Spor yazarları Fenerbahçe'yi yerin dibine soktu

Spor yazarları Fenerbahçe'yi yerin dibine soktu
18.3.2017 - 10:59

Spor Toto Süper Lig 25. hafta açılış maçında Fenerbahçe sahasında Atiker Konyaspor'a 3-2 mağlup oldu. Spor yazarları bu karşılaşmayı değerlendirdi

Gürcan BİLGİÇ: Tablonun sahibi

Sonuca baktığınız zaman, Fenerbahçe'nin sezonu neden kaybettiğini de bir kez daha anlıyorsunuz. Bu kadar çok yanlışın içinden doğrunun çıkmasının mümkün değildi, Aykut Kocaman'ın takımı herkese gösterdi.
Kendi sahasındaki 7. maçında 16. puanını kaybetti Fenerbahçe. Liderle arasında10 puan var. Hesap edin artık neden bu hallere düşüldüğünü. Yine sonuçtan vazgeçerek düşünelim; tribünde on binkişi bile yok. Olanlar ise "Şampiyonluk için saldır" diye bağırıyor. Yani; tam Aziz Başkan'ın istediği gibi. O'nun istediği gibi olan ikinci şey ise; bıktırıp-gönderdiği Aykut Kocaman'ın rakip takımın başında olmasıydı. İstediği gibi yaptığı transferler veya beğenip takımın başında tutmaya devam ettiği Pereira ile hiçbir Fenerbahçeli'nin istemediği tabloyu boyadı, bugünkü resmi çıkardı. Sahadakioyunculara "kötü oynadılar" diye kaçıncı kez yazıyoruz, sayamadım.Önceden "kötü koşmuyorlar" diyordum. Dün, Ozan Tufan'da bu boş vermişliği hissettim. İlk Konya ölündeki geriye koşar gibi yapması,üst üste top kayıplarına rağmen rakip baskının içine dalması,anlamsız bir inatlaşmaydı.
Van Persie hamlesi, ardından 46'da Moussa Sow ile bir şeyleri değiştirmeyi denedi Advocaat. İlk yarının yarım pozisyonlu takımı, daha etkili, gole daha yakın oynamaya başladı ama, skor üstünlüğündeki Konyaspor'un oyun karakterini tersine dönüştürmesinin de bu görüntüde katkısı oldu.
Sezonun tek hedefi olarak kupa kaldı. Hafta sonu oynanacak maçlarla dördüncülük için de tartışmaya girilebilir. Tartışılmayacak tek şey, Fenerbahçe taraftarının "Kocaman" gururu... Haziran'da başında olması muhtemel eski takımına karşı, oyuncularını kendisi gibi dimdik tuttu sahada. Hem helal olsun hem de Aykut Hoca'yı kendileri gibi sananlara "Kocaman" bir yanıt olsun.

Ömer ÜRÜNDÜL: Dick Advocaat'ın hataları

Bu maçın F.Bahçe açısından zor geçeceğini tahmin ediyordum. Hele takım tertibini gördükten sonra bu düşüncem daha da netleşti. Yine üç ön libero özelliğinde, organizasyon sorunu çeken orta sahaya ilaveten ileri uçta kenarlarda kanat forveti özelliği taşımayan Alper ve Aatif. Eğer Lens gibi en önemli kanat forvetin yoksa artık gözü kapalı kadroya Volkan Şen monte edilir. Ama Advocaat bunları hesap etmiyor.
İlk devre Konya önde pres yapınca, F.Bahçe'nin pas yapma şansı azaldı. Çıkarken kaptırılan toplardan iki gol yediler. F.Bahçe ilk 45 dakika takım savunmasında arızalar gösterirken, attığı gol dahil tek pozisyon bile bulamadı. Skrtel'in golü de uzun süre topu sürerek çektiği şutta kaleci Serkan'ın hatasından oldu. Bu arada maçın daönüne geçen Fernandao'nun talihsiz sakatlığıydı. Kendisine acil şifalar diliyorum.
İkinci yarı da ilk yarıya benzer başladı. Tabii ki Advocaat nihayet Ozan'ın durumunu teşhis etmiş. Genç bir milli takım futbolcusunun kendisine bakmadığından sahada varlığıyla yokluğunun bir olması çok üzücü. Ve Konyaspor gol atma becerisi düşük Ömer Ali ile çok güzel bir gole imza atınca fark ikiye çıktı. Bundan sonra artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan F.Bahçe riskleri alarak yüklenmeye başladı. Kulübede hamlelerinde büyük hatalar yapan Advocaat'ın aklına nihayet Volkan Şen geldi. Sonra Volkan'ın dar alanda adam eksiltmelerine Aatif, Mehmet Topal ve Wiel'in katkıları eklenince yoğun bir baskı kurdu. Sow, kendine özgü bir gol atınca F.Bahçeli futbolcular hırslandılar. Ama beraberlik golü gelmedi. Robin van Persie gibi bir yıldızın fiziki gücü tam bir perişanlık. Topları kaleye bile yetiştiremiyor.
Konyaspor önemli üç puan kazandı. Ama en moralli en rahat oldukları dönemde bu kadar baskı altında kalmaları ve karşı alanda olan derinliği değerlendirecek kontratakları yapamamaları onlar adına olumsuzluk.

Rıdvan DİLMEN: Fener sezonu zor bitirir

Bu maç için Fenerbahçe adına en önemli şey Fernandao'nun sezonu kapatmasıdır. Allah sağlık versin kolay değil bir futbolcu için.
Maça gelince, öncelikle Konya'yı konsantrasyonu için kutlarım. Maça başlama şekilleri de hoşuma gitti. Önde baskı yaparak iki tane güzel gol buldular. F.Bahçe 4 Haziran nasıl gelecek diye bakıyor. Bitmez bu sezon Fenerbahçeli futbolcular için... Onlara ızdırapgeliyor. Liglerin uzamasına en çok onlar ve Advocaat üzülmüştür.Fenerbahçe'nin ne yaptığını anlatmak insanlarla alay etmek olur. Kötü oynasa, kötü oynadı, şunu yapamadı deriz ama hiçbir şeyyapmayan bir takım için bir şey söylemek doğru değil.
Fenerbahçe'nin kadro kalitesi, şampiyon olup olamayacağı tartışılır. Ama sahasında oynadığı 13 maçta, 2 yenilgi almış, 5 tane de beraberlik. Ben çok kötü sezonlarda da oynadım Fenerbahçe'de... O zaman bile taraftarlar, oyuncu seyretmeye geliyorlardı. Artık oyuncular da sorumluluk almıyor.
En vahimi ne biliyor musunuz? Liglerin bitimine 13-14 hafta kala oyuncu grubu, bu teknik adamla gelecek sezon çalışmayacağınıbiliyor. Kendileri için ne yaparlarsa, yapacaklardır ama onu da angarya olarak görüyorlar.
Popülizm yapmak istemiyorum ama bu formayı bu kadar ucuzlatamazsınız. Teknik direktörü ayrı bir yere koyuyorum. Elektriği tutmadı, beğenmedik; eyvallah. Seyirci de gelmiyor; ona da eyvallah. Ama bu forma da bu kadar ucuz değil yani. Kaybedersiniz ama bu kadar kötü oynamaya bir takımın hakkı yok.
Fenerbahçe'de daha kadro belli değil. İkramiyeden bu maçta, Aatif çıktı. Bir maçta Alper çıktı. Antrenör de mi görmüyor bunu? O zaman böyle bir teknik adamla çalışmayacaksınız. Antrenör bir şey yapar... Bundan daha kötü olabilir mi? Ama antrenör de biliyor işin bittiğini. Kupayı da alsa gitti. Puan farkı bu kadar açık değilken bile söylemiştim tablonun böyle olacağını. Bunun için kahin olmak gerekmez. Devre arasından bu belliydi... 300- 400 bin Euro verip Advocaat'ı gönderip, taze kanla değiştireceklerdi. Hoca gitmesi gerektiği zaman gitmedi. Basketbol takımını süper yapan kim? Aziz Yıldırım. Bu da tartışılır ama futbol takımı 2-3 yıldır kötü. Geçen sezon da mutsuzdu Fenerbahçeli. Mutsuz insan maça gitmez. Dolayısıyla Fenerbahçe için ızdırap dolu bir bahar geliyor ve kupa da kesmez.

Tebrikler Advocaat
Aytunç ERKİN
AMK

Çok ilginç bir karşılaşmaydı. Yeni sezonda Fenerbahçe'nin başına geçeceği iddia edilen Aykut Kocaman'ın Konyaspor'u, Advocaat'ın sistemsizliğini iyi analiz etmişti. Sarı-lacivertli futbolculara önde basan her takımın başarılı olduğunu bilen Kocaman da bu felsefeyle sahaya yayıldı. Bunun da karşılığını aldı. Yeşil- beyazlı takımın attığı ilk golü tekrar tekrar izleyin… Milosevic pasını Bajic'e aktardı ve sağa hareketlendi. Bajic, Milosevic'i gördü. Milosevic de çizgiden Bajic'in golü atmasını sağladı. Fenerbahçeli futbolcular da seyretti. Maçı seyreden sadece futbolcular ve taraftar değildi. Hollandalı teknik adam, Lens'in yokluğunda kanatta Alper'le başladı, çift ön libero Topal-Souza'yla 6 kişiden oluşan bir savunmayla önce gol yememeye çıktı. Olmazdı ve olmadı da… Günümüz oyununda orta sahası olmayan, stoperleri oyun kuramayan takımlar pozisyon da üretemez. Fener'in ilk golünü de stoper Skrtel'in atması pozisyon fakirliğini gösteriyordu. Ne zamana kadar mı? İkinci yarıya Sow'la başlayıp sonrasında Roman'ı çıkarıp yerine Volkan Şen'i alana kadar. O dakikadan sonra Fenerbahçe'nin maça ortak olduğunu, gol pozisyonları yarattığını gördük… Yetti mi? Hayır… Kafasında Fenerbahçe'yi bitirdiği her halinden belli olan Advocaat'a kimse şunu söylemedi mi: “Arkadaş şampiyon olamasak da Avrupa'ya gitmek istiyoruz.”

SON SÖZ: Fenerbahçe yönetimi bu hafta net bir karar almalı ve son haftalara kadar takımı emanet edecek bir hoca bulmalı. Yoksa taraftarın bölünmüşlüğü kulübe daha çok zarar vermeye başlayacak.

Serkan Akcan
FANATİK


Fenerbahçe’ye karşı Kadıköy’de ön alan baskısını son dönemlerde bu boyutta yapabilen bir takım çıkmamıştı. Konyaspor ilk golü kontratak, ikincisini 3. bölge baskısıyla, üçüncüsünü ise defansın  arkasına inerek attı. Aykut Kocaman’ın takımı Kadıköy’de golün her türlüsünü atabildiyse bunda Fenerbahçe’nin yaşadığı kimlik bunalımının rolü büyük. Advocaat’ın takımı ligin ilk yarısında savunma kimliğiyle beklentilerin ötesinde işler başardı. Fakat Trabzon ile 26 Aralık’ta oynanan son maçın ardından Fenerbahçe’de taşlar yerinden oynadı. İlk 16 maçta 12 gol yiyen takım, son 9 haftada 13 yiyorsa ortada tutunacak dal kalmamış demektir.

Lens yoksa herşey eksik

Lens; yönetimi de Advocaat’ı da takımı da tutan duvar gibi. Fenerbahçe, o yokken sıradan bir takıma dönüşüyor. Taraftar da bunun farkında, onun oynamadığı maça kimse gelmiyor.  Maçın ikinci yarısındaki planın üzerinde çok önceden durmak gerekti aslında. Kjaer yoksa Topal stopere çekilerek Souza’dan ayrılmalı. Mümkünse dışarıda bile görüşmelerine izin verilmemeli.

Keyif vermeden 3 atıyorsa

Mourinho, Real Madrid’in başındayken Ronaldo kulüple yaşadığı sözleşme krizi sebebiyle gergin bir süreç yaşıyordu. Deplasmanda kazandıkları bir maçta Ronaldo hat-trick yapınca gazetecilerin, ‘Ronaldo çok mutsuz, ne diyorsunuz’ sorusuna literatüre girecek cevabı yapıştırmıştı; ‘Şayet üzgünken 3 gol atıyorsa, sorun değil her gün üzülebilir.’  Konya yönetiminin de taraftarının da ortak kanaati Konyaspor’un keyif veren bir futbol oynamadığı. Aykut Kocaman’ı bazen dozu aşacak şekilde eleştirmeleri de bu yüzden. Fakat Konya keyif vermeden Fenerbahçe’ye Kadıköy’de 3 atıyorsa Konya şehri ve yönetimi, Kocaman’a küçük bir teşekkür borçlu.

Pahalı rüküş

Simon Kjaer’in hafta arasında medyaya yansıyan fikirleri tabii ki izaha muhtaç. Kjaer’in ‘Bana şampiyon kadro sözü verdiler’ cümlesine, yönetim ‘Biz sözümüzü tuttuk, RVP, Nani’yi getirdik, Bursa’nın 4 asını aldık’ dese haklı çıkar mı? Kısmen çıkabilir. Ama asıl sorun bu zaten Fenerbahçe’de. Aldığı her ürün çok pahalı, tek başına çok kaliteli. Kumaş kalitesiz mi? Asla... Fakat parçalar çok uyumsuz. Zevksiz bir modacının elinden çıkmış elbise gibi, rüküş. Sezon sonu büyük bir değişim gerekiyor, UEFA’nın finansal kriterleri gereği yönetimin eli rahat olmayacak. Bonservis boşaltmadan yenisini almak zor. RVP, Wiel, Kjaer gibi para edecekleri elden çıkarmanın yollarını aramak bir çare. Ama Yiğithan (stoper) ve Erdi Can (10 numara) gibi genç oyunculara yatırım yapmak, şans vermek Fenerbahçe için yeni RVP’ler almaktan çok daha kalıcı bir çözüm olacaktır.
 
 

SPOR HABERLERİ
Yorumları Oku (0)
Yorum Yaz
Gönderilen yorumlardan sadece yorum sahibi sorumludur. Yasal yaptırımlar nedeniyle yorum sahiplerinin IP adresleri kaydedilmektedir. Lütfen gönderdiğiniz yorumların içeriklerine dikkat ediniz.
    Daha Fazlasını Görmek için Tıklayınız
    Hakkımızda/Künye
    • Sahibi : İntervizyon Prodüksüyon Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti.
    • Kuruluş : 21 Mart 2001
    • Genel Yayın Yönetmeni :Metin ÖZER
    • Editörler
    • Melek Baritoğlu
    ; ;