Medya
  • 30.3.2009 14:52

YAZARLAR SEÇİM SONUÇLARINI İŞTE BÖYLE DEĞERLENDİRDİ

Yerel seçimlerde kim kazandı, kim kaybetti? Köşe yazarları dün yapılan yerel seçimleri son gelen sonuçlara göre değerlendirdi.

Hürriyet'ten Tufan Türenç'e göre AKP'de erime başladı, Zaman'dan Bülent Korucu'ya göre ise AKP gaza geldi. Sabah'tan Mehmet Barlas DTP'nin sivrilişine dikkat çekerken, Milliyet'ten Can Dündar ise seçimden çıkarılacak dersleri listelemiş ve Erdoğan'a seslenmiş...

İşte köşe yazarlarının yazılarından sizler için seçtiklerimiz...

“Bi daha da gitmem seçime...” (Can Dündar - Milliyet)

Birkaç ders de başkalarına:

CHP, akıllıca davranarak bu kez seçim kampanyasını laiklik değil, yolsuzluklar üzerine kurdu. “Şeriat geliyor” feryadı, son iki seçimdir AKP’nin ekmeğine yağ sürüyordu. Muhtemelen Deniz Feneri dosyası, “Türkiye laiktir” sloganından da, çarşaf açılımından da çok daha etkili oldu. CHP, milliyetçi söyleminin bedelini ise Güneydoğu’da sıfırlanarak ödedi.

Bir mesaj da askere:

Geçen seçimin hemen arifesinde gelen bir e-muhtıra, tepki oyları oluşturarak AKP’yi hak etmediği bir zafere götürmüştü. Bu kez asker sustu. Ödünç verilen tepki oyları da gerçek sahiplerine döndü. Siyaset normalleşti.
İlk sonuçları değerlendiren Erdoğan, bu sonuçtan ders almışa benziyordu; dileriz uzlaşmanın önemini anlamıştır.

Sırf bu bile, anayasa paketinin Meclis’e gelmesinden önce önemli derstir.
İki muhalefet partisinin toplam oyu iktidar partisine eşitlendi.
Yarından itibaren Türkiye erken seçimi konuşmaya başlar.
Erdoğan koltuğundan kalkıp “Bi daha da gitmem seçime” dese yeridir.


AKP’de erime başladı (Tufan Türenç - Hürriyet)

AKP’de bir erime olduğu görülüyor. Bu erimenin genel seçime doğru daha da hızlanacağını tahmin etmek yanıltıcı olmaz. İktidarın yanlışlarından dönmeyi bile kendine yediremeyen aşırı güveni...

Dünya ekonomisindeki tatlı baharın sona ermesi ile AKP’nin yelkenlerini dolduran dış kaynaklı rüzgárların kesilmesi. Yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk ve talan... İşte bu etkenler AKP’nin erime sürecini başlattı. Sanırım Tayyip Bey ve arkadaşları, bizi kimse yıkamaz, biz ülkeyi istediğimiz gibi yönetiriz pervasızlığını bırakırlar. Bunu yapabilirlerse Türkiye rahatlar, yoksa yıkılmaları hızlanır.

AKP dolduruşa geldi (Bülent Korucu - Zaman)

AK Parti muhalefetin de dolduruşuyla başarı çıtasını çok yükseğe koydu. Aslında daha mütevazı hedefler seçmeliydi. Ekonomik kriz yaşanan bir atmosferde iktidar partisi daha realist davranmalıydı. Krizin seçmenin tercihindeki belirleyicilik kestirilemedi. Büyük oy depoları olan çiftçi ve esnafa Ziraat ve Halk bankaları eliyle sağlanan kolaylıklar son günlere bırakıldı. Bilginin tabana yayılış hızındaki yavaşlık öngörülemedi. Kürtçe açılımları Güneydoğu'ya tam anlatılamadığı gibi batı bölgelerindeki tepkinin nabzı tutulamadı.

Yerel seçimlerde aday isimleri yeterince önemsenmedi. Parti rüzgârının adayları sürükleyebileceği düşünüldü. Kaybedilen birçok yerde muhalefet parti ile değil, isimlerle yarıştı. Teşkilatlar yeterince çalışmadı, Genel Başkan Erdoğan'ın performansına sığınıldı. Tek bir mitingle lideri yapacağı ancak bu kadar olabilirdi. Ak Parti'nin 22 Temmuz'da aldığı yüzde 47'de 27 Nisan muhtırası ve 367 krizinin payı hep söylendi. Ancak şimdi o pay düşülerek değerlendirme yapılmıyor. AK Parti de bunu göz ardı ediyor. Her şeye rağmen yüzde 40'lar da sabitlenmiş oy oranını başarı olarak anlatmak mümkünken kendini zora koştu.

Seçim dersleri (Taha Akyol - Milliyet)

AKP’nin oylarında muhafazakârlık faktörü önemlidir. Türkiye ortalamasının üstünde oy aldığı yerler, muhafazakâr yörelerdir. CHP bu kültürel duvarı aşarak AKP’den pek oy koparamadı; kopan oylar MHP ve SP’ye gitti. CHP son türban açılımı gibi girişimlerle bu duvarı aşmak istemişti ama Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, “Geç kalındı, vatandaş seçim yatırımı zannetti, çok inanmadı.”

Ama Kılıçdaroğlu inandırıcı olduğu için CHP’nin oylarını artırdı. Bu da gösteriyor ki politikada yeni yüzler çok önemli. CHP artık bu seçimlerden bari ders alarak kültür ve hayat tarzı kavgasını bırakıp yeni yüzlerle özgürlükçü bir sosyal demokrat partiye dönüşmeli, yoksa iktidar alternatifi haline gelmesi zor gözüküyor.

MHP, Ankara’da Mansur Yavaş’ın seçimleri kaybetse de niye yüksek oy aldığını iyi düşünmeli: Bir parti için ideoloji yetmez, vatandaşta icraat ve hizmet umudu da oluşturmak lazım.

Başbakan da artık öfkeli, kızgın, kavgacı tutumunu seçim meydanlarında bırakmalı, devlet adamından beklenen olgunluğu göstererek dört elle ekonomiye sarılmalıdır.

Belki bu seçimlerin en önemli sonucu, Kürt milliyetçiliğinin oy tabanının genişlemiş, ‘bölge’ görüntüsünün güçlenmiş olmasıdır ki çok ciddi bir alarmdır bu, soğukkanlılıkla düşünülmeli...

DTP Gerçeği (Mehmet Barlas - Sabah)

Bu durumların değişik dönemlerde değişik partiler arasında aynen tekrarlanmasını defalarca yaşadık.
Artık bilmemiz gereken ek bir gerçek var.
Türkiye'nin 4'üncü büyük partisi DTP...
Türkiye'de demokratik siyasetin geleceğine dönük hesapların "Kürt realitesi" dikkate alınmadan yapılması artık mümkün değil.


Bu genel yerel seçim sonuçları bunu iyice kanıtlıyor.
Evet... Bir seçim daha yaptık hepimiz.
Önemli olan bu seçimde yine demokrasinin kazanmış olmasıdır.
Halk iradesinin yönetimleri belirlemesine öylesine alıştık ki, bunun dışındaki bir düzeni artık düşünemiyoruz.

Kabine revizyonu olabilir (İsmail Küçükkaya - Akşam)

30 Mart tarihi Türkiye için uzlaşma arayışının başlangıcı olacaktır. AKP'de bugünden itibaren sıkıyönetim başlayacak, söylem ve politikalarda değişiklikler yaşanacaktır. Aday belirlemelerdeki hataların bedelini muhtemelen bazı milletvekilleri ve teşkilatlar ödeyeceklerdir. Ayrıca güç tazeleme bakımından kabine revizyonu da gündeme gelecektir.
Emin olun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu kadar yoğun mesai harcamasa sonuç biraz daha kötü bile çıkabilirdi.

İLGİLİ HABERLER