Dünya
  • 4.4.2021 10:01

Sisi'den Mısır'da Hazreti Musa'nın mücadele ettiği firavunlara 'altın' tören!

Antik Mısır'ın 22 kral ve kraliçesine ait mumyalar başkent Kahire'de düzenlenen özel bir törenle Mısır Medeniyeti Ulusal Müzesi'ne taşındı. Bu taşınma sırasında Hazreti Musa'nın mücadele ettiği firavunların yer alması dikkat çekti.

Mısır medyasında canlı yayınla takip edilen törenle aralarında 1. Seti, Hatşepsut, 2. Ramses gibi ünlü firavunların da bulunduğu 18 kral ve 4 kraliçe mumyası başkent Kahire'nin merkezindeki Tahrir Meydanı'nda yer alan Mısır Müzesi'nden, kentin doğu kesimi Fustat'taki Mısır Medeniyeti Ulusal Müzesi'ne götürüldü.

"Altın Yolculuk" ismi verilen kortejde antik Mısır döneminde kullanılan at arabalarının yanı sıra Firavun kıyafetleri giyen kadınlar ve süvariler de yer aldı.

Mumyalar, her kral ve kraliçenin adına özel olarak hazırlanmış antik Mısır tarzında dekore edilmiş altın renkli görünümlü araçlarla nakledildi.

Geçiş güzergahındaki tüm yollar trafiğe kapanırken, korteji, müzede Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile yerli ve yabancı yetkililer karşıladı.

Sisi tarafından bugün açılışı yapılan yeni müzede kortejin yola çıkmasıyla eş zamanlı özel bir program da düzenlendi.

Programda mumyalanan firavunlar ve eserleri hakkında kısa bilgiler veren video gösterileri yapıldı.

Tören, yerel ve uluslararası yaklaşık 400 kanal ve 200'den fazla muhabir tarafından takip edildi.

Mumyalar 18 Nisan'da sergilenmeye başlayacak

Mısır Medeniyeti Ulusal Müzesi'nin yarından itibaren kapılarını ziyaretçilere açacağı belirtilirken, törenle taşınan mumyaların ise 18 Nisan'da gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından sergileneceği aktarıldı.

Mısır Medeniyeti Ulusal Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed Ganim, daha önce yaptığı açıklamada, bunun Mısır tarihinde kralları bir araya toplayan ilk kortej olduğunu ifade etmişti.

Mısır Turizm Bakanlığının verilerine göre, söz konusu mumyalar 1871 ve 1898 yıllarında ülkenin güneyinde bir bölgede iki grup halinde keşfedilmişti.

Taşınan mumyaların tarihi yaklaşık M.Ö. 1580 ile M.Ö. 1085 yıllarında Mısır'da hüküm süren Firavunlar hanedanları dönemine uzanıyor.

Hazreti Musa ve firavunlar

Ahd-i Atîk’te firavun unvanı ilk defa, Hazreti İbrâhim’in karşılaştığı Mısır kralı için kullanılmaktadır (Tekvîn, 12/15). Ken‘ân diyarında kıtlık olunca Hazreti İbrâhim eşi Sâre ile birlikte Mısır’a gider. Firavun Hazreti İbrâhim’in eşi Sâre’ye göz koyar ve onu sarayına aldırır; fakat başına felâketler gelince Sâre’yi tekrar Hazreti İbrâhim’e teslim eder (Tekvîn, 12/15-20). Hazreti İbrâhim’in Mısır’a ne zaman gittiği ve muhatap olduğu firavunun Mısır krallarından hangisi olduğu bilinmemektedir.

Hazreti Yûsuf’un yaşadığı dönemdeki firavuna gelince, eğer İsrâiloğulları’nın Hazreti Mûsâ önderliğinde Mısır’dan çıkışları milâttan önce 1225’te tahta geçen Menephtah’ın (Merneptah) saltanatının ilk yıllarında olmuşsa, Ahd-i Atîk’e göre İsrâiloğulları Mısır’da 430 yıl kaldıklarına göre (Çıkış, 12/40) onların Mısır’a gelişi milâttan önce 1655 yıllarında olmalıdır ki o dönemde Mısır’a Hiksoslar hâkimdi (IDB, II, 47). Bu takdirde Hazreti Yûsuf Hiksoslar’a mensup bir kralın saltanatında Mısır’a gelmiş ve orada kraldan sonraki en önemli mevkiye yükselmiştir (bk. AZÎZ-i MISR). Ancak gerek Hazreti Yûsuf’u Mısır’da yüksek mevkiye getiren, gerekse İsrâiloğulları’na baskı uygulayan ve Mısır’dan çıkışları sırasında iş başında olan firavunları isim veya dönem açısından tayin etmek güçtür (IDB, III, 774).

Milâttan önce 1570’te iş başına geçen XVIII. sülâle ile birlikte Hiksoslar dönemi sona erer ve yeni imparatorluk dönemi başlar. “Mısır üzerine Yûsuf’u bilmeyen yeni bir kral” çıkınca (Çıkış, 1/8) İsrâiloğulları baskı, zulüm ve sıkıntılara mâruz kalırlar. Firavun için Pitom ve Ramses ambar şehirleri inşa edilir. Bu iki şehrin II. Ramses tarafından yaptırıldığı ileri sürülmektedir (EJd., VI, 1047). Eğer bu bilgi doğru ise o takdirde İsrâiloğulları’na baskı uygulayan ve Hazreti Mûsâ dünyaya geldiğinde tahtta bulunan Mısır Kralı II. Ramses’tir. Ancak İsrâiloğulları’na karşı baskının II. Ramses’in babası I. Séti döneminde başladığı da kabul edilmektedir. Ahd-i Atîk bu firavunun, İsrâiloğulları’na baskı uygulaması yanında erkek çocuklarının öldürülüp kız çocuklarının sağ bırakılmasını, daha sonra da erkek çocuklarının ırmağa atılmasını emrettiğini bildirir (Çıkış, 1/15-22). Bu firavun tarafından sarayda büyütülen Hazreti Mûsâ kırk yıl sarayda yaşar (Resullerin İşleri, 7/23). Medyen’deki kırk yıllık ikametinden sonra (Resullerin İşleri, 7/30) geri döndüğünde önceki kral ölmüş, yeni bir kral tahta geçmiştir (Çıkış, 2/23). Ahd-i Atîk, Hz. Mûsâ’nın mücadele ettiği firavun ile daha önce İsrâiloğulları’na zulmeden firavunun farklı kişiler olduğunu belirtmektedir. Bu firavunun II. Ramses’in oğlu Menephtah olması muhtemeldir. Ancak İsrâiloğulları’nın Hazreti Mûsâ önderliğinde Mısır’dan çıkışlarıyla ilgili farklı tarihler verilmektedir. Hazreti Mûsâ, İsrail’in Allah’ı (Yehova) adına İsrâiloğulları’nı salıvermesini istediğinde firavun, “Yehova kimdir ki İsrail’i salıvermek için onun sözünü dinleyeyim? Yehova’yı tanımam ve İsrâil’i de salıvermem” (Çıkış, 5/2) diyerek Mûsâ’nın isteğini reddeder; Tanrı onun yüreğini katılaştırdığı için İsrâiloğulları’nı bırakmaz. Ancak bu tutumu yüzünden çeşitli musibetler zuhur edince onları serbest bırakmak zorunda kalır; fakat daha sonra İsrâiloğulları’nın peşine düşer ve denizde ordusuyla birlikte boğulur.

İLGİLİ HABERLER