Ekonomi
  • 31.3.2002 23:26

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ

KAYNAK : Haber Vitrini TURAN ASLAN İSTANBUL - İş dünyası, Türkiye'nin krizden çıkması için büyümeye ihtiyacı olduğunu, bunun için de istihdam sorununu çözmesi gerektiğini bildirdi. İş dünyasına göre, yatırımcıların girmeye cesaret edemediği piyasalarda, bir biri ardına patlayan krizlerle kabuğuna sinmiş firmalar, ister istemez küçülürken, işsizlik de çığ gibi büyüyor. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri'nin (İTKİB) çıkarmış olduğu Hedef adlı derginin son sayısında yer alan habere göre, Türkiye'de 2 milyon 335 bin insan işsiz bulunuyor ve toplam işgücünün yüzde 10.6'sı çalışmıyor. Ülkede Kasım ve Şubat krizlerinden sonra 1 milyon insan işsiz kaldı. "DEMOKRASİ ZARARA UĞRUYOR" Derginin haberine göre, üreticiler, artık her gün ağırlaşan istihdam maliyetleriyle ve pahalı enerji girdileriyle baş edecek gücü bulamıyor. Bir gür aşağı bir gün yukarı çakan kurların stresinden kimse rekabet için gereken fiyatı tutturamıyor ve birer ikişer ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor. Büyümek için, istihdamı artırmak için gereken yatırımlar Baltık kıyısında, Doğu Avrupa'da yapılıyor. Bu tam bir kısır döngü. Üstelik istihdamın ülke için ifade ettiği ekonomik büyümede değil. Gün geçtikçe fakirlik sınırının altına inen toplum, ülkenin ortasına sosyal uçurumlar açıyor. Bu durumdan ekonomi kadar demokraside zararlı çıkıyor. Bütün bunlar süratle ve gözümüzün önünde olurken hiç kimse bir şey yapamıyor. "İŞ HAYAT-MEMAT MESELESİ" İş dünyası Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu bulundukları alan ve sektörlere göre değerlendirdi. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Necdet Kenar, "Kurumumuz 2000 Ekim'de Türkiye İş Kurumu olarak yeniden yapılandırılarak işsizlik ve istihdam sorunlarıyla etkin mücadele edebilecek çağdaş bir istihdam kurumu haline geldi. Yeni yapısında işlevleri de genişletildi. Klasik fonksiyonu olan iş ve işçi bulmaya aracılık yanında, iş gücü piyasası enformasyon sisteminin oluşturulması, aktif işgücü piyasası politikaları ve işsizlik sigortasının uygulanması görevlerini de yapıyor" dedi. "EKONOMİDE CANLILIĞIN SAĞLANMASI ŞART" İstihdamla ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin iki yönlü olduğunu belirten Kenar, şunları söyledi: "Bir yandan ekonomik büyüme istihdam artışı sağlarken, diğer yandan istihdam ekonomik büyüme için gerekli. İstihdamı artırmanın ve işsizliği azaltmanın en etkili yolu şüphesiz ekonomik büyüme. Ekonomide canlanmanın sağlanması, üretim, yeni yatırımların ve kapasite kullanımının artması yeni işleri ve dolayısıyla istihdamı artıracaktır. Ancak tek başına ekonomik büyüme, mevcut işsizlere ve iş gücü piyasasına yeni girecek genç işgücüne iyi işleri sağlamada yeterli değildir. Diğer yandan, iş insanların yaşamının merkezidir. İstihdam sadece üretim ve gelir getirmez, aynı zamanda sosyal bütünleşmenin en önemli aracadır." "BİZİ İŞVERENLE AYNI NOKTAYA HÜKÜMET GETİRDİ" Devrimci İşçi Sendikaları konfederasyonu (DİSK) Başkanı Süleyman Çelebi de, "İstihdamın geliştirilmesi konusunda benim önerim şudur. Firmaların mevcut sayılarının üzerinde yaptıkları her istihdam teşvik edilmelidir. Sigortasında, vergisinde ve diğer giderlerinde teşvik sağlanmalı. İkinci olarak enerji konusunda sağlanacak teşviklerdir. Çünkü firmaların yurtdışına gitmelerinin en önemli sebeplerinden biri budur. Türkiye'de sağlanacak istihdam göz göre göre yurtdışına gidiyor. Tekstil sektörü için düşünürsek kota da önemli bir konu. Firmaları yurtdışına yönelten bu kota uygulaması hükümetlerin izleyeceği kişilikli politikalarla en kısa sürede kaldırılmalı. Çünkü ülkemizin istihdam oluşturan sanayisi tekstildir" dedi. "TİM PROJESİNE HAYIR" TİM Projesi'ne hayır dediklerini vurgulayan Çelebi, "Çünkü sosyal mutabakatı sağlanmamış bir proje. Geçici çözümler öneren ve tek tek ortaya atılan böyle sorunun çözümü için etkili bir yol değil. Bizim anlattığımız çözümler uzun vadeli anlamlar taşıyor. İstihdamın üzerindeki vergi yükünün azaltılması, kayıt dışı çalıştırmanın kayıt altına alınması, talepleri işverenin de talepleriyse bizin için sorun yok. Biz uzun yıllardır hep bunun mücadelesini veriyor ama sesimizi duyuramıyorduk. Şimdi onlar bunu söyleyince çözüm gelecekse ne güzel" şeklinde konuştu. "EN BÜYÜK ENGEL ANKARA" UKİ Uluslararası Konfeksiyon İmalat ve Ticaret Sanayi A.Ş yetkilisi Turan Sarıgülle de, istihdamın önündeki engelleri anlatmaya bir kelimenin yetmeyeceğini belirterek, "Bizi ve ekonomiyi idare edenlerin anlayıp da görmezlikten geldikleri şeyler, istihdamın önündeki en büyük engellerdir. İstatistikler Türkiye genelinde bir yıl önceki rakamlarla 4 - 4.5 milyon kayıtlı çalışanın, 4 - 4.5 milyon civarında da kayıksız çalışan olduğunu gösteriyor. Bana göre temelinde yatan Türkiye'de istihdamın üzerindeki vergi yükünün fazla oluşudur" ifadelerini kullandı. "SSK PRİMLERİNİN ORTALAMASI YÜZDE 36'DIR" OECD ülkelerinde SSK primlerinin ortalamasının yüzde 17 olduğunu vurgulayan Sarıgülle, "Türkiye'de bu oran yüzde 36'ya tekabül ediyor. Aradaki fark neredeyse yüzde 100. Devlet sisteme inanmadığı için bu engelleri kendi kendine meydana getiriyor. Eğer Türkiye Büyüyecekse öncelikle istihdam sorununu çözmek zorundadır. Bunun için Türkiye'yi idare edenlerin ellerinde bir yol haritasının bulunması gerekir. O yol haritasında da bana göre şunlar yazılı olmalı: Üretim, ihracat ve istihdam. İstihdamın artırılması için gerekli önlemler alınmazsa 2002 yılı Türkiye için kayıp yıl olacaktır. İstihdam sorununun halledilmemesi halinde Türkiye'nin büyümesi söz konusu olamaz" diye konuştu. "İKİ YILDA ÜÇ KEZ YAPILAN DÜZENLEME" Matraş Deri'nin yetkilisi Hakkı Matraş da, istihdamın önündeki engellerin başında istihdam maliyetleri olduğunu söyledi. "Buna en iyi örnek bu günlerde güncelliğini koruyan 4447 sayılı kanunun 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu sigorta primine esas tutulacak taban ve tavanı düzenleyen 78'inci maddesinde yaptığı değişiklik" diyen Matraş, "Ödenen sigorta primleri işçi ve işveren açısından katlanılamaz boyutlara ulaştı. İki yılda üç kez yapılan düzenlemeyle SSK primlerinde bugün 1998 öncesine göre tavanda yüzde 901'e taban da ise 221'e varan bir artış söz konusu" dedi. Matraş, şunları söyledi: "Ekonominin sürdürülebilir bir büyüme içine girmesi istihdamı olumlu bir yönde etkileyebilir. Ancak bunu da akıl ve mantık ölçüleri içinde yapmak lazım. Çünkü bir yandan enflasyonu aşağıya indirmek istiyorsunuz bir yandan da ekonomiyi büyütmek istiyorsunuz. Bazen bunlar çelişiyorlar. Hızlı bir biçimde büyümeyi ön görüyorsanız bu piyasaya bol para çıkması anlamına da gelir ama önce insanların çalışması, işsizliğin önlenmesi lazım. Bunun içinde mutlaka ihracatın rekabet edilebilir seviyeye gelmesi gerekiyor."

İLGİLİ HABERLER