Ekonomi
  • 25.9.2002 10:53

TÜSİAD: "İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DÖNEMİN BİZİM İÇİN KRİTİK OLMASI, YALNIZCA BİR AY SONRA YAPILACAK SEÇİMDEN KAYNAKLANMIYOR"

KAYNAK : Haber Vitrini NURAY BÜYÜKBAŞ İSTANBUL- Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan, Türkiye'nin içinde bulunduğu kritik ortamın sadece seçimlerden kaynaklanmadığını söyledi. TÜSİAD YİK toplantısı Rahmi Koç Müzesi'nde başladı. Konsey toplantısında bir konuşma yapan TÜSİAD İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan, siyasilere ve ekonomi çevrelerine mesajlar verdi. Sözlerine Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini ifade ederek başlayan Kayhan, "İçinde bulunduğumuz dönemin bizim için kritik olması,yalnızca bir ay sonra yapılacak seçimden kaynaklanmıyor. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, Türkiye'nin bu dönemin sıkıntılarını atlatabilmesi ve gelişmiş ülkeler arasında hedeflediği yere ulaşabilmesi çok önemli. Ancak güçlü ve gelişmiş bir ekonomiye, çağdaş bir demokrasiye, verimli, etkin bir devlete ve aktif bir dış politikaya sahip olmakla mümkün olabilir" dedi. Seçimlerin demokrasinin vazgeçilmez ve yenileyici unsuru olduğunu ifade eden Kayhan, "Her seçimin ülkeye yeni bir heyecan ve ivme getirmesi gerekiyor. Ne yazık ki biz,dönemlerden gelen tecrübenin ışığında, böyle bir dönemden geçerken gereğince rahat olamıyoruz. Etrafımıza bakıyor,dünyada olan biteni kavramaya çalışıyor,gelişmelere ne ölçüde hazır olduğumuz irdeliyoruz" diye konuştu. Afganistan ve Filistin'deki gelişmelere dikkat çeken Kayhan, "Çok daha yakın bir tehdit kapımızda bekliyor,Kıbrıs konusunda kum saati boşalmak üzere" dedi. Ekonomi cephesinde dünyadaki durgunluğun devam ettiğini belirten Muharrem Kayhan, "Bu durgunluğun yakın zamanda aşılmasını beklememek gerekir. Manevra alanlarını daraltan böyle bir konjonktürde Türkiye'nin ayağını yere sağlam basması gerektiği açık. Tüm partilerin seçim propagandalarını yüksek sorumluluk bilinci içinde gerçekleştirmeleri ve siyasetin zaten düşük seyreden itibarını daha da düşürmemek için gerçeklemesi imkansız vaatlerle ortaya çıkmamaları gerekiyor" dedi. Kayhan, Tüm partilerin gelişmiş ekonomi, çağdaş demokrasi, etkin yönetim ve aktif dış politika konularında asgari müşterekleri benimseyip, farklılıklarını bu konuların ötesine taşımaları bir zorunluluk olarak ortaya çıktığını kaydetti. Kayhan konuşmasının devamında, "Türkiye'nin istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme sürecine girmesi iki önemli faktörün gerçekleşmesine bağlı. Bunlar; IMF programının başarıyla uygulanmasına devam edilmesi ve AB üyeliği yolunda mesafe almamızı sağlayacak adımların hiçbir engellemeyle karşılaşmadan atılabilmesi" dedi. Yatırım ve istihdam üzerindeki yüklerin azaltılması gerektiğini vurgulayan Kayhan, yatırımın önündeki engellerin kaldırılması ve yabancı sermayenin teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Güçlü ekonomiye sahip olmadan bugünün ve geleceğin dünyasında kendimize iyi bir yer edinmemizin mümkün olmayacağını ifade eden Kayhan, "Güçlü ekonomiye ancak Batı ile entegrasyonumuzu tamamlayarak kavuşabiliriz " diye konuştu. "Ya bizimle birliktesiniz, ya da bize karşı" doktrininin egemen olduğu bir dünyada, çağdaş demokrasinin kampında yer almak Türkiye'nin tek seçeneği olduğuna dikkat çeken Kayhan, "Bunu engelleme yönündeki her çaba çocuklarımızın geleceğine ipotek koymaktan başka bir şey olmayacaktır. Etkin yönetime geçişte kamu reformunun önemine de dikkat çeken Kayhan, "Devletin insanlara etkin ve verimli hizmet götürmesi, piyasada düzenleyici görevini yerine getirmesi için köklü bir kamu yönetimi reformunun gerçekleşmesine şiddetle ihtiyaç var" dedi. Aktif dış politikanın önemi de vurgulayan Muharrem Kayhan, "Kıbrıs'ta güçlü bir müzakereyi dışlamayan ancak esnek bir politikayla çözüm arayışı içinde olmak hepimizi yakından ilgilendiriyor. Irak konusu da bizleri düşünmeye sevk ediyor. AB konusu bir toplumun topyekun geleceğini şekillendirmesi ile ilgilidir. Bu nedenle sadece dış politika uzmanlarını değil sokaktaki vatandaşı da ilgilendirmektedir" dedi. Muharrem Kayhan konuşmasının sonunda siyasetçilere "Popülizmi bayrak yapmayınız. Olmayacak dualara amin demeye milleti zorlamayınız. Türkiye'nin sıkıntılarını aşılamayacak ölçüde büyütürseniz tarih sizi affetmez" diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER