Dünya
  • 31.3.2003 13:55

ŞOK İDDİA... ABD, İRAN'I DA VURMAYA HAZIRLANIYOR...

ÖNER SEVEN TRABZON - İran'ı 1980-1988 yılları arasında yapılan Irak Savaşı sonrasında yakın takibe alan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kitle imha silahları geliştirdiği gerekçesiyle tıpkı Irak'a düzenlediği bir askeri operasyonun bir benzerini önümüzdeki yıllarda da İran'a düzenlemeyi planlıyor. Son günlerde gerek Suriye gerekse İran'a karşı Irak'a yardım ettikleri gerekçesiyle sert açıklamalarda bulunan ABD'li yetkililer, bu ülkeleri özelikle de İran'ı vurmak için bahane arıyor. ABD Savunma uzmanları, İran Savunma Sanayi Örgütü'nün 1981'den itibaren silah teknolojisi ithal etmeye çalıştığı ve sahip olduğu 50 bin personel ile birçok silah projesi yürüttüğü bilgilerine sahip olduklarını ve söz konusu kuruluşun çok yakın bir gelecekte atomal silah üretecek bilgi ve beceriye kavuşmasından endişe ettiklerini belirttiler. ABD'li kaynaklara göre, İran bu konuda en büyük desteği Rusya'dan görüyor. İran'ın nükleer güç haline gelmesi olasılığı bütün küresel dengeler açısından tehdit oluşturuyor. İran ait olduğu farklı coğrafyalar nedeniyle İç Asya, Hazar havzası, Kafkasya, Körfez bölgesi, Afganistan ve Doğu Akdeniz'i etkiliyor. Basra Körfezi'ni kontrol altında tutmaya büyük önem veren ABD'nin Irak'a düzenlediği saldırılar Tahran'ı rahatsız ediyor. ABD'nin Basra'dan Hint Okyanusu'na kadar geniş bir hattı kontrole alması ve Hazar'dan Akdeniz'e bir diğer hat ile İran'ı tecrit etmeye çalışması İran da hesapların gözden geçirilmesine neden oluyor. İran'ın Rusya ile geliştirdiği askeri işbirliği de bu çerçeve ele alınırsa, önemli bir çerçeveye yerleşiyor. Rusya ve İran'ın bölgesel gelişmelere bakış açısı ana hatları ile aynı. Özellikle enerji merkezli anlaşmazlıklarda ve etnik sorunlar ile bölgesel ihtilafların getirdiği açmazlar Tahran için olduğu kadar Moskova açısından da önemli ve değerli bulunuyor. MOSKOVA VE TAHRAN'IN ÇIKARLARI Rusya için çok kritik bir önemi olan Hürmüz Boğazı'nın İran'ın kontrolünden çıkması durumu Rusya'yı doğrudan etkiliyor. Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesi, küresel ve bölgesel düzeyde birbirine bağımlı süreçler halinde gelişirken, Moskova ve Tahran'ın çıkarları benzer şekilde tehdit ediliyor. ABD'nin 11 Eylül sonrasında Afganistan ile başlattığı ve bugün Irak ile sürdürdüğü askeri operasyonlar sonucu ''Acaba sıra bende mi ?'' kaygısına kapılan İran, eski düşmanı Irak'a yapılan askeri müdahaleyi şiddetle karşı çıkıyor. Başta Afganistan ve Filistin olmak üzere bir çok sahada etkinliğini korumaya çalışan İran yönetimi, Rusya, Kuzey Kore ve Çin'den askeri teknik destek almaya çalışıyor. Irak savaşında ve de sonrasında askeri gücünü korumayı ve daha ileri götürmeyi başaran İran, Irak ve Suriye'nin aksine 90'lı yıllarda ayakta kalmayı başaran ülke oldu. İç politikada yaşadığı muhafazakar-reformist çekişmesine rağmen silahlanma ve ağır sanayi çabalarındaki hedeflerinden geriye düşmeyen İran için CIA; Rusya ve Çin'in yardımı ile nükleer silahlar geliştirdiğini düşünüyor. İran'ın atomal silahların üretimindeki temel madde olan atom çekirdeğini nasıl elde edeceği konusunda bilgiler toplamaya çalışan CIA, İran'ın bu eksikliğini Rusya'dan sağlayacağını tahmin ediyor. Savunma konseptinde füzeleri sistemin bel kemiği kabul eden İran'ın en son Shahap-3 füzesini ürettiğini belirten ABD'li kaynaklar, Shahap-3'ü bin-bin 300 km menzilli Kuzey Kore'nin Nodong-1 füzesinden birkaç yüz km geliştirilmiş modeli olarak düşünüyor. Shahab-3'ün bir ton savaş başlığı taşıyabileceği ve bu savaş başlığının kitle imhasına yol açabileceği ifade ediliyor. SHAHAB-5 PROJESİ İran'ın diğer önemli füzesi Shahab-4 ise bin 500-2 bin km menzil ve bin kg savaş başlığı ile İran'ın en önemli projeleri arasında yer alıyor. İran'ın bunun dışında Shahab-5 projesi bulunuyor. Bu füzenin menzili ise 5 bin-5 bin 500 olarak düşünülüyor. Söz konusu füze sistemleri ve kitle imha silahları ABD'li kaynaklara göre şu üslerde yer alıyor : ''Abadan, Abu Musa Island, Aliabad, Arak, Bandar Abbas, Bonab, Bushehr, Chalus, Damghan, Darkhovin, Dorud, İsfahan, Esteghlal , Fasa, Gamsar, Gostaresh, Hama, Islaker, Karaj, Khorramabad, Kukh-e-Barjamali, Lavizan, Maghdad, Manzariyeh, Mashhad, Mo'allem Kalaych, Neka, Okaraman, Pairzan, Parchin, Qazvin, Qeshm Island, Saghand, Saidabad, Sultanatabad, Sarji, Semnan, Shahriyar, Shiraz, Seman, Shahroud, Shargfabad, Sirri Island, Sirjan, Taba, Tabas, Tebriz, Tahran ve Yazd'' Diğer taraftan İran, Türk kamuoyunun da yakından tanıdığı S-300 füze sistemlerini de elde etmeye çalışıyor. İran'ın ilgilendiği modeller S-300 PMU-1 ve S-300 PMU-2 Favorit olarak tanınıyor. Bu füzelerin inşaatı süren nükleer santralin ve diğer stratejik tesislerin savunulmasında kullanılması planlanıyor. Bu arada İran'ın elinde Rusya'dan aldığı BUK-M1, TOR-M1 karadan havaya füze sistemleri, SU-27 savaş uçakları, çıkarma ve devriye botları, 550 adet BMP-3 zırhlı muharebe aracı, İskender-E taktik füze sistemi olduğu da ileri sürülüyor.

İLGİLİ HABERLER