Gündem
  • 29.4.2013 11:53

"Suçluların korkulu rüyası" polis köpekleri

ANKARA -    Ankara'da 1997 yılında kurulan merkez, 2002 yılından bu yana Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kullanılan tüm köpekler, çeşitli branşlara göre eğitildikten sonra görev yerine gönderiliyor.
      Köpeklerin yavruları da uygun bulunması halinde polis köpeği olarak yetiştirilebildiği gibi vatandaşların bakamayarak verdiği köpekler de merkezde eğitilebiliyor.
      Köpeklerin eğitime alınabilmesi için çeşitli testleri geçmesi gerekiyor. Köpeklerle birlikte, beraber çalışacakları personel de psikolojik teste tabi tutuluyor. Polis, fiziksel olarak köpekle temas ettirilerek bir uyum yakalayıp yakalamadıkları uzmanlar tarafından değerlendiriliyor.
      Türkiye genelinde 331 polis köpeği bulunuyor ve bunların tamamının kayıtları, görev yerleri, bu merkez tarafından takip ediliyor.
      Köpekler özelliklerine göre narkotik başta olmak üzere, patlayıcı, çay-tütün, canlı insan arama, asayiş-devriye, silah-mühimmat-patlayıcı bulma gibi branşlarda eğitiliyor. Özel operasyon köpeklerinin eğitimleri de burada veriliyor.
     
     -Branşa göre eğitim-
    
     Uzman Eğitmen Komiser Taner Uludağ, köpeklerin eğitimi için temel olarak oyun güdülerinin kullanıldığını ancak eğitimin branşa göre teknik olarak farklılık gösterdiğini söyledi.
      Patlayıcı köpeklerinin narkotik köpekleri gibi aktif alarm vermediklerini belirten Uludağ, "Bunun sebebi şu, patlayıcı varsa köpek kokusunu aldıktan sonra tepkisi oturmaktır. Çünkü orada bir düzenek varsa köpek pati atarak burada bulunan düzeneği harekete geçirip patlamaya sebep olabilir. Bu nedenle patlayıcı köpekleri pasif alarm veriyor. Aksine narkotik köpekleri patiyle göstererek aktif alarm veriyorlar. Narkotik köpeği de pasif alarm verebilir ancak patlayıcı köpeklerin tamamı pasif alarm vermek üzere eğitilir" dedi.
      Kayıp insan bulma üzerine yapılan Ar-Ge çalışmasının sürdüğünü anlatan Uludağ, bu projede kaybolan ya da kaçırılan çocukların kokusu takip ettirilerek, en son hangi yönde hareket ettiklerinin belirlenmesinin amaçlandığını anlattı. Uludağ, çalışmanın sürdüğünü belirterek, başarılı olunması durumunda kayıp kişilerin bulunmasında etkili olacağını düşündüklerini ifade etti.
     
     -"Beraber tayin oluyorlar"-
    
     Merkezde, köpekle 2 haftalık tanışma sürecinden sonra hem köpeğin eğitildiğini hem de personelin köpeği nasıl kullanacağı konusunda eğitim aldığını anlatan Uludağ, "Eğitim aldıktan sonra köpek görev yaptığı personelden büyük bir anormallik olmazsa bir daha ayrılmıyor. Beraber görev yapıyor, beraber tayin oluyorlar. Tam bir ekip halinde çalışıyorlar" dedi.
      Köpeklerin görev süresinin 8-9 yıl sürdüğünü belirten Uludağ, şu bilgileri verdi:
      "Fizyolojik olarak yaşlanma hızı insana göre çok daha fazla olduğu için 7-8 yıllık sürede köpek yaşlanmış sayılıyor ve emekli ediliyor. Emekli edildikten sonra köpeğin sahibi, idarecisi isterse köpeği alma hakkı ilk olarak ona veriliyor. Onun bakacak durumu yoksa köpek 3. şahıslara, köpek sevenlere verilebiliyor. Ancak bu durum pek yaşanmıyor çünkü genelde köpekle yıllarca birlikte çalışan polis arkadaşlarımız onları bırakmak istemiyor."
      Köpeklerin emniyet teşkilatındaki personel için yardımcı bir ekipman olarak değerlendirildiğinin altını çizen Uludağ, "Köpek yüzde 100 tek başına bu maddeleri bulur diyemeyiz ancak bulunmasında büyük bir yardımcı faktördür. Son 2-3 yıl içerisinde 25-30 ton esrar ve eroinin ele geçirilmesinde köpeklerimiz büyük rol oynamıştır" diye konuştu.
      Uludağ, Makedonya, Türkmenistan, Sırbistan, Ürdün, Irak polis ve gümrük güçlerine de köpek eğitimi konusunda yardımcı olduklarını söyledi.

 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 15:48

İLGİLİ HABERLER