Medya
  • 20.4.2021 12:17

Uğur Dündar'ın beyni sulandı!.. 128 milyar dolar olsaydı Koronavirüsü yenerdik

Hükümet ekonomi çevreleri ve hatta CHP'li İlhan Kesici bile paranın kaybolmadığını ve Merkez bankasında durduğunu söylese de CHP ve yandaşları algıya devam ediyor..
Bunlardan birisi de Uğur Dündar..

SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, TELE 1’de Anında Manşet programında Merkez Bankası’nın kaybolduğu konuşulan 128 milyar dolarıyla ilgili değerlendirmede bulundu.

Uğur Dündar: 128 milyar dolar harcanmasa pandemiyle baş ediyor olacaktık

Merkez Bankası'nın 128 milyar dolarlık rezervinin, doları 7 liranın altında tutabilmek için sürekli olarak kamu bankalarının eliyle döviz satışı yapılması nedeniyle eridiğini belirten SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, "İktidar o parayı, doları şu rakamda tutacağız diye harcamamış olsaydı, bir kısmını aşıya yatırmış olsaydı, diğer kısmını da tam kapanma nedeniyle mağduriyet yaşayacak olan esnafa ve diğer toplum kesimine dağıtabilmiş olsaydı, bugün biz de pandemiyle baş ediyor olacaktık" dedi.

128 MİLYAR DOLAR TEKERLEMESİ OKUDU

Dündar, açıklamasına tekerleme okuyarak başladı. Dündar, “130’a 2 var. Basamakları üçtür. Onu söylemek suçtur. Acaba rakam kaçtır? 130’a 2 var. Banka adın eyleme. O rakamı söyleme. Savcı geçer eyleme. Demokrasi sözde var. Bankanın hası odur. Dayanmaz ona müdür. İflah olmaz bir huydur. Tek yetkili bizde var. O rakamı demedik. Yasakları delmedik. Parayı biz yemedik. Ülkemizde talan var” dedi.

“128 milyar dolar nerede sorusu 7’den 77’ye her Türk vatandaşının artık zihnini kurcalıyor. Bu ülkenin yurttaşları böyle bir soruyu sormakta yerden göğe kadar haklılar” diyen Uğur Dündar, “O 128 milyar dolar bu milletin parası. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan Merkez Bankası’nın rezerviydi” şeklinde konuştu.

128 MİLYAR DOLAR NEREYE HARCANDI?

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın dürüst bir insan olduğunu vurgulayan Dündar, 128 milyar dolar hakkındaki açıklamasına dikkat çekti. Satır aralarında bazı ekonomistler tarafından itiraf olarak nitelendirilen açıklamalar olduğunu belirten Dündar, 128 milyar doların akıbetiyle ilgili şu yorumda bulundu:

* Sayın Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olduğu dönemde Merkez Bankası doları 7 liranın altında tutabilmek için sürekli olarak kamu bankalarının eliyle döviz satışı yaptı. Bu rezerv büyük çoğunluğuyla o süreçte eridi.

* Faizi artırmayalim, doları da 7 liranın üstüne çıkartmayalım diye Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarının ana gövdesi bu gayretle harcandı.

 “HEM DOLAR KURU HEM DE FAİZ YÜKSELDİ”

* Şimdi şöyle bir sonuca ulaştık. Dolar 7 lirada durmadı. Bugün itibarıyla 8,15’i gördü. Yüzde 19’larda faiz veren bir ülke konumuna girdik. Hem dövizi çarçur ettik, dövizlerimiz buharlaştı hem de maliyeti fevkalade ağır oldu.

* Dolar kuru çok yükseldi, kaçınılan çok yüksek faizi verir duruma düştük. Eğer bu kur durdurma gayreti o şekilde sürdürülmemiş, belli bir faiz artırımına o tarihte gidilebilmiş olsaydı, bunun belki yarısı kadar bir faiz artışıyla dövizin yükselmesi engellenebilirdi. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı da 128 milyar dolar ne oldu şeklinde bir soruya tahvil edilmezdi.

“BU PARA HALKI SAĞLIĞI İÇİN GÖZDEN ÇIKARILMALIYDI”

“Merkez Bankası dövizleri böyle erirken, o tarihlerde gelişmiş ülkelerin çoğu pandemiyi önleyecek tek araç ve silah olan aşı konusunda yatırım ve bağlantılar yaptılar” diye devam eden Dündar, şöyle konuştu:

* Eğer Türkiye harcadığı bu 128 milyar doların diyelim ki 4 milyarını 80 milyonun yüzde 60’ını aşılayabilecek kadar bir bağlantı yapmış olsa, bu parayı halkının sağlığı için gözden çıkarmış olsaydı, bugün biz hem bu 128 milyar dolar nereye gitti sorusunu sormayacaktık, hem de pandemide dünya rekorları kırılmıyor olacaktı. Maalesef bunu çok büyük bir üzüntüyle söylüyorum.

* Başka ülkeler tam kapanmaya giderken Türkiye’de ekonominin izin vermemesi, bunda 128 milyar doların buharlaşıp gitmesi, Türkiye’nin borç bulmakta zorlanması, risk priminin dünya ölçeğinde en yüksek noktalara kadar çıkabilmesi nedeniyle ekonomiyi düşünerek gerçek anlamda bir kapanmaya gidilemedi.

* Hem palyatif tedbirler, kısmi önlemlerle bunun önüne geçilebileceği düşünüldü. Ya da topluma böyle bir mesaj verilerek sanki pandemiyle mücadelede çok büyük bir başarı sağlanmış algısı yaratılmaya çalışıldı.

* Bu büyük sıçramanın bence en önemli etkeni olan Adalet ve Kalkınma Partisi kongreleri ve genel kurul toplantısı lebalep dolu salonlarda yapılarak virüsün bütün Türkiye’de yayılmasının en önemli araçlarından biri oldu.

“PARA HARCANMAMIŞ OLSA PANDEMİYLE BAŞ EDİYOR OLACAKTIK”

İsrail’de nüfusunun büyük bir kısmının aşılanmasıyla açık havada maskesiz dolaşmanın serbest olduğunu örnek gösteren Dündar, “Türkiye coğrafyasının en güçlü ülkelerinden biri. İktidar o parayı, doları şu rakamda tutacağız diye harcamamış olsaydı, bir kısmını aşıya yatırmış olsaydı, diğer kısmını da tam kapanma nedeniyle mağduriyet yaşayacak olan esnafa ve diğer toplum kesimine dağıtabilmiş olsaydı, bugün biz de pandemiyle baş ediyor olacaktık” diyerek değerlendirmesini sonlandırdı.

 

İLGİLİ HABERLER