Gündem
  • 17.11.2020 10:54

Tek dertleri Türkiyle!.. ABD'den gelip Macron ile Türkiye ve Erdoğan'ı konuştu

Bütün dünya Türkiye ile yatıp Türkiye ile kalkıyor.. Koronavirüste kırılıyorlar ama Virüsü değil Türkiye'yi nasıl durdururuz diye toplantı yapıyorlar..
Seçimi kaybeden Trump'ın dışişleri Bakanı Pompeo, apar-topar Fransa'ya gitti.
İflah olmaz İslam ve Türk düşmanı Macron ile saaetlerce konuşan Pompeo, onlara göre Erdoğan ve Türkiye'nin saldırganlığını nasıl ele alacaklarını tartıştı.

"Macron ile Türkiye'nin Saldırgan Tavrını Görüştük"

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Elysee Sarayı'nda "Türkiye'nin çok agresif eylemleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı tavrını değiştirmeye ikna etme gerekliliği hakkında" konuştuklarını açıkladı.

Paris'in ardından İstanbul'a geçen Pompeo'nun, İstanbul'da Fener Rum Patriği Bartholomeos'la görüşmesi, siyasi yetkililerle temasta bulunmaması da Ankara'nın tepkisini çekti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 13-23 Kasım tarihlerinde 7 ülkeyi kapsayan Avrupa ve Orta Doğu turuna Paris'ten başladı. Eşiyle birlikte hafta sonu Paris'e gelen Pompeo'nun "veda gezisi", Elysee Sarayı tarfından "nezaket ziyareti", medya tarafından da "yeni bir politik projeye hazırlık turu" olarak yorumlandı.

Pazartesi günü diplomatik temaslarına başlayan Mike Pompeo, Elysee Sarayı'nda önce Dışişleri Bakanı Jean Yves le Drian ile görüştü. Ardından görüşmeye kısa bir süreliğine Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da katıldı.

Joe Biden'ı 10 Kasım'da telefonla arayarak bizzat kutlayan ilk liderlerden Macron, "İkinci Trump dönemine yumuşak geçiş olacak" açıklamasını yapan Pompeo ile özellikle kameralardan uzakta görüşmeyi tercih etti.

Gözlerden ırak gerçekleşen bu hassas ziyaretin basın mensupları tarafından takip edilmesine ya da kameralar tarafından görüntülenmesine izin verilmedi.

Fransız diplomasisi Pompeo'nun "nezaket ziyaretine" ilişkin bir süredir diplomatik temaslarda bulunduğu Biden ve ekibini de bilgilendirdi. Le Drian, görüşmenin Pompeo tarafından istendiğini belirterek, "20 Ocak'a kadar görevde olacak Trump yönetimi ve ABD kurumlarının temsilcilerinin kabul edilmesi normaldi" dedi.

"Türkiye'nin saldırgan tavrı"

Görüşmenin ardından Fransız Le Figaro gazetesine söyleşi veren Pompeo, Macron ve Le Drian ile, "İran Nükleer anlaşması, Çin, NATO, Orta Doğu barışı, Türkiye ve Dağlık Karabağ konularını ele aldıklarını" açıkladı.

Pompeo, Le Figaro'nun "Yunanistan ve Fransa gibi NATO ülkeleri ile açık bir çatışma içinde olan Türkiye'nin hala NATO'da yeri var mı?" sorusuna, "Cumhurbaşkanı Macron ve ben Türkiye'nin son dönemdeki eylemlerini tartışmak için çok zaman harcadık ve Azerbaycan'a verdiği destek ya da bölgeye Suriye güçleri yerleştirdiği gerçeğinden hareketle çok agresif oldukları konusunda görüş birliğine vardık. Libya'da üçüncü ülkelerin güçlerini ülkeye sokması ya da Doğu Akdeniz'deki eyleminden bahsettik. Bu listeye devam edebilirim. ABD'nin tutumu, bu çatışmaların uluslararası boyuta taşınmasının tüm ülkelere zarar verdiği yönündedir" yanıtını verdi.

"Türk askeri kapasitesinin artan kullanımı bizi endişelendiriyor"

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: "İster Rusya ister Türkiye, tüm ülkeleri Libya'ya müdahaleye son vermeye çağırdık. Azerbaycan'da da aynı şey geçerli. Dağlık Karabağ konusunda Fransa ve Rusya ile birlikte Minsk Grubu'nun eş-başkanlarıyız. İşlerin çözülmesi gereken çerçeve bu ve Türk askeri kapasitesinin gittikçe artan şekilde kullanımı bizi endişelendiriyor. Endişemizi kamuya açık ve özel görüşmelerde açıkça dile getirdik. Avrupa ve ABD, 'Erdoğan'ı, bu tür eylemleriyle halkının çıkarına iyi hizmet etmediğine' ikna etmek için birlikte çalışmalıdır."

ABD askerlerinin Irak ve Afganistan'dan çekilmesi

Paris ve Washington arasında derin görüş ayrılıkları yaratan konu başlıklarından biri de Trump yönetiminin son günlerinde Afganistan ve Irak’tan bir miktar askeri daha çekme hazırlığı.

Pompeo’nun temaslarında bu konu da gündemdeydi. Paris ve diğer Avrupa başkentleri, Başkan Trump'ın görev süresi dolmadan geri çekmesinin terörle mücadele ve küresel güvenlik açısından büyük tehlike içerdiği görüşünde.

İran'a baskı politikası

İran'a "yüksek baskı" politikasını savunan ve İran’la 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilen ABD, Avrupa ülkelerinden de İran'a karşı "sert tutum" almasını ve nükleer anlaşmadan vazgeçmesini istiyor.

Ancak anlaşmada imzası olan E3 ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere, İran rejiminin, Trump yönetiminin baskılarına rağmen, Biden yönetimi göreve gelene kadar, anlaşmaya ters söz ve davranışlardan kaçınmasını istiyor.

Le Figaro'ya verdiği söyleşide E3 ülkeleri ile ABD'nin nükleer anlaşma konusunda aynı düşündüklerini dile getiren Pompeo, "Farklı bir yöntem savunsak da aynı kaygıları paylaşıyoruz. Ama net bir şey var ki, o da anlaşmanın imzalandığı 2015'deki durumla 2020'deki koşulların aynı olmadığı. Bu anlaşma yeniden, farklı biçimde yapılmalı. Macron da, durumun bugün aynı olmadığını kabul etti" dedi.

Orta Doğu barışı

Orta Doğu'da barış konusunun da ele alındığı görüşmede Pompeo, “İran'ın bölgede istiktrarı bozan temel ülke olduğu, Irak'ta Şii milislerin, Lübnan'da Hizbullah'ın yarattığı terörün kaynağının da İran olduğunu” söyledi.

ABD'nin Orta Doğu barışı konusunda attığı son adımdan gurur duyduğunu belirten Pompeo, "Önümüzdeki haftalarda, İran'ın Orta Doğu'ya eziyet etme kapasitesini azaltmak için daha yapılacak işler var. Bir gün İran halkının nihayet hak ettiklerini yani, bir teokrasi görünümünün ardında gizlenen kleptokrasiden (hırsızlık hastalığı) ziyade İran'ın çıkarları için hareket eden liderlere kavuşmasını diliyoruz. Tüm Ortadoğu'nun İsrail'in var olma hakkını tanıdığını görmek de harika olurdu" dedi.

İLGİLİ HABERLER