Medya
  • 11.8.2009 03:06

VAKİT'TEN AYŞE ARMAN'A AĞIR BAŞLIK : PİSLİĞİ GAVURA BULAŞTI

İŞTE O HABER...

Marie Claire dergisinin eski yayın yönetmeni ve Daily Mail moda yazarı Liz Jones, Hürriyet'in yazarı Ayşe Arman gibi tesettüre girerek sokaklarda dolaştı ve sözde tesettürlülerin neler hissettiğini yazdı. Liz Jones de, Arman gibi tesettürlülere ait oluğunu iddia ettikleri hissin tamamen kendi hisleri olduğunu unuttu.



Tesettüre girerek Reina, Nişantaşı ve Fatih Çarşamba'da dolaşan ve izlenimlerini yazı dizisiyle okuyucusuna aktaran Hürriyet yazarı Ayşe Arman'ın, ‘tesettür düşmanlığından' kaşnaklanan hastalığı Marie Claire dergisinin eski yayın yönetmeni ve Daily Mail moda yazarı Liz Jones'a da bulaştı.

Liz Jones, çarşaf giyerek Londra'da dolaştı ve tıpkı Arman gibi tesettürden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Neredeyse tüm görüşleri kesişen her iki yazarın tesettür lehine tek olumlu tespiti ya da itirafı ise “Saygı gördükleri, korundukları ve kendini güvende hissettikleri” oldu.

Mahalle tepkisinden çekindiği için hislerine tercüman olacak haberleri okuyucularıyla “haber kaynağı vurgusu” yaparak buluşturan Vatan, Jones'un haberini “İngiliz gazeteci de mahalle baskısını ölçtü” başlığıyla verdi.
İşte Vatan'ın, Liz Jones imzalı haberde ön plana çıkardığı satırlar:

Türkiye geçtiğimiz haftalarda Hürriyet yazarı Ayşe Arman'ın tesettüre girerek Nişantaşı, Reina ve Fatih Çarşamba'da yaşadıklarını anlattığı yazı dizisini konuşmuştu. İngiltere'de pazar gazeteleri içinde 3 milyona yakın tirajı yakalayan Sunday Mail de dün benzer bir haber yaptı. Gazetenin moda editörlüğünü yapan eski Marie Claire genel yayın yönetmeni Liz Jones, örtünen kadınların neler yaşadığını daha iyi anlayabilmek için 1 hafta boyunca çarşaf giyerek Londra sokaklarında dolaştı. Alışveriş yapan, taksiye binen, arkadaşlarıyla kafede oturan, Hyde Park'ta çarşafla yürüyen Jones, izlenimlerini de dün gazetesinde okuyucularına aktardı. İşte yaşadıkları:

“Nefes alamadım”

- Çarşafı ilk giydiğim an nefes almakta zorlandım. Herkesin dikkati üzerimde gibi geldi. Ama hiç öyle olmadı ve kimse kötü bir şey söylemedi.

- Kafeye gidip kahve istediğimde siparişimi alan kişi hiç tepki vermedi. Ama ben kahveyi yudumlamak isteyince ağzımın yerinde bir örtü olduğunu fark ettim. Alışması çok zor oldu.

- Bir kafede tek başıma otururken bana doğru bağıran bir Arap adam dışında kimseden tepki almadım. O da Arapça bir şeyler söyleyip gitti. Herhalde tek başıma oturmama kızmıştı.

- Taksiciler çarşaflıyken bile bana “darling” (sevgilim) diye hitap etti.

- En yakın arkadaşıma bir kafede randevu verdim ama 3 kez yanımdan geçmesine rağmen beni tanımadı. Sonra gerçeği söyleyince şoke oldu.

“Özgür olmuşsun”

- Arkadaşlarım bunu, “Saç yıkama derdi yok, makyaj yapmak zorunda değilsin. Domuz gribi riskin de yok. Özgür olmuşsun” diye yorumladı.

- Ama ben 1 hafta sonra ilk iş olarak bol makyaj yaptım, straplez bir bluzla en yüksek topuğu giydim. Kendimi ancak bu şekilde dişi hissedebildiğimi fark ettim.

- Hyde Park'ta gezerken örtülü Müslüman kız çocuklarını gördüğümde ise, “Sizin ne hissettiğinizi şimdi çok daha iyi anlıyorum. Erkekler için obje haline gelmiş olmak, marjinalize olmak...” diye düşündüm.

İLGİLİ HABERLER