Medya
  • 15.4.2019 01:00

YouTube'un sonu mu geliyor?

Televizyonun yerini alacağı düşünülen YouTube, bir türlü krizlerle başa çıkamıyor. Hem kanal sahiplerinin hem de izleyicilerin bu büyük platformdan beklentisi çok. Fakat platform, kendi kendini zora sokuyor ve gelir paylaşımı gibi konular nedeniyle çalkalanıp duruyor. 

İnternetin televizyonu, televizyonun interneti

YouTube ortaya çıkıp internet kültürüne sağlamından bir takla attırdığı an, "İnternetten televizyon doğuyor. İzleyici artık gerçekten izlemek istediği şeyi izleyecek" denildi.

Bu düşünce pekala doğru, epey süre de aynı düşüncenin etkisiyle yaşayıp gittik.

'Kişisel televizyon' izlenimini yıktı

Fakat YouTube büyüdükçe, içerik üreticilerinin sayısı arttıkça, izleyici kitlesi genişledikçe, platformun politikaları tuhaflaştı.

YouTube'a içerik üreten kanal sahiplerine göre, platform için kanallar gittikçe anlaşılmaz bir pozisyona gelmeye başladı.

Yayıncılar, artık YouTube'da bulunmakla bulunmamak arasında bir fark kalmadığını söylüyor.

Yayıncılar nelerden şikayetçi?

Dünyanın her yerinden YouTube yayıncıları, aşağı yukarı aynı şeylerden şikayetçi: Gelir paylaşımındaki karmaşa, telif konusundaki ucu açık karar ve kurallar, görünürlük kısıtlamaları ve yasaklanacak şeylerin yasaklanmaması. 

Tüm bunlar, YouTube'un geleceğinde ciddi rol oynuyor, yayıncılar "Başka bir yer olsa gideceğiz" diyor.

Büyük tepki çekiyor

YouTube, reklam gelirlerini yayıncılarla paylaşırken, kanal sahiplerine göre adaletsiz davranıyor ve aslan payını kendisi alıyor.

Söylenenlere göre, yüzde 10 kadar bir reklam geliri yayıncılara veriliyor.

Oysa içerik, yayıncılardan çıktığı için, yayıncı olmasa reklam da yok.

Bu, tepki çeken en büyük sorun.

Neyin izleneceğine kim karar veriyor?

Öte yandan, öne çıkarılan videoların ne olacağı, anasayfada ve trendlerde görünecek videoların nasıl belirlendiği gibi soru(n)lara YouTube cephesinden belirgin cevaplar gelmiyor.

Yayıncılara göre YouTube, her ülkeden belli başlı kanalları sürekli öne çıkarıp geri kalanını kaderine terk ediyor. Bu da 'eşitlikçi' yapının bozulmasına yol açıyor.

YouTube'dan net cevaplar gelmedikçe de soru işaretleri yerini, "Kesin böyle" gibi yargılara bırakıyor.

Sorulara yeterli cevabı veremiyor

YouTube'un kanal sahiplerini Multi Channel Network'lere (birden çok kanalın videolarını dağıtan, izletmekle sorumlu şirketler) bu şekilde mahkum ettiği, kanal sahiplerinin gelirlerini Multi Channel Network'lerle de paylaşarak gittikçe düşen gelirlerle bu işi yapmak zorunda kaldığı da ifade edilenler arasında.

Güçlü bir MCN ile çalışmazsanız, videolarınızın izlenirlik kazanması neredeyse mümkün değil.

Bir MCN ile çalışmak için ise, gelirinizi onlarla paylaşmanız gerekiyor.

Yeni platform arayışları

YouTube'a içerik üreten ve aradan sıyrılamayan neredeyse tüm yayıncılar aynı şeyi söylüyor: "YouTube gibi başka bir platform bulsak, gideceğiz."

Kendi kaderini de yayıncısının ve izleyicisinin kaderini de günlük kaygılarla kurban ettiği söylenen bir platformun sürdürülebilirliği, bu nedenle tartışılıyor.

Evet, arkasında Google olduğu için ciddi bir tekel YouTube... Bu nedenle, elbette bir günde çökemez. Fakat, yıllarca zirvede tek başına olan SnapChat'in ufak bir Instagram güncellemesine kurban gittiğini de unutmamak gerek.

ABD'nin büyükleri bile şikayetçi

Dünyanın en çok takipçiye sahip olan YouTube kanalları da aşağı yukarı aynı şeylerden şikayetçi. Mesela Pewdiepie adıyla Türkiye'de 30 bin aboneye sahip bir kanal, YouTube'un aynı konularda kendilerine haksızlık yaptığını düşünüyor.

Yani sorun evrensel. İzleyici, "Burada bir hata var" dediği anda YouTube'a karşı alınan tavır, kitlesel bir aksiyona dönüşebilir.

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER