Gündem
  • 29.11.2020 14:19

Yılmaz Özdil Atatürk’ü Arapça bile pazarlamış!

Dünkü “Katar” başlıklı köşe yazısında “haşa’tül küre-i muazzama, perde’tül fitne, beleş-i fir’kayme, sine-i üryan’ül velimelvekil, cenabet’ül tenzih-i ricat ve deff-i fıskiyye” gibi Arapça kavramlar kullanıp kurduğu uyduruk cümlelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kardeş Katar devleti ile ilişkisini aşağılamaya çalışan Yılmaz Özdil’in, geçtiğimiz yıl, “Atatürk beyaz leblebiyi çok severdi” kitabını Araplara sattığı öğrenildi.

Villasının kaçak bölümleri yıkıldıktan sonra depresyona girerek bir dönem yazılarına ara veren Yılmaz Özdil’in, geçtiğimiz yıl 5’incisi düzenlenen Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuar’ında kitabını BAE, Suriye, Mısır, Fas, Tunus ve Libyalı Araplara pazarladığı ortaya çıktı. Köşe yazılarında sık sık Arapları, “ihanetle” suçlayan Yılmaz Özdil’in, sırf daha fazla para kazanmak için Mustafa Kemal kitabını tercüme ettirerek kitap fuarlarında Araplara satmaya çalışması ise “ilkesizlik” olarak yorumlandı.

Satışın kralı Özdil’de

Seküler cenahın gözde yazarı, ergen solcuların bir numaralı gazetecisi Yılmaz Özdil’in adı, gün geçmiyor ki yeni bir skandala daha karışmasın. Mustafa Kemal’in ismini kullanarak, kemalistlerin ceplerini hortumlayan ve hiçbir etik kaygı taşımayan Özdil’in paradoksları dikkatlerden kaçmıyor. Dünya çapında yatırımları olan Katar’ın Türkiye ile müşterek ticari faaliyetler yürütmesini ‘satış’ olarak nitelendiren ve iğrenç bir algı operasyonuna imza atan Özdil’in, ‘Mustafa Kemal’ kitabını bile Arapça’ya tercüme ettirerek satışa sunması zihniyetinin kirliliğini gözler önüne serdi. 1881 adet kitabı, tanesi iki bin 500 liradan satarak büyük bir vurguna imza atan Özdil ‘satış’ işini enternasyonal bir boyuta taşımış.

Araplara kitap satmış

Geçtiğimiz yıl Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı’nda Özdil’in ‘Mustafa Kemal’ kitabının Arapça tercümesi raflarda yer almış. Satışı katlamak ve cebini doldurmak için ise kitabın ilk sayfasına ‘Arapça nüsha’ ifadesini ekleyerek büyük bir yüzsüzlük örneği sergilemiş. Katar’ın yatırımlarıyla dalga geçme küstahlığında bulunan Özdil’in Arapların parasından medet umması da manidar bulundu. Her fırsatta ‘Araplar bizi arkamızdan vurdu’ yalanını dillendiren Özdil’in, iş para kazanmaya geldiğinde farklı bir tavır takınması ise Türk basın tarihine trajikomik bir vaka olarak geçti.

 Zekeriya Say  İstanbul

YENİ AKİT

İLGİLİ HABERLER