Gündem
  • 1.12.2021 11:03

Son fırtına normal miydi?...

Lodos esmeye başlayınca Bizans mahkemelerinin kapandığını, Osmanlı'da kadıların da karar ertelediğini biliyor muydunuz? Peki lodoslu günlerde tutulan balıkların 'lezzetsiz olurlar' diye yenmediğini? İşte önceki gün 5 canımızı alarak kötü yüzünü gösteren, daha çok İstanbul'la özdeşleşmiş 'lodos'la ilgili bilmediklerimiz ve son yaşanan felaketle ilgili uzmanların öngörüleri...

"Yetkililer lodosun etkili olacağı bölgelerde, sobadan kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uyardı..." Doğal gazın yaygın olmadığı yıllarda hava durumu haberlerinin bu uyarı cümlesi, yerini 'çatı uçmalarına' 'motosiklet ve bisikletliler için yol güvenliği' ikazlarına bıraktı.

Önceki gün İstanbul başta olmak üzere Marmara ve Karadeniz Bölgesi'nde etkili olan Lodos, 5 canımızı alarak acı yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı.

Marmara sakinlerinin "Şimdiye kadar bunun gibi şiddetlisini görmedik" diye tanımladıkları lodos felaketi gözleri yine olağan şüpheli 'iklim değişikliğine' çevirdi. Eskilerin "Lodos cehennemden, poyraz cennetten gelirmiş” sözünü ve yaşanan son afeti uzmanlara sorduk.

"Lodosu anormal bir doğa olayı olarak tanımlamak doğru değil" diyen Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır çarpıcı tespitlerde bulundu.

‘İstanbul son yıllardaki en şiddetli rüzgârı gördü’ tespitini yorumlayan Çukurçayır “İnsanların algısı üzerinden değerlendirmek yerine; İstanbul’da şu ana kadar ulaşılan en yüksek rüzgâr hızı hangi yönden ve ne kadar diye bakmak lazım. Eğer gerçekten o değer aşıldıysa da bu kayıtlara geçer” diye konuştu.

“İstanbul’da rüzgâr” denilince lodos ve poyraz akla gelir. Saba, Meltem gibi kız isimlerini taşıyan rüzgârlar ise pek bilinmez. Çünkü İstanbul için hâkim rüzgâr kuzeydoğu’dur ve bu yönden esen 'poyraz'dır. Güneybatıdan esene ise lodos adı verilir. Kentin mevsimlerini de bu iki rüzgâr belirler. Lodos sıcaklığın yükselmesine poyraz ise yaz sıcağının hafiflemesine yol açar.

Son yıllarda, insanların her şeyi iklim değişikliğine bağlamayı çok sevmeye başladığına dikkat çeken Çukurçayır, “Zaten Iklim Değişikliği insan davranışlarının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Biz hem yapıyoruz hem de ağlıyoruz. Ya yapmayı ya da ağlamayı bırakacağız. İklim değişikliği ilahi bir olay değildir. Kendi kendimize yarattığımız bir olaydan bahsediyoruz” diye konuştu.

Son fırtına normal miydi... İstanbulun belalısı, aşık ayıran rüzgâr: Lodos

HÜRRİYET GAZETESİ

İLGİLİ HABERLER