. Nitekim son dönemdeki diplomatik hareketliliğin, savaş sonrası planlarına odaklandığı görülüyor. Savaş karşıtı cephede savaşın başlamasıyla beliren kısa süreli suskunluk bozuluyor. BM Güvenlik Konseyi'nde savaşa karşı ittifak yapan Fransa, Almanya, Rusya ve Çin şimdi savaş sonrası ile ilgili diplomatik atağa hazırlanıyor. ABD ve İngiltere'nin tüm çabalarına rağmen Konsey'den savaşı meşrulaştıracak bir karar çıkmasını engellemeyi başaran bu ülkeler, şimdi de savaş sonrası Irak'ın ve geniş planda Ortadoğu bölgesinin Amerika ve İngiltere'nin güdümüne girmesini önlemeyi amaçlıyor. Bu yönde ilk işaret geçtiğimiz hafta yine Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'tan gelmişti. Chirac, savaşın başlamasının ardından yaptığı ilk diplomatik çıkışta, Irak'ta kurulacak bir Amerikan-İngiliz idaresini kabul etmeyeceklerini, savaş sonrası yapılanmanın ancak BM çatısı altında gerçekleşebileceğini açıklamıştı. FRANSA TOPARLAMAYA ÇALIŞIYOR Diplomatik çabaların ilk başarılı sonucu, cuma günü BM Güvenlik Konseyi'nde alındı. Irak'a Petrol Karşılığı Gıda Programı'nın canlandırılmasının önü açılırken, Amerika ve İngiltere'nin geçici hükümet planları yoluyla savaşı meşrulaştırma çabalarına geçit verilmedi. Savaşa karşı çıkan ülkelerin bu tutumunun ardında, Irak'ın kaynaklarından dışlanma korkusu belirgin bir şekilde göze çarpıyor. Saddam Hüseyin döneminde imzalanan kontratlar, rejimin devrilmesiyle birlikte geçerliliğini yitirecek. Savaşın Ortadoğu'da çıkaracağı karışıklıklar ve üstüne üstlük AB içinde açtığı derin yara, Fransa'yı yeniden harekete geçmeye zorluyor. Fransa bu arada, bir yandan Amerika ile iyice gerilen iplerin kopmamasına, diğer yandan parçalanmanın eşiğine gelen Avrupa'yı birarada tutmaya gayret ediyor. Nitekim Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin, bu hafta Berlin, Moskova, Madrid ve Roma'yı kapsayan bir Avrupa turuna çıkıyor. Ülke seçimine bakıldığında savaş karşıtı ve yanlılarının bulunduğu ve Villepin'in Avrupa'da Irak nedeniyle yaşanan krizi yatıştırmayı hedeflediği görülüyor. Fransa, savaş ile ilgili görüş ayrılıkları aşılamasa da en azından savaş sonrası ile ilgili ortak noktalar yakalamaya ve savaş öncesi gerçekleştirilemeyen işbirliğini savaş sonrasında ulaşmaya çalışıyor. KİLİT ÜLKE İNGİLTERE Bu noktada ABD'nin baş müttefiki ve AB üyesi İngiltere kilit rol oynuyor. Geçtiğimiz hafta Brüksel'deki AB zirvesinde birbirileriyle konuşmadıkları gözlerden kaçmayan Chirac ve Blair, daha yakın işbirliği içine girecekleri yönünde mesajlar verdiler. Blair, hafta sonunda Chirac'ın yanısıra Almanya Başbakanı Schröder'i de arayarak perşembe günü ABD Başkanı Bush ile yaptığı görüşme hakkında bilgi verdi. İngiltere'nin, gıda için petrol programının yeniden canlandırılmasında verdiği destek ve savaş sonrası planlarıyla ilgili yakınlaşma Fransa'da memnuniyetle karşılandı. Chirac ve Blair yeniden birbiriyle konuşuyor ve sıkı işbirliğinden bahsediyor. Fransa, Irak krizinin Avrupa'da açtığı derin yarayı kapayabilmek için İngiltere ile ortak noktalarını kullanıyor: Ortadoğu'da bir an önce bir çözüme ulaşılması. Fransa'nın isteği, Irak'ın birliği ve toprak bütünlüğünün güvence altına alınması, ülkenin egemenliğinin bir an önce yeniden oluşturulması. Ve en önemlisi, bunun BM idaresi altında yapılması. Fransa ve İngiltere arasındaki son diplomatik temaslar, BM'in savaş sonrasındaki rolü ile ilgili uzlaşmaya varıldığını gösteriyor.

İLGİLİ HABERLER