Gündem
  • 28.3.2003 10:42

TİMES: ''TARİHTEN ALDIKLARI DERSLER TÜRKLERİ BATI'YA KARŞI GÜVENSİZ KILIYOR''

LONDRA - İngiltere basınında bugün yer alan haber ve yorumlarda, Irak savaşı ve bu savaşı Türkiye açısından değerlendiren yazılar ile savaş sonrası Irak tartışmaları öne çıktı. Independent gazetesi manşetinde ''Blair ve Bush'tan itiraf: Irak savaşı aylarca sürebilir'' ifadesini kullandı. Guardian'ın ön sayfasında da Bush ve Blair'in dünkü ortak basın toplantısının bir fotoğrafı ve liderlerin konuşmasından, ''Dünyaya barışı yaymak için çalışıyoruz'' ifadesi yer aldı. Independent ve Guardian'ın birinci sayfaya çıkardığı bir diğer haberi, Amerikalılarla İngilizlerin arasını açan ''ihale tartışması'' oluşturdu. Gazeteler, ''Umm Kasr limanının işletmesini bir Amerikan şirketine veren Washington, İngiltere'yi öfkelendirdi'' ifadesini kullandı. Guardian'a göre İngiliz yetkililerin, Irak'ın tek derin su limanının, ülkenin ileride yeniden yapılandırılmasına örnek teşkil edecek biçimde, Iraklı işletmecilere geri devredilmesini istemelerine karşın, Bush yönetimi ihaleyi bir Amerikan şirketine verdi. Gazete, ihale tartışmasının ''ciddi görüş ayrılıklarını'' ortaya çıkardığı yorumunu yaparak ''Liman ihalesi, Irak'ın yeniden imarında bir Amerikan şirketine verilen ikinci ihale. Bundan önce, petrol kuyularındaki yangıları söndürme ve tesislerin tamiri işi ise Başkan Bush'un yardımcısı Dick Cheney'nin eskiden yöneticisi olduğu Halliburton şirketine bağlı bir Amerikan firmasına verildi'' dedi. Guardian, bugünkü baş yazısında, Irak'ın yeniden yapılandırılmasıyla ilgili tartışmada Amerika'nın planlarından duyulan endişeyi dile getirerek, ''Amerikalıların aşırı özgüveni, Güney Irak'ta karşılaştıkları beklenmedik zorluklardan anlaşıldığı gibi, sorunlar çıkartabiliyor. Şimdi Bush yönetiminin savaş sonrası Irak'ın yeniden imarına yönelik planlarında da aynı tehlikeyi görebiliyoruz. Ayrıntıları henüz belli değil ama Washington'un Irak'ı en azından ilk aşamada askeri himayesi altına sokmak istediği anlaşılıyor'' dedi. Bu konunun çözümlenmesi için neler yapılmasına değinen Guardian, ''Irak'ta güvenlik dışındaki bütün yönetim Pentagon'un atadığı bir vekile değil, Birleşmiş Milletler'in seçtiği bir yöneticiye verilmeli; bu kişi de bir Müslüman olmalı. Ama en önemlisi, Birleşmiş Milletler'in yardımıyla Irak'ın yönetimi en kısa sürede, ülkenin başına geçmek isteyen fırsatçı sürgünlerden ziyade, yerel halktan Iraklılara devredilmeli'' diye ifadede bulundu. Financial Times, baş sayfasında ''Amerikalılar Bağdat konusunda kilit önemde bir karar vermek zorunda. Komutanlar ya saldırı ya da bekleyiş arasında seçim yapmak zorunda. Takviye Amerikan güçleri Nisan ortasına kadar beklenmiyor'' dedi. ''TARİHİ DERSLER TÜRKLERİ GÜVENSİZ KILIYOR'' Financial Times, daha iç sayfalarında ise Türkiye'ye ilişkin olarak ''Tarihten aldıkları dersler Türkleri Batı'ya karşı güvensiz kılıyor'' dedi. Gazete, Irak savaşının, özellikle Kuzey Iraklı Kürtler tartışmasının, Türkler arasında ülkelerinin çalkantılı tarihinden gelen kötü hatıraları yeniden hortlattığı yorumunu yaparak ''Bundan neredeyse 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkmak amacıyla Kürt milliyetçiliğini körükleyen İngiltere'ydi'' dedi. Financial Times'ın Ankara'dan bildiren muhabirine göre, Türklerin Batılılara hala kuşkuyla bakması, kısmen tarihlerine bağlıysa, kısmen de eğitim sisteminde ''her Türke çocukluktan itibaren ülkelerinin her an yeniden bölünmek istendiği mesajının devamlı aşılanmasından'' kaynaklanıyor. ''EZBERCİ DÜŞÜK KALİTELİ TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ'' Gazete, ''Kendi başına düşünebilen bireyler yetiştirmekten ziyade ezberciliğe dayanan düşük kaliteli eğitim sistemi ve reformcu orta sınıfın güçsüzlüğü, Türkiye'de değişime karşı çıkan siysetçi ve generallere, kökleri derinlere inen milli korkuları suistimal etme ortamı hazırlıyor'' dedi. Financial Times, Amerikalıların Irak'ta dün açtığı kuzey cephesini, ''yardım isteyen Amerikalılar Kürtlere döndü'' başlığıyla bildirdi. Guardian, ''hevesli Kürtler Amerikalılarla birleşti'' derken, Times'ın başlığında, ''Kuzey Cephesi Kürtlerin desteğine dayalı'' diye yazdı. Times, ''Özel timlerin komutanları ve Kürt liderler, 70 bine yakın Kürdün Amerikalılarla yan yana savaşağını doğruladı. Bu karar muhtemelen, Türkiye'nin sabrını da deniyor olacak'' diye yazdı. ''MÜLTECİLER SADDAM YANDAŞLARINDAN KAÇIYOR'' Daily Telegraph'ın manşetinde ''Binlerce insan Basra'dan kaçıyor'' ifadesini kullandı. Gazeteye göre sözkonusu mülteciler Saddam Hüseyin yandaşlarından kaçıyorlar. Gazete, ''Basra kentiyle ilgili son günlerde ortaya çelişkili iddialar atıldı. Önce kentin kontrolünün neredeyse İngilizlein eline geçtiği, daha sonra Iraklı askerlere karşı Basra halkının bir ayaklanma başlattığı açıklanmıştı ama bunların hepsi birer soru işareti olarak kaldı'' dedi. Independent'ın Bağdat muhabiri, Basra'da olup bitenleri El Cezire televizyonu muhabirinin son 36 saatte filme çektiklerinden görme fırsatı olduğunu ve bu video çekimlerinde, Amerikalı ve İngiliz sözcülerin gerçekleri sakladıklarının ortaya çıktığını yazarak, ''Bu video teypler Basra'nın tamamen İngiliz kontrolünün dışında olduğunun en canlı kanıtı. Bu teypler, Irak'ın başkentine Basra'dan karayoluyla ulaştı. Yani Bağdat'la Basra arasındaki anayollardan biri halen açık. Üstelik, Basra'da bir sokakta yanında yüzlerce üniformalı ve silahlı askerler birlikte mülakat veren Iraklı bir general, 'Adamlarının asla boyun eğmeyeceğini' söylüyor'' dedi. El Cezire'nin üst düzey editörlerinden biri bugün Guardian'da yayın kuruluşunu savundu. El Cezire'nin öldürülmüş iki İngiliz askerinin görüntülerini yayınlaması, İngiltere'de en başta Başbakan Tony Blair tarafından kimi çevrelerce sert biçimde kınandı. Fakat Faysal Bodi'ye göre, İngiltere medyasının ölü ya da tutsak Iraklı askerleri ekranlarında gösterdiği bir ortamda, böyle bir kınamaya maruz kalmak çifte standart oluyor. El Cezire editörü, bu savaşta Batılı medya kuruluşlarının tarafsızlık ilkelerinden sınıfta kaldığı yorumunu yaptı. Gazete, ''Var olmayan bir ayaklanmanın haber verilmesinden saatler önce Irak'ın en önemli Şii din adamlarından biri olan Ayetullah Sistani, bütün Müslümanlara bir fetva yayınlayarak işgal kuvvetlerine karşı koymalarını istemiş ve Amerika ile İngiltere'nin ayaklanma umutlarına da önemli bir darbe vurmuştu. Ancak bu kayda değer gelişme, batı medyasında haber verilmeden geçildi. Bundan daha önceki günlerde Kuzey Irak'ta Ensar Ül İslam mevzileri olduğu söylenen yerlerin bombalanması, ardından Arap televizyonlarında bunun dehşet verici sonuçları izlendi. Bombardımanda ölen 35 kişiden 2'si hariç kalanları sivillerdi ama batı medyası bu konunun üzerinde durmamak için acele etti'' dedi. El Cezire'nin editörü, İngiliz ve Amerikan kuvvetlerinin, kendileriyle bir medya savaşına girdiğinden kuşku duyduğunu ifade ederak,''Ben bu yazıyı yazarken El Cezire televizyonunun internet sitesine son üç gündür ulaşılamıyor. Ve aramızda hemen hemen herkes, bilgisayar imkanlarımıza yönelik bu saldırının arkasında Pentagon'un olduğundan emin'' diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER