Medya
  • 26.8.2018 14:07

TV'deki reklâmlar çocukları alışveriş çılgını yaptı

Başarılı bir reklâmda aranan bir numaralı hususiyet, iradeyi tamamen ortadan kaldırmasıdır. Bir reklâm iradeyi ne kadar sarsıntıya uğratırsa, o kadar başarılı sayılır.

Reklâmın mantığında, insanın zayıf damarını işletmek yer alır. Anneler Günü diye bir gün icat edildiğinde ve siz o gün annenize bir hediye almadığınızda “hayırsız evlât” olduğunuzu düşünmek için elinizde en azından bir sebebiniz var demektir. Reklâmın burada suiistimal ettiği, sizin iyi evlât olma hissinizdir. Her gün tonla reklâm, bu şekilde, insan olarak hepimizin düçar olduğu zayıf yanlarımızı işletip duruyor. Başarılı bir reklâmda aranan bir numaralı hususiyet, iradeyi tamamen ortadan kaldırmasıdır. Bir reklâm iradeyi ne kadar sarsıntıya uğratırsa, o kadar başarılı sayılır. Meselâ siz baba olarak, çocuğunuzun geleceği için ona hesap açmayı kaçınılmaz bir davranış olarak görmeye başladıysanız, reklâm işini layıkınca yapmış demektir. Babalık şefkâtiniz, adına banka denen bir kurumun kâr etmesi için harekete geçirilmiş olmaktır.

REKLAMLARIN BİR NUMARALI HEDEFİ ÇOCUKLAR

Özetle, reklâm iradeyi hedef alır, onu sarsıntıya uğratmak ister. Peki ya çocuklar için durum nedir? Onların iradesi yok ki! İşte, sorun da bu ya. Çocukların iradesi olmadığı için onların duyguları çok daha kolaylıkla bir yöne doğru hareket ettirilebilir. Ne yazık ki çocukların bu özelliği, onları reklâmların bir numaralı hedefi haline getiriyor. Kadınların iki numaralı hedef haline gelmesi de, yine aynı sebepten kaynaklanıyor. Ailedeki iradesi en zayıf üyeden başlayarak reklâmların mesafe alması çok daha kolay.

MARKA TUTKUNU OLUYORLAR

Son yıllarda bu süreç o kadar hızlandı ki, İngiltere’de Ulusal Tüketiciler Birliği’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, 10 yaşındaki çocuklar bile alışveriş hastalığına yakalanıyorlar. Reklâmların ve akranlarının etkisinde kalan pek çok çocuk, bu yaşlardan itibaren alışverişten zevk almaya başlıyor. Yetmiyor, bir de marka tutkunu oluyorlar.

Galiba, yeni bir “tüketiciyi koruma kanunu”na ihtiyacımız var.

Adı ne olur bilmiyoruz ama bu kanun ile meselâ yayınlanan reklâmın hileli yönlerini sms ile bildiren okuyucu yorumları ekranın altından banttan verilebilir. Böylece reklâmın tek taraflı yanıltma politikasına küçük bir dengeleme sağlanmış olur.

İLGİLİ HABERLER