Gündem
  • 30.4.2013 00:42

Uçak kazasında pilotlara suçlama...

İkinci bilirkişi raporunun görüşüldüğü duruşmaya sanıkların ifadeleri damga vurdu. Dönemin Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, "Eğer kaptan pilot bilirkişi raporunda iddia edildiği gibi arızalı ve bakım noksanı bir uçağı uçurduysa 57 kişinin katlinden sorumludur" dedi.

Sanıklardan dönemin Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı ise pilotların zoru başarıp uçağı düşürdüğünü iddia ederek, "Bu kazanın tek nedeni pilotaj hatasıdır" dedi.

30 Kasım 2007 günü Atlasjet'in İstanbul- Isparta seferini yapan World Focus'tan kiraladığı yolcu uçağı, Süleyman Demirel Havalimanı'na inişe geçtiği sırada Keçiborlu Türbetepe Mevkii'nde düşmüş, kazada 7'si mürettebat 57 kişi yaşamını yitirmişti. Kazayla ilgili uçağı World Focus Havayolları'ndan kiralayan Atlasjet'e karşı açılan dava ile kamu davasının birleştirilmesiyle birlikte bugün 19'ncu duruşma Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan dönemin Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, Yardımcısı Oktay Erdağı, Kaptan Pilot Faruk Çağımnı ve teknisyen İsmail Taşdelen katıldı.

İKİNCİ BİLİRKİŞİ RAPORU

Daha önce Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde görevli öğretim üyeleri tarafından hazırlanan ve pilotların asli kusurlu olduğunun belirtildiği bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine, mahkeme yeni bilirkişi heyeti tayin etmişti.

Yaklaşık 8 aylık bir çalışma sonrası Türk Hava Kurumu Üniversitesi'nin pilotaj bölümünde görev yapan Ayhan Akbıyık ve Mustafa Kaya, aynı üniversitede öğretim görevlisi olan Hasan İnce, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan İşgüzar ve Türk Hava Yolları Uçuş İşletme Başkanlığı'nda görev yapan kaptan pilot Kutsal Önder tarafından hazırlanan rapor bir önceki celsede mahkemeye sunuldu.

Raporun incelenmesi için tanınan sürenin ardından bugün görülen 19'uncu duruşmada, rapor üzerine hem müşteki, hem de sanık avukatları tek tek konuştu. Sanıklardan dönemin Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru ve Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı, rapordaki 'Uçağın bu kadar arıza ve eksikle uçmasına izin verilmesi kazanın başlıca nedenidir' yönündeki ibareye şiddetle karşı çıktı.

BİZ Mİ UÇURDUK BİZ Mİ DAĞA ÇARPTIK?

Bilirkişi raporunu reddeden sanık Ali Arıduru, uçağın kapısı kapandıktan sonra tek sorumlunun kaptan pilot olduğunu belirtti. Arıduru, ifadesinde şunları söyledi:

"Teknisyen teslim etmiş, kaptan da teslim almıştır. Zaten konuda burada bitiyor demektir. Eğer uçakta problem var ise bu uçak seyahat boyunca İstanbul, Ankara, Antalya ve Isparta kuleyle irtibat halindeydi. Bu 4 kuleye de acil durum raporu bildirmemişler. Ben sahada çalışan bir denetçi değilim. Biz denetçilerin raporuna göre hareket ederiz. Elimizde uçağın arızalı olduğunu gösterir bir rapor yok. Genel Müdür olarak ben hangi teknik arızayı biliyormuşum da uçağın uçuşuna izin vermişim? Galiba sayın bilirkişiler beni denetçi, teknisyen veya kaptan pilot olarak görüp uçuş izni verdiğim için suçlamışlar. Bu kazanın nedeninin ortaya çıkmasını en fazla biz isteriz. Çünkü bu, Türk Sivil Havacılığı'na atılmış bir lekedir. Biz mi uçurduk o uçağı. Dağa götürüp biz mi çarptık? Eğer bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere gerçekten kaptan pilot arızalı ve bakım noksanı bir uçağı uçurduysa 57 kişinin katlinden sorumludur. Daha önce Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün malum şirketle ilgili tespit ettiği 60 bulgudan bahsedildi hep. 60 bulgunun biri dahi uçakla alakalı değildir. Tamamen idari konulardır."

PİLOTLAR ZOR OLANI BAŞARIP UÇAĞI DÜŞÜRMÜŞLERDİR

Sanıklardan dönemin Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı ise bilirkişi raporunun tamamen ön yargılara dayalı hazırlandığını iddia etti. Pilotların daha baştan uçuşa hatalı başladıklarının savunan Erdağı, şunları söyledi:

"Test edilmesi gereken cihazlar onların sorumluluğunda. Biz her uçuşun başına bir uzman koyamayız. Bu sorumluluk kaptan pilotlara aittir. Kaptanlar yere yaklaşım cihazını bilinçli olarak kapatmışlar. Kaza kırım raporunun 54'ncü sayfasında 8 bin fitten veriler toplanmaya başlıyor 6300 fitte uçak kritiğe giriyor 6100'de dağa çarpıyor. Hanover'in raporunda ekran kapalı olmasaydı pilot bunu görecekti diyor. Ekranın kapalı tutulması bir hatadır. Bu cihaz faal olsaydı uçak kaza yapmazdı iddiası abartılı bir iddiadır. Ama eğer uçakta bu cihaz olmasaydı, biz sorumlu olurduk. Bu uçakta var ve test etmek pilotun görevi. Bilirkişi raporunda bir uçağı düşürmenin uçurmaktan daha zor olduğu belirtilmiş. Evet doğru bu kazada pilotlar zor olanı başarmış ve uçağı düşürmüşlerdir."

TSK'NIN HİYERARŞİK DÜZENİ KOKPİTTEN ÇIKARILMALIDIR

Sağ koltukta oturan ikinci pilotun kontrolü ele geçirip general, sol koltuktaki kaptan pilotun ise teğmen gibi uçtuğunu iddia eden Erdağı, "Dolayısıyla şunu söylemek istiyorum; birçok pilot bana kızacak ama Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hiyerarşik düzeni Sivil Havacılık adına acilen kokpitten çıkarılmalıdır. Bunu dedim diye yarın kıyamet kopacak. Bütün pilotlar üstüme sıçrayacak" diye konuştu.

AYDIN KIZILTAN BASKI YAPIYORDU

Diğer sanıklardan kaptan pilot Faruk Çağımnı da Word Focus Genel Müdürü Aydın Kızıltan'ın kendisine ve pilotlara baskı yaptığını söyledi. Kızıltan'ın pilotlara, 'Uçuş hayatınızı bitiririm' şeklinde sözler sarfettiğini öne süren Çağımnı, "Bu çok kullandığı bir sözdü. Beni eğitim müdürü olmadığım halde prosedürleri yerine getirme amaçlı öyle gösterdi. Yoksa benim imzam yok" dedi.

Duruşmaya katılan sanıklardan İsmail Taşdelen ise mahkemeye yazılı savunma sundu.

AVUKATLAR DA KONUŞTU

Duruşmada önce müşteki sonra da sanık avukatları söz aldı. Müşteki avukatlarından Şehnaz Doğan Yüzer, Şule Doğan ve Mustafa Can Anadolu, sanıkların, 'bilinçli taksir' ve 'olası kasttan' cezalandırılmalarını talep etti. Diğer müşteki avukatları Yaşar Öztürk, Sunay Aydın, Süreyya Yiğitbaşı, Süleyman Sever ve Hakan Koçer ise pilotların zorlamalara ve baskılara maruz kalıp şirketlerin taleplerini reddedemeyecek şekilde çalışmak zorunda bırakıldıklarını kaydetti. Avukatlardan Süreyya Yiğitbaşı bu davanın bu değişik organizasyonun son bulması adına önemli bir yer oluşturacağına dikkat çekti. Yiğitbaşı, Sivil Havacılık'tan şirket yöneticileri ve devlet memurları da dahil birçok ismin temizlenmesi noktasında da davanın önemli olduğunu söyledi.

Sanık avukatlarının büyük bölümü de ikinci hazırlanan bilirkişi raporunun tatmin edici olmayıp suçlu yaratmaya dönük hazırlandığını iddia ederek yeni bilirkişi raporu talebinde bulundu. Mahkeme heyeti müşteki ve sanık avukatlarının bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların bilahare değerlendirilmesi, bir sonraki duruşmada tanıkların dinlenmesi ve yeni bilirkişi istekleriyle ek rapor talebinin daha sonra değerlendirilmesine karar verip duruşmayı 17 Temmuz'a erteledi.

18 SANIK YARGILANIYOR

Uçak kazası davasında dönemin Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, kaza tarihinde genel müdür yardımcısı olan Oktay Erdağı, World Focus Havayolları Genel Müdürü Aydın Kızıltan, firma çalışanları Yavuz Yaşar, İsmail Taşdelen, Fikri Zafer Dinçer, Faruk Çağımnı, Şahin Tufan, Necati Küçük, Sinan Sevinç, Fevzi Yavuz ve Reşat Atalay ile Atlasjet Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ali Ersoy, firma yöneticileri Tuncay Doğaner, Mehmet Şerif Erbilgin, Yavuz Çizmeci, Zeynel Gündoğ ve kazanın olduğu tarihte havalimanında hava trafik kontrolörü olarak görev yapan Hilmi Tülemen sanık olarak 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme' suçundan 2- 15 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

İLGİLİ HABERLER