Gündem
  • 28.9.2011 13:52

''TÜRKİYE'YE KIZAMIK BULAŞMASINDAN KORKUYORUZ''

ANKARA (A.A) - Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'de aşılama oranlarının yüzde 97'lere ulaştığını belirterek, ''Şimdi Türkiye'ye Avrupa'dan kızamık bulaşmasından korkuyoruz. Bu arada, Kırım-Kongo ile ciddi bir aşı geliştirme çabamız var. Bu konuda çalışmaları, Hıfzıssıhha Başkanlığımız üniversitelerle birlikte yürütüyor'' dedi.

Bakan Akdağ, ''Türkiye'de aşılama oranlarının yüzde 97'lere ulaştığını'' belirterek, ''Türkiye, artık aşılamada Avrupa bölgesinin üstünde. Türkiye, orta üst gelir grubunda olmasına rağmen, aşılamada üst gelir grubunun daha üstünde bir aşılama oranına sahibiz'' dedi. Akdağ, şunları kaydetti:
''80'li yıllardan sonra kızamık vakalarında azalma var. Ancak daha sonra bu sürdürülebilir olmamış. Kızamıkta 30 binlerin üzerine çıktığımız kayıtlı vakalar var geçmişti. Bu vakalardan da daha fazladır vaka sayısı. SSP vakalarından bu sayının daha fazla olduğu anlaşılıyordu. Çünkü, bazı şehirlerde kızamık aşılama oranları yüzde 50'nin altında hatta yüzde 30'un altında olan yerlerimiz vardı. Bu şehirlerde yoğun bir SSP'li hastaların ailelerinden tepki alıyorduk. Yüz binde 1 SSP varken, Türkiye'de yüzlerce hasta bir bölgede çıkıyordu.
Geldiğimiz noktada da artık Türkiye'de kızamık yok. Son yıllarda vaka sayısını tekli rakamlara düşürmüştük. en son bu yıl İstanbul'da 75 vaka görüldü. Bu, bir salgın değil. Kızamık görülen vakaların hepsi ya bizim aşılama grubunu üstündeki yaştaydı, ya o yaşa kadar aşılanmamış çocuklardı ve virüs yurt dışı kaynaklıydı. Gazetelerde 'Kızamık hortladı' diye başlıklar atıldı. Bunu soran bir gazeteciye ben de (Türkiye'de 2001 yılında ne kadar kızamık vakası görülmüştür?) dedim. O yıllarda 30 bin vaka vardı. Soruya bu yanıt yeterliydi. Biz, şimdi Türkiye'ye Avrupa'dan kızamık bulaşmasından korkuyoruz.''
Yurt dışında Türkiye'nin sağlıktaki başarısı ile ilgili yayınlanan makale ile ilgili olarak da değerlendirme yapan Akdağ, ''Türkiye'de bazı bilim adamı arkadaşlarımız, 'seçime yakın bir zamanda böyle bir makaleyi nasıl yayımlarsınız?' diye geri bildirimde bulundu. Sonra yazarlar da onlara cevap verdi. 'Siz gözünüzü kapatmakla, güneş ortadan kalkmaz' dediler. Türkiye'nin içinden bile hazımsızlık gördük. İşin, bir ideolojik tarafı var maalesef. Halbuki bu, bir iktidarın, partinin ya da Sağlık Bakanının başarısı değil. Bu, ülkenin başarısıdır'' diye konuştu.
Bakan Akdağ, Türkiye'de aşı üretimiyle ilgili olarak da 2011 yılı Ocak ayında 5'li aşı için Türkiye'de enjektöre dolumu ve paketlenmesine başlandığını, 2011 sonunda da konjuge pnömokok aşısının Türkiye'de formülasyon, dolum ve paketlenmesine geçileceğini belirtti. Akdağ, diğer aşıların Türkiye'de üretimine ilişkin çalışmaların sürdüğünü söyledi. Akdağ, ''Son kanun değişikliği ile 3 yıla kadar olan aşı alım sözleşmesi yapma imkanı 7 yıla çıkarıldı'' dedi.
Akdağ, aşı takvimine eklenebilecek aşılarla ilgili olarak da şunları söyledi:
''Meningokok aşısını, riskli gruplar için ekledik. Rutin değil, riskli gruplar için. Sırada hepatit A var. Rotovirüs şu anda araştırdığımız bir konu. Su çiçeği ve HPV var.
Bebek ölüm oranı 2011'de inşallah tek rakama inecek. Bu, benim için büyük bir heyecan. Hedefimiz, 2015 yılının sonuna kadar binde 7'nin altına çekmek. Anne ölümlerinde çok düşüş oldu, büyük bir başarı yakaladık.
Aşılamayı sürdürülebilir kılmak gerekiyor. Biz, kendimiz de bazı aşıları geliştirebiliriz. Şimdi Kırım-Kongo ile ciddi bir aşı geliştirme çabamız var. Çünkü, bu bizim ülkemizin ve bozkır bir coğrafyaya sahip bölgelerin sorunu. O halde, bu sorunu biz çözeceğiz. Bu konuda çalışmaları, Hıfzıssıhha Başkanlığımız üniversitelerle birlikte yürütüyor. ''
Akdağ, rota virüsünün Bakanlığın aşı takvimine alınıp alınmayacağıyla ilgili de bu konuda bilim insanlarından tavsiye kararı alacaklarını ifade etti.
İstanbul'da tetanos aşısının bulunamadığına dair çıkan haberlerin sorulması üzerine de Akdağ, kendisinde böyle bir bilgi olmadığı yanıtını verdi.

İLGİLİ HABERLER