Ekonomi
  • 27.5.2004 15:39

TMSF BAŞKANI: ÇUKUROVA GRUBU İLE BDDK MUHATAP

Ertürk, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'ni (MÜSİAD) ziyaretinde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, ''Ben hiçbir televizyonun rakibi değilim. Kamunun kaybolmuş yitip gitmiş, uçup gitmiş paralarının peşindeyiz. O konuda önümüze kim çıkarsa, kim bize engel olmaya çalışırsa onları da aşacak kararlılığa sahibiz'' diye konuştu. Ahmet Ertürk, güç odaklarından, haksız isteklerle karşılaşıp karşılaşmadıkları yönündeki bir soru üzerine de, ''Güç odaklarının borularını öttürme dönemi geride kaldı'' dedi. Bir katılımcının ''BDDK eski Başkanı Engin Akçakoca 65 milyar dolar bir kaynağın yurtdışında olduğunu söylüyordu. Siz ne dersiniz'' sorusu üzerine, Ertürk, kendisinin daha hesap çıkarmadığını ifade ederek, ''Engin bey daha tecrübeli olduğu için zannediyorum saydı onları, çıkardı hesabı, ben de o hesaptan yararlanacağım'' diye konuştu. TMSF'nin yönetimine el koyduğu medya kuruluşları satılırken ya da bunlardan gelir elde etmeye çalışılırken kartelleşmeye karşı önlem alınıp alınmayacağına ilişkin bir soru üzerine Ertürk, bunun kendi görevleri olmadığını o konuda görevli kuruluşlar bulunduğunu, Rekabet Kurulu'nun bunlardan biri olduğunu söyledi. ACI DERS Ahmet Ertürk, mali sektördeki yolsuzlukların hatırlatılarak bunun nereden kaynaklandığına ilişkin bir soru üzerine de, şunları kaydetti: ''Daha dün eski bankalar yeminli murakıbı arkadaşımla konuşurken şunu öğrendim ki, bizim bundan önceki operasyonunu yaptığımız İmar Bankası ile ilgili 1990'dan önce 1988'e kadar geriye giden bir incelemenin raporlarının olduğunu ve bu raporlarda karşı karşıya kaldığımız, karşılaştığımız olayları haber veren, onları konusunda uyaran bulgular bulunduğunu öğrendik. Bu bize şunu gösteriyor; 1990'ların başında bankalar hakkında yapılan denetleme ve incelemelerin o bankaları batırmaya götüren usulsüzlüklerin, yolsuzlukların, uygunsuzlukların tespit edildiğini öğreniyoruz. Bunlar bize çok acı bir ders veriyor. Bize ve bizden sonrakilere. Türkiye'de 1980'li yılların sonunda tespit edilen bulgular karşısında bir işlem yapılmayıp, 2000'lerin başında bir felaketle karşı karşıya kalmanın bir izahı yok. Bunun izahını toplumun vicdanına bırakıyorum.'' Çukurova Grubu'ndaki gelişmelere ilişkin bir soruyu ise Ertürk, ''Çukurova Grubu'nda şu anda muhatap biz değiliz. BDDK o görüşmeleri yürütüyor. BDDK'nın o konudaki kararından sonra biz devreye gireceğiz, daha sonra biz görüşmeleri yapacağız'' diye yanıtladı. Ertürk, ''İş çözüme doğru gidiyor mu? sorusuna da, ''Bilmiyorum, bir bilgim yok'' karşılığını verdi. BORÇLU FİRMALARA YENİ ÖDEME TAKVİMİ Ahmet Ertürk, konuşmasında, borçların tahsili için günümüzde hem politik, hem bürokratik iradenin bulunduğunu, gerçekleştirdikleri operasyonları korkutmak amacıyla yapmadıklarını, borçlu olanlara borçlarını ödemeleri konusunda teşvik mekanizmaları getirerek yardımcı olduklarını söyledi. Bankalara borcu olan bireysel borçlu ve banka sahipleri dışındaki borçlu firmalara yönelik yeni bir uygulama getirdiklerini kaydeden Ertürk, bu kapsamda borcun yüzde 50'sinin peşin ödenmesi halinde tamamen bitirilebileceğini, en az yüzde 20 oranında peşin ödenmesi durumunda ise kalan üzerinden yüzde 30 indirim yapılacağını ve bunun da 24 ay taksitlendirileceğini bildirdi. Ertürk, alacağın yaşlanmasının ödenme kabiliyetini azalttığını ifade ederek, ''Bizim alacaklarımız yaşlanmanın ötesinde ölmüştür. Biz bu uygulamayla ölmüş alacakları tahsil edecek hale getireceğiz'' dedi. Banka krizinin neden olduğu tortuları temizleme, yüklerini ayıklama işinin bugün TMSF'nin sorumluluğu altında bulunduğunu belirten Ertürk, Fon'un sorumluğunda olan borç miktarının 46 milyar dolar olduğunu, alacak tarafında ise bunun çok az kısmı yer aldığını söyledi. SAKLANMIŞ PARALARIN PEŞİNDEYİZ Alacak konusunda zaman zaman 5-5.5 milyar dolar rakamlarını telaffuz ettiğini anımsatan Ertürk, ''Bu, 10-15 yılda tahsil etmeyi düşündüğümüz paraların değeri. Bizim bütün çabamız bu rakamı yukarıya çıkarmaktır'' diye konuştu. Ahmet Ertürk, daha önce borç ödenmesi konusunda 7 protokol imzaladıklarına işaret ederek, şunları kaydetti: ''Protokol imzalamamak için bin dereden su getirenleri zorlayarak masaya oturtmaya çalışıyoruz. Şirketlerin elimize geçmesi bir şey ifade etmiyor. Geçtiğimiz günlerde bir banka hakim ortağının 2 trilyon liraya yakın parasını bulup el koyduk. Yine 2.5 trilyon lira da gizli bir yerde bulduk ve el koyduk. Ancak bu para henüz uhdemize geçmedi. Gizlenmiş, saklanmış, kaçırılmış başka paralar ve gayrimenkullerin peşindeyiz.'' Ertürk, bugün hala peşinde oldukları komplike para kaçırma operasyonları bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Bir iyi niyet yok. Biz iyi niyet peşindeyiz. Gerçekten borcunu ödemek isteyenlere kapımız da masamız da açık. Masaya oturup konuşmaya hazırız. Aradığımız tek şart mal kaçırma iradesi sergilememesi. Bir örnek vermek istiyorum. Türkiye'de bir banka off-shore bankasına 200 milyon dolar para gönderiyor. Para yok oluyor. Banka sahibinin sahip olduğu içi boş şirketlere kredi olarak geri dönüyor. Daha sonra off-shore, bankanın yurtdışındaki bir şubesiyle birleştiriliyor. Borç sağlam ama alacak çürük. Böylelikle off-shore borcu, garantiye tabi mevduat haline geliyor. O borcu biz ödedik ve alacak hala tahsil edilmeyi bekliyor. Biz bir daha bunun olmaması için uğraşıyoruz. Bunun için hepinizden destek bekliyoruz.'' Bu arada, MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat, Ahmet Ertürk'e ebru üzerinde Kelime-i Tevhid yazan bir tablo hediye etti.

İLGİLİ HABERLER