Asayiş
  • 8.8.2020 11:07

Yatak odasından bir trilyon çıkan rektör girmediği 539 ameliyatın parasını mı aldı?

YÖK, Selçuk Üniversitesi eski rektörü Prof. Süleyman Okudan’ın, ‘girmediği 539 hayali ameliyatı üzerine yazdırarak döner sermayeden para aldığı’ iddialarına soruşturma başlattı. Okudan suçlamaları, “İmzasız mektuplarla suçlanıyorum. Bunlar FETÖ taktiği” sözleriyle reddetti.

Eski Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Süleyman Okudan hakkında ...

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Denetleme Kurulu’nun hazırladığı raporda, Selçuk Üniversitesi eski rektörü ve şu anda üniversitenin Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Süleyman Okudan’la ilgili “ameliyat yapmamasına rağmen bölümdeki hocaların yaptıkları ameliyatları ve işlemleri kendi üzerine yazdırarak göz kliniği üzerinden haksız kazanç elde ettiği, işlem kat sayısı daha yüksek olduğu için devletin çifte zarara uğratıldığı” iddiaları olduğuna dikkat çekildi.

‘İZAHA MUHTAÇ’

28 Nisan 2020’de YÖK’e sunulan raporda, “Prof. Dr. Okudan’a ait yıllık performans ödemesi yapılan ameliyat sayısı ile ameliyat defterinde adına kayıtlı ameliyat sayısı arasındaki farkın 539 ameliyata kadar yükselmesi, dikkat çekici ve izaha muhtaç bir durum” denilerek, soruşturma açılması istendi. Raporda ayrıca, “Prof. Dr. Okudan’ın göz bölümünde terör estirerek, kendisine karşı çıkan hocalara mobbing uyguladığı” yönündeki iddialarla ilgili olarak, “hastanede bir husumetin söz konusu olduğu, bunun mobbing boyutuna ulaşıp ulaşmadığının netleşmesi içinde soruşturma yapılması gerektiğine” dikkat çekildi. Raporun ardından YÖK, Okudan ile ilgili soruşturma izni verdi.

‘BUNLAR FETÖ TAKTİĞİ’

Eski rektör Prof. Dr. Süleyman Okudan, Hürriyet’e hakkındaki suçlamaların asılsız ve iftira olduğunu belirterek şunları söyledi: “İsimsiz, imzasız mektuplarla suçlanıyorum. Kimin yaptığını da biliyorum, bir rektör yardımcısı ile bir öğretim üyesi yapıyor. İsimsiz, imzasız mektupları 7 farklı kuruma göndermişler. Bunlar FETÖ taktiği. Bu kişilerle ilgili Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundum. Savcılık soruşturma başlattı. Yapılan ameliyatlarda veya işlemlerde yanlış bir şey yok. Bütün üniversitelerde gönüllülük esasına göre bir havuz sistemi var. 5 bin küsur ameliyat yapılmış. Benim adıma yazılı ameliyat sayısı da doğal. Bütün üniversite hastanelerinde aynı sistem var. Ortada ne bir suç ne de suçlu var. Her yıl Sayıştay denetiminden geçiyoruz.”

HÜRRİYET

Prof. Dr. Süleyman Okudan, sağlık kontrolü için getirildiği hastanede yatak odasında çıkan 1 milyon YTL için "benim kendi param" açıklamasını yaptı.

SÜ rektörü dahil 16 kişi tutuklandı - Son Dakika Flaş Haberler

Konya'da Okyanus Şirketler Grubu'na yönelik düzenlenen "Final" operasyonunun üçüncü dalgasında çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, sağlık kontrolü için getirildiği hastanede, yatak odasından çıkan 1 milyon YTL'lik euro ve dolar için "Benim kendi param" dedi. Rektör Okudan ile birlikte gözaltına alınan 34 şüpheli hastanede tekrar sağlık kontrolünden geçirildi. 

Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Okyanus Şirketler Grubuna yönelik düzenlenen "Final" operasyonu kapsamında gözaltına alınan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan'ın, Meram ilçesi Eğitim Fakültesi Kampüsü'nde bulunan ve Rektörlük Lojmanı olarak kulanılan villada yapılan detaylı aramada yatak odasında çıkan 1 milyon YTL değerindeki euro ve dolara el konulmuştu. Yatak odasındaki çekmecelerde saklanan yaklaşık 1 milyon YTL tutarındaki paraya, rüşvet parası olduğu iddiasıyla el konulduğu bildirildi. Rektör Süleyman Okudan, gözaltına alındığı 33 kişiyle birlikte Konya Numune Hastanesi'ne getirilerek tekrar sağlık kontrolünden geçirildi.

 Sağlık kontrolünün ardından hastane çıkışında gazetecilerin yatak odasından çıkan paranın kime ait olduğu sorusu üzerine Okudan, "Benim kendi param" açıklamasını yaptı. Soruların devamının gelmesi üzerine Rektör Okudan, "Çocuklar sonra konuşacağız. Bakın ben soruların cevaplarını veriyorum. Sonra sizlerle de konuşacağız" dedi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından otobüsüne bindirilen Rektör Süleyman Okudan ile birlikte gözaltında bulunan şüpheliler KOM Şubesi'ne götürüldü.
 

'FETÖ'cüler Süleyman Okudan döneminde Hukuk Fakültesini ele geçirdi'

Örgütün, Selçuk Üniversitesindeki yapılanmasına yönelik davada, 12'si tutuklu 25 sanığın yargılanmasına, tanıkların ifadeleriyle devam edildi

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Selçuk Üniversitesindeki (SÜ) yapılanmasına yönelik davada, aralarında meslekten ihraç edilenlerin de bulunduğu 12'si tutuklu, 25 sanığın yargılanmasına tanıkların dinlenmesiyle devam edildi.

Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, sanıklar, müştekiler, yakınları ile avukatlar katıldı.

Tanıklardan SÜ Öğretim Üyesi Ş.A, yaklaşık 30 yıldır üniversitede görev yaptığını, 20-25 yılının FETÖ yapılanmasıyla mücadele ederek geçtiğini söyledi.

FETÖ'nün üniversiteyi ve özellikle hukuk fakültesini ele geçirme gayretine şahit olduğunu belirten Ş.A, "Eski Rektör Abdurrahman Kutlu döneminde istedikleri ölçüde yapılanamadılar ancak sonraki Rektör Prof. Dr. Süleyman Okudan döneminde bunu başardılar. Okudan'ın görevde olduğu 4'üncü yıl, ben FETÖ'nün üniversiteyi ele geçirmek için neler yaptığını gördüm ve YÖK'e başvurdum." ifadelerini kullandı.

Şikayet başvurusunun sonuçsuz kaldığını anlatan Ş.A, şöyle devam etti:

"2007 yılında, kimsenin onlara laf söyleyemediği, çekindiği yıllarda şu anda firari olduğunu bildiğim Sami Karahan'ın, Fetullah Gülen'in sağ kolu olduğunu söyledim. Ben '4 yıl daha böyle giderse, Selçuk Üniversitesi FETÖ'nün özel okullarından farksız hale gelecektir' dedim. YÖK, o dönem müfettiş göndermeyerek bir hukuk cinayetine imza attı. Bir yıl sonra Rektör Okudan'a incelenmesi üzere dosya gönderdiler. Onlar da tabii olayın üzerini kapattı."

Okudan'ın ve ardından göreve gelen Hakkı Gökbel'in, FETÖ'nün desteğiyle rektör seçildiklerini savunan Ş.A, o dönem özellikle Mimoza Yayın Şirketi ortakları ve üyelerinden oluşan bir grup akademisyenin, üniversite içinde önemli görevlere atandığını ifade etti.

- "Dar alanda kısa paslaşmalar yaptılar"

FETÖ'cü akademisyenlerin özellikle anabilim dalı başkanlığı, bölüm başkanlığı ve dekanlık kadrolarını ele geçirdiğini ileri süren tanık Ş.A, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Belli bir ekip, dar alanda kısa paslaşmalar yaptılar. Böylece üniversiteye yüksek lisans, doktora, asistan alımlarında etkin rol oynadılar. FETÖ'cü olmayan ama ALES puanı, dil puanı yüksek olan başarılı öğrencileri, yazılı veya sözlü sınavlarda düşük puan vererek elediler. Ayrıca sadece yüksek lisans, doktora alımlarında değil, lisans öğrencilerine de derslerde ayrımcılık yaptılar. Bazı öğrenciler, 'Biz çalışıyoruz yüksek not alamıyoruz ancak cemaat evlerinde kalanlar yüksek notlarla geçiyor' söyleminde bulunuyordu."

 


 


 

İLGİLİ HABERLER