Dünya
  • 30.8.2011 11:27

TÜRK KIZILAYI SOMALİ'DE YARALARI SARIYOR

İSTANBUL (A.A) - Akar, Türk Kızılayının, 3'ü ülkeye gelenlerin transferiyle ilgili 22'si afet uzmanı olmak üzere 25 kişilik ekibinin başkent Mogadişu'da görev yaptığını belirterek, ekibin burada bir çadır kent kurmaya başladığını anımsattı.
Türk Kızılayının çadır kentinin bölge şartlarında ''villa kent'' olarak değerlendirildiğini ifade eden Akar, ''Ancak biz bunu yeterli görmüyoruz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti sırasında ikazları olmuştur. Bu çerçevede kampın mevcudunun öncelikle 2 bin çadıra, sonra da 4 bin çadıra çıkarılması öngörüldü. Bunun için yeni bir yer seçimi yapıldı ve biz de bu çadır kentin 4 bin çadıra ulaşmasını sağlayacak çadırları da Somali'ye gönderiyoruz. 4 bin çadırlık kentte 25 bin kişi barınacak'' dedi.
Somali'ye TIR dorselerine konuşlanan mobil mutfak ve mobil fırın da gönderebilmek için dev nakliye uçağı düşündüklerini ama Mogadişu Havaalanı'nın nakliye uçaklarının inmesine müsait olmadığını tespit ettiklerini anlatan Akar, ''Bir de bu uçaklardan belli ülkelerde var. Somali'ye göndermekten imtina eden uluslar var. Biz de mobil mutfak ve fırını önümüzdeki günlerde gemiyle göndereceğiz'' diye konuştu.
Akar, ülkeye kalıcı merkezi aşevi ve her türlü ekmek üretimi yapabilen günlük 50 bin kapasiteli fırın da kuracaklarını ifade ederek, fırın sayesinde Mogadişu'daki kampların hepsine ekmek sevkiyatı yaparak, gıda sıkıntısının önemli bir şekilde önüne geçeceklerini söyledi.

-''50 bin ton un, 50 bin ton şeker götüreceğiz''-

Bakanlar Kurulu kararıyla Toprak Mahsulleri Ofisinden 50 bin ton un tahsis edildiğini anımsatan Akar, Kızılayın un ve temin edilen 50 bin ton şekerin de nakliyesini gerçekleştireceğini bildirdi.
Somali'deki lojistik güçlüklere de dikkati çeken Ahmet Lütfi Akar, şöyle konuştu:
''Bunların depolanması, limanlara aktarılması, gemilere konulması, nakledilmesi ve nakledildiği yerde muhafaza edilmesi, muhafaza edildiği yerden alınarak nihai tüketiciye ulaştırılması büyük bir sorun. Kızılay, bu konuda çok uzman bir kuruluş. Tsunami, Pakistan'daki deprem ve sel sayesinde büyük müdahale yapmaya alıştık ve personelimiz de bu konuda uzmanlaştı. İnşallah Somali'de de bunları uygulayacağız. Ancak maalesef bu operasyonların en güç olanı Somali'de olacak. Çünkü Somali'de hiçbir şey yok. Altyapı, elektrik, su, kalacak yer ve güvenlik yok. Bir manasız savaş var. O savaş yüzünden açlık ve ölme sınırına gelen insanlar ve çocuklar var. Sadece Mogadişu'da 500 bin kişi sefil, perişan bir şekilde kamplarda yaşam mücadelesi veriyor. Tuvalet, banyo, mutfak, kap-kacak yok, hiçbir şey yok. Bu ortamda yaşamaya çalışan insanlar var. Büyük bir insanlık dramı.''

-''Yardımlar kuruşu kuruşuna Somali'ye gidecek''-

Türk Kızılayının başlattığı ''Afrika açlık çekiyor, Türk Kızılayı yardıma koşuyor'' kampanyası başlattığını ve bugüne kadar 70 milyon liraya yakın para toplandığını, 100 milyon liraya ulaşmayı hedeflediklerini bildiren Akar, ''Bunlar kuruşu kuruşuna Somali'de açlık çeken insanlara gidecek. Onlara gıda, sağlık, çadır, içme suyu olarak gidecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın'' dedi.
Nakdi yardımların yanı sıra vatandaşların ayni yardımlarda da bulunduğunu belirten Akar, şubelerine gıda ve kıyafet yardımlarının yağdığını, yardımları koyacak yer bulamadıklarını söyledi.
Gıda ve giyim yardımlarının bedellerinin 70 milyon liranın çok üzerinde olduğunu ifade eden Akar, ''Çok büyük bir seferberlik başladı. Halka çağrı yapmak istiyorum: Yardımlar ve duyarlılık Ramazandan sonra da devam etsin. Oradaki insanların buna çok ihtiyacı var. Ben oradaki durumu, çocukların açlıktan öldüğünü gördükten sonra burada zor yemek yiyorum. Yardımlar kim vasıtasıyla yapılırsa yapılsın, hiç önemli değil ama Kızılay bu iş için doğru bir adrestir. Halkımızın yardımlarının devamını istiyorum'' diye konuştu.
Akar, Mogadişu'da büyük mutfak ve fırını İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kuracağını belirtti.

-''Merkeziyet şart''-

Türk Kızılayı Genel Başkan Vekili Akar, ''Somali'ye Başbakanlık, Kızılay, Diyanet İşleri Başkanlığının yanı sıra bazı dernek ve vakıflar da yardım götürüyor. Kızılayın bu dernek ve vakıflarla ortak çalışma ve tek bir elden oraya yardımların götürülmesi talebi veya projesi var mı?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
''Bizim değil, devletimizin böyle bir projesi var. Bu işle ilgili hükümetimiz bir karar aldı. Başbakanımız bunu Dolmabahçe'de yapılan koordinasyon toplantısında açıkladı. Sivil toplum örgütlerinin hepsi, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın başkanlığındaki bir koordinasyon kurulu ile hareket edecek. Bu Deniz Feneri Derneği, İHH İnsani Yardım Vakfı, Kimse Yok Mu Derneği gibi diğer sivil toplum örgütleri için emredici bir hadise değil ama hepsi de kabul ettiler. Devletle birlikte çalışmaya ve yardımların tek elden yapılmasının çok daha efektif olduğunu herkes kabul etti. Başbakanımız yardımların okyanus şartları, korsanlık hadiseleri, maliyet ve daha çok mal götürülebilmesi için küçük gemiler yerine büyük gemilerle götürülmesini istedi.''
Gıda yardımı kadar bebek maması, kadınları ve çocukları ilgilendiren hijyenik malzemeler, kıyafet, çadır gibi malzemelerin de götürülmesi, ülkedeki yolların yapılmasının önemine işaret eden Akar, şöyle devam etti:
''Çadır kentte Başbakan Erdoğan gördü ve bize 'Biz bu çocuklara şeker ve gıda veriyoruz ama toz içindeler, bu tozdan kurtarın' dedi. Biz de düşündük, çadır kentlerin altını kilit taşıyla döşemeye ve orayı hijyenik bir hale getirmeye karar verdik. Dahili piyasada kilit taşı ürettireceğiz. Türkiye'den kilit taşı üreten makinelerden tedarik edip, Somali hükümetine hediye edeceğiz. Somalililer'e kilit taşını ürettirip, onlardan almayı planlıyoruz. Kızılay, afetzede durumundaki insanı kurtarma çalışmalarının içine çekmeye çalışır. Eğer çekerseniz hem o insan para kazanır, hem rehabilite olur, hem de kendi kendine yardım etmiş olur.
Kilit taşını oradaki insanlara ürettireceğiz. İnsanların hepsi boş, hiç iş yok. Devletin Mogadişu limanından elde ettiği yıllık geliri 500 bin dolar. Somali Cumhurbaşkanlığı köşkü, bizim İstanbul veya Ankara'daki bir gecekondu gibi, ondan daha kötü durumda. Bizimkilerin en azından camları temiz, onların camları toz ve kir içinde. Ülke çok zor durumda, her şeye ihtiyaçları var. Bunun için merkeziyet şart. Diğer sivil toplum örgütleri kendi projeleri kapsamında da hareket edecektir ama Kızılayın yaptığını onlar, onların yaptığını biz yapmayacağız.''

-''4 çöp kamyonu götürülecek''-

Akar, Somali'ye bugüne kadar 7-8 milyon liralık yardım gönderdiklerini belirterek, Somali'ye 12 Eylül'de Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın koordinasyonda kalkacak uçakla Ulaştırma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin de yer alacağını ve ülkede yatırım tespiti yapacaklarını söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2 yıldır çöplerin toplanmadığı Mogadişu'ya 4 çöp kamyonu göndereceğini ifade eden Akar, çöplerin toplanmamasının salgın hastalığa sebebiyet verdiğini, şu anda kolera salgını ile de mücadele edildiğini anlattı.
Kesilen hayvanların kemiklerinin şehrin ortasında durduğunu belirten Akar, ''Akbabalar geliyor, kemiklerin etlerini sıyırmaya. Çocuklarla yan yana akbabalar... Çocuklar da kemiklerle oynuyor. Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla buraya kemik yakma fırını yola çıkartılacak ve kemikler imha edilecek'' dedi.

-''Somali'de bizim dışımızda hiçbir devletin izi yok''-

Türkiye dışında diğer ülkelerin Somali'ye yeterince yardım yaptığını düşünmediğini dile getiren Akar, şunları kaydetti:
''Dünya devletleri Somali'ye gitmiyor. Giderse de alt düzey gidiyor ve Afrika Birliğinin barış gücüne ait zırhlı araçlar içerisine dolaşıyorlar, dışarı çıkmaya cesaret edemiyorlar. Ülkenin güneyinde BM'nin yaptığı yardımlar var ama Somali'de bizim dışımızda hiçbir devletin izi yok. Burada Türkiye'nin mesuliyeti daha da arttı, çok daha fazla müdahale etmek zorundayız. En büyük sorunlardan biri güvenlik. Güvenlik de sağlanmalı. Güvenlik sağlanmadan yeterince mücadele edemiyorsunuz. Radikal birtakım örgütler var ama zannediyorum ki Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık barışın sağlanmasıyla ilgili de çalışmalar yapıyorlar.''

-Türk balıkçılara çağrı-

Ahmet Lütfi Akar, Somali'nin 3 bin 133 kilometre sahil şeridi bulunduğunu anımsatarak, şu bilgileri verdi:
''Buna rağmen ne bir Somalili denize giriyor, ne de denizden bir tane balık tutuyor. Deniz ürünleri yemiyorlar. Somali kıyıları, özellikle ton balıkları ve istiridyelerin çok bol ve en güzellerinin olduğu bölge. Maalesef bunları İspanyollar tutup, götürüyorlar. Somalililer'e de hiçbir şey vermiyorlar. Türkiye'de büyük ölçekte balıkçılıkla ilgilenen varsa, orası son derce bakir bir saha. Hem Somali'ye bir faydası olur, hem de çok büyük para kazanırlar.''

-''Uyuşmuş vaziyetteler''-

Türk Kızılayının çadır kentinin deniz kenarında, okyanus dalgalarının sahile vurduğu nefis manzaralı bir yerde olduğunu belirten Akar, ''Orası da çok güzel bir yer, değerlendirilebilir ama şu anda onlar iç savaş, kuraklık, kıtlık nedeniyle biraz uyuşmuş vaziyette. Öyle şeyleri düşünemiyorlar ama biz onları düşündürteceğiz'' diye konuştu.
İstenen yardım toplanırsa Türkiye'nin Somali'yi 3-4 yılda normal hayata döndürebileceğini vurgulayan Akar, ''Başbakan Erdoğan'ın kendisinin gitmesi, yanında eşini de götürmesi, olaya kadın duyarlığını katması dünya kamuoyunu da etkilemiş ve dikkatleri çekmiştir'' dedi.

İLGİLİ HABERLER