Virüse yakalanlar yaşadığı dehşeti anlattı

4 dk okuma
Virüse yakalanlar yaşadığı dehşeti anlattı

Hızlı Özet

Doç. Dr. Gümüş:"Dışarıdan insanlara baktığınız zaman bunu çok basit algılayıp, rahat bir şey olduğunu düşünebiliyorlar ama öyle değil. Bulguları çok ciddi hem de herhangi bir insan sizin yüzünüzden hayatını kaybederse bunun vicdani sorumluluğu da çok yüksek. Çok zor, travmatik bir süreç"






KOVİD-19 HASTALARI YAŞADIKLARINI ANLATIYOR - Koronavirüsü yenen öğretim üyelerinden "tedbirlere uyun" çağrısı



- Konya'da eşi, çocukları, anne ve babasıyla Kovid-19'u yenen Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Gümüş ile aynı üniversitenin radyoloji ana bilim dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Hakan Cebeci, bu hastalığı nasıl yendiklerini anlattı

- Doç. Dr. Gümüş:

- "Dışarıdan insanlara baktığınız zaman bunu çok basit algılayıp, rahat bir şey olduğunu düşünebiliyorlar ama öyle değil. Bulguları çok ciddi hem de herhangi bir insan sizin yüzünüzden hayatını kaybederse bunun vicdani sorumluluğu da çok yüksek. Çok zor, travmatik bir süreç"

- Dr. Cebeci:

- "Bir gün hastanede yattım, onun dışında evde geçirdim. 15 gün boyunca tek bir odada yaşadım. Nefes darlığı çektiğim zamanlarda bir ölüm korkusu oluyor. Ondan sonra daha çok korunmaya başladım"



KONYA (AA) - ZEHRA MELEK ÇAT - Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Gümüş ve Radyoloji Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Hakan Cebeci, yakalandıkları yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) üstesinden nasıl geldiklerini anlattı.



Ağustosta daha önce yaşamadığı şiddette bir baş ağrısı, halsizlik ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran Doç. Dr. Gümüş, Kurban Bayramı'nda görüştüğü anne ve babasından da test yaptırmasını istedi.



Eşi, çocukları, anne ve babasının da testleri pozitif çıkan Gümüş, özellikle anne ve babasının sağlığından endişe duydu. Eşi ile çocukları evde tedavi gören Gümüş, anne ve babasıyla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gördü.



Ebeveynleriyle tedavi sürecinde aynı odayı paylaşan Gümüş, onlara moral vermek, psikolojik destek olabilmek için, deyim yerindeyse kendi derdini, hastalığını unuttu, onlara "bir şey olacak" diye günlerce uykusuz kaldı.



Tedavisinin ardından taburcu edilen Gümüş, hastalığın etkisini psikolojik olarak yaklaşık 2 ay üzerinde taşıdı.



AA muhabirine kendisinin ve ailesinin tedavi sürecini anlatan Doç. Dr. Gümüş, Kovid-19 salgını nedeniyle her şeyin değiştiğini, farklı deneyimler kazandıklarını söyledi.



Gümüş, "Biz de kendi adımıza bu deneyimden payımızı aldık. İlk zamanlar işin ciddiyetinin farkında değildik ama süreç içinde gördük ki bu iş sanıldığının aksine daha ciddi bir olay." dedi.



Gümüş, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi olarak Kovid-19 ile mücadelede yeterli teçhizat, donanım ve bilgi birikimine sahip olduklarını vurguladı.



- "Aramızda kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu"



Kovid-19'la mücadelede fedakarca çalışan sağlık ordusunun kendi sağlığının yanında aileleri ve çevreleri için de kaygı duyduğunu ifade eden Gümüş, şöyle konuştu:



"Müdahale ettiğimiz Kovid-19 tanısı almış insanlardan enfeksiyon kapıp sevdiklerimize, markette, sokakta hiç tanımadığımız birine bulaştırıp onun hayatına da mal olabilirsiniz. Bu sadece kendi tedirginliğiniz değil, aynı zamanda sevdikleriniz, toplum için de bir tedirginlik oluşturdu. Bu, bütün sağlık çalışanlarında psikolojik bir baskıya neden oldu. Aramızda kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu. Bu psikolojiyle bütün enerjinizi buna verebilmek, işinize konsantre olabilmek çok zor. Hastaneye gelen herkes Kovid-19 için potansiyel risktir. Buna bakan her doktor, her hemşire, hastanede çalışan her görevli potansiyel risk altındadır."



Eşi ve çocuklarının Kovid-19'u kolay atlattığını ancak anne ve babasıyla uzun süre hastanede tedavi gördüğünden zorluklar yaşadığını dile getiren Gümüş, şöyle devam etti:



"Annem, babam ve ben hastanede beraber yattık. Onlar uyumuyor, evlatları olduğum için, bana bir şey olacak diye, ben uyuyamıyorum 'anne, babama bir şey olacak, ani solunum sıkıntısı olacak, kalp krizi geçirecekler' diye. Ben bu hastalığın nereye gidebileceğini biliyorum ama onlara söyleyemiyorum. Kendinizle alakalı da çok tedirgin etmek istemiyorsunuz. İki ay kadar psikolojisini atlatamadım. Bu çok büyük bir travma. Ailenizi koruma içgüdüsüne giriyorsunuz. Kendinizle alakalı içgüdüleriniz oluyor. Bu hastalığın hem fiziksel hem de psikolojik manada çok ciddi bir travma oluşturduğunu söyleyebilirim. Dışarıdan insanlara baktığınız zaman bunu çok basit algılayıp, rahat bir şey olduğunu düşünebiliyorlar ama öyle değil. Bulguları çok ciddi hem de herhangi bir insan sizin yüzünüzden hayatını kaybederse bunun vicdani sorumluluğu da çok yüksek. Çok zor, travmatik bir süreç."



Herkesin maske, hijyen ve temizliğe dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Gümüş, insanları kalabalık ortamlara girmemesi konusunda uyardı.



- "15 gün boyunca tek bir odada yaşadım"



Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Hakan Cebeci ise soğuk algınlığı gibi başlayan hastalığın çok sinsi bir hastalık olduğuna dikkati çekti.



Hastalığın ilk bir kaç gününde gribal semptomlar yaşadığını anlatan Cebeci, şunları kaydetti:



"İlk 4-5 gün gribal semptomlar oldu. Daha çok kas ağrıları, hafif ateş ve halsizlik oldu. 5'inci günden sonra akciğer tutulumu başladı. Nefes darlığı eklendi. Yaklaşık 4-5 gün kadar da nefes darlığı çektim. Bir gün hastanede yattım, onun dışında evde geçirdim. 15 gün boyunca tek bir odada yaşadım. Nefes darlığı çektiğim zamanlarda bir ölüm korkusu oluyor. Ondan sonra daha çok korunmaya başladım. İki çocuğum var. Eve girerken kıyafetlerimi değiştiriyorum, dezenfekte ediyorum. Çocuklara olabildiğince yaklaşmıyorum."



Tedavisinin ardından testlerinin negatif çıkması üzerine göreve başladığını belirten Cebeci, herkesi tedbirlere uymaya çağırdı.




Bu haber 348 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İstanbul için tarih verildi! Sağanak yağış kaç gün sürecek?
Gündem

İstanbul için tarih verildi! Sağanak yağış kaç gün sürecek?

Balkanlardan gelen soğuk hava Türkiye’yi etkisi altına alırken, uyarılar peş peşe sıralandı. Meteoroloji Uzmanı Adil Tek, İstanbul’da 3 gün boyunca sağanak etkisinin süreceğini belirterek “Cumartesi, pazar yağış artık etkisini kesiyor ve sıcaklıklar artacak” dedi. Tek, eylülün 20'sinden sonra yeniden havaların serinleyeceğini belirtti. Öte yandan Ankara Valiliği ise yarın kentte şiddetli sağanak beklendiğini açıklayarak uyardı.

Habervitrini13514 Görüntüleme
İçinde para dolu valizler görüntülerinin yer aldığı İmamoğlu'nun güvenlik kamerasını kim söktü
Gündem

İçinde para dolu valizler görüntülerinin yer aldığı İmamoğlu'nun güvenlik kamerasını kim söktü

Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025'te gözaltına alınmış; içinde para taşındığı iddia edilen valizlerin görüntülerini içerdiği belirtilen güvenlik kamerası görüntüleri şaibeli biçimde yok edilmişti.

Habervitrini10033 Görüntüleme
HÜRKUŞ-II envantere giriyor
Gündem

HÜRKUŞ-II envantere giriyor

Türk savunma sanayisinin geliştirdiği HÜRKUŞ-II, Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girmeye hazırlanıyor. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, HÜRKUŞ-II ve HÜRJET'in uçuşlarına katılırken, Görgün HÜRKUŞ-II'nin son testlerinin tamamlandığını ve ilk uçakların kısa süre içinde teslim edileceğini açıkladı.

Habervitrini13551 Görüntüleme
Türkiye'den Husilere sert tepki.. Alçakça saldırı
Gündem

Türkiye'den Husilere sert tepki.. Alçakça saldırı

Dışişleri Bakanlığı'ndan Husilerin Mekke şehrini hedef alan İHA saldırısına ilişkin yapılan açıklamada, 'Suudi Arabistan’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve güvenliğine olan desteğimizi teyit ediyor; Suudi Arabistan’la dayanışmamızı bir kez daha vurguluyoruz. Bölgesel istikrarı ve güvenliği de tehdit...

Habervitrini12835 Görüntüleme