Gündem
  • 4.8.2018 11:41

Şehitler Köprüsü Davası'nda gözden kaçan ayrıntı

35 ağırlaştırılmış müebbat kararının çıktığı şehitler köprütsü davasının gerekçeli kararı açıklandı. Gerekçeli kararda bir askerin arkadaşlarının yanından kaçarak halkın asğına geçitği ve oradan darbecilere karşı mücadele ettiği bilgisi yer aldı..

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsüdavasına ilişkin gerekçeli kararını tamamladı. Gerekçeli kararda, köprüdeki katliam emrini veren Eski Yarbay Turgay Ödemiş ve Ahmet Taştan’ın tüm şehitlerin ölümünden sorumlu tutuldukları, bu sebeple 35 kez müebbet hapse mahkum edildikleri kaydedildi.

Gerekçede, bazı kesimlerce tartışma konusu yapılan 44 şüpheli hakkında verilen beraatların hangi gerekçeyle verildiği tek tek detaylandırılarak anlatıldı. Kararda, beraat edenlerin ya köprüye hiç gelmeyenler, ya tanktan inmeyenler ya da hiç silah kullanmayan şüpheliler oldukları vurgulandı.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde 34 kişinin şehit olduğu olaylara ilişkin 133'ü tutuklu, 143 asker hakkında açılan davada geçtiğimiz ay karar çıktı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, ikisi 35 kez olmak üzere 72 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı. 22 sanığı da "Anayasayı ihlal suçuna yardım" suçundan 17 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, 44 sanığın ise beraatlarına karar verdi. Mahkeme gerekçeli kararın yazımını tamamladı.

1 TANK TESLİM OLDU

Gerekçeli kararda özellikle köprüde katliam talimatı veren eski Yarbay Turgay Ödemiş ve eski Binbaşı Ahmet Taştan'ın tüm şehitlerin vefatından sorumlu tutuldukları ve 35 kez ağırlaştırılmış hapse mahkum oldukları kaydedildi. İki eski komutanım katliamı nasıl gerçekleştirdiklerine ilişkin detaylı açıklamalarda bulunuldu.

44 sanığın beraat edilmesiyle ilgili önemli ayrıntılar yer alırken, 44 sanığın neden beraat ettiği tek tek anlatıldı. Hatice Tül Kübra Çiftçi ile Safiye Bayat isimli müştekilerin köprüde bulunan ön saftaki askerlerin yanına gidip 'Darbe yapıyorsunuz teslim olun' şeklindeki uyarısına dikkat çekilen gerekçede. Bu uyarıdan önce ve sonra askerlerin nasıl davrandığı incelenerek hüküm verildiği vurgulandı.

İFADELER DOĞRULADI

Gerekçeli kararda Şehitler Köprüsü'ne giderken yolda teslim olan 1 tankın içerisindeki personeller ele alındı. Tankta yer alan 5 sanığın darbe girişimine fonksiyonel bir katkıda bulunmadıklarının tanık polis ve vatandaşların ifadeleri ile ortaya çıkarıldı.

KÖPRÜYE GİTTİKLERİNİ ANLADILAR

Gerekçeli karara göre tankın araç komutanı Yunus Emre Köse ile diğer 4 sanık siber saldırı olduğu iddiasıyla kışladan çıktılar. 4 sanıktan Mustafa Bulut darbe girişiminden telefonu aracılığıyla haberdar oldu ve tank komutanı Yunus Emre Köse'ye haber verdi. Bunun üzerine bölük komutanı ile yapılan telsiz konuşması üzerine Boğaziçi Köprüsü'ne gittiklerini anlaşıldı.

TESLİM OLDULAR

Bu süreçten sonra aralarında konuşarak ilk gördükleri polis noktasında teslim olmayı kararlaştırdılar. Bu karar uyarınca Göztepe Köprüsü yakınlarındaki sivil araç sürücülerinden önlerini kesmelerini istediler. Yakınlarına gelen 2 polis memuruna kendilerini teslim almaları gerektiğini söylediler. Polis memurları da 5 şüpheliyi kontrol altına alarak emniyete götürdü. Gerekçeli kararda 5 sanığın da darbe girişimini anladıkları andan itibaren polislere teslim olma istekleriyle anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs eylemini işlemedikleri, böylece darbe suçunun oluşmadığı vurgulandı.

ATEŞ ETMEDİLER

Beraat eden 14 askerin de ateş ettiklerine ilişkin ne bir kriminal raporun, ne görüntü ne de herhangi bir beyanın olmadığı anlatıldı. Gerekçeli kararda bu 14 sanığın darbeye iştirak veya yardım ettiklerine dair herhangi bir delile ulaşılamadığı ifade edilerek darbe suçundan beraat ettiklerine değinildi. Beraat eden 2 askeri araç sürücüsünün de sadece verilen emirlere riayet ederek yola park ettikleri, iki sanığın da sivil kıyafetli olmaları ve silahlı olmamalarının darbe girişimine iştirak etmediklerini gösterdiği dile getirildi.

MÜHİMMATSIZ ÇIKTILAR

Köprüye ilerleyen ZPT'de bulunan 2'si rütbeli 4 sanığın ise darbeden haberdar olmaları halinde kışladan mühimmatsız olarak ayrılmalarının mümkün olmadığı ifade edilen gerekçeli karara göre, sadece bir kutu mühimmatla çıkış yapan sanıkların darbeyi bilmeyerek kışladan ayrıldıkları ifade edildi. Sanıkların savunmalarının eylemleriyle uygunluk gösterildiği vurgulanan kararda, özellikle 2 rütbelinin kendilerini köprüdeki vatandaşların şehit olmasına neden olan komutan Ahmet Taştan'ın kontrolünden uzakta tuttuğu, tüm personellerinin silahlarını topladıkları, tuvalet ihtiyacı harici erlerin dışarı çıkmasını engelledikleri anlatıldı.

UYARILMADAN ÖNCE ATEŞ ETMİŞLER

O gece köprüde olan ve beraat eden 9 er'in de darbe teşebbüsünü davanın müştekilerinden Kübra Hatice Çiftçi ve Safiye Bayat'tan öğrendikleri, öncesinde havaya ateş ettikleri ifade edildi. Sanıkların bir çoğunun mühimmatsız bir şekilde araçta beklediği, bir kısmının silahının olmadığı, komutanları sanık Sezai Engin'in talimatıyla tanka bindirildikleri belirtildi.

SUÇ KASITLARI YOKTU

1 erin tankta doldurucu olarak görevlendirildiği, darbeyi bilerek gittiğine dair delilin elde edilemediği anlatılan gerekçeli kararda, sanığın tank içerisinde pasif olarak beklediği ve suç kastı olmadığı yönünde vicdani kanaat oluştuğu anlatıldı. Diğer beraat eden 1 er'in de aynı şekilde tankta doldurucu olduğu, tankın hiç ateş etmediği kaydedildi. Diğer beraat eden askerlerin de darbe girişimine katkı sağlayacak şekilde bir eylemlerinin bulunmadığı dile getirildi. Beraat eden bir Hava Harp Okulu öğrencisinin ise köprüden kaçarak darbecilerle birlikte hareket etmediği gerekçeli kararda yer aldı.

 

 

Güncellenme Tarihi : 4.8.2018 11:51

İLGİLİ HABERLER