Gündem
  • 31.10.2012 22:42

"Zinacı üniversiteliler" Mardin'i karıştırdı!..

Mardin'deki üniversite öğrencileri Günlüoğlu'na tepki gösterirken şehirdeki bazı dernekler Yeşilay Başkanı'na tam destek verdi.

YEŞİLAY Cemiyeti Mardin Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu'nun, "Üniversiteli gençler Mardin'e ahlaksızlık getirdi" sözlerine, kentteki akademisyenler, ünversite öğrencileri ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinden büyük tepki geldi. Üniversite öğrencisi Nesrin Kapazan, "Albert Einstein, 'Önyargıları yıkmak atomu parçalamaktan daha zordur' demiş. Günlüoğlu'nun bu söylemi üniversite öğrencileri ve kadim Mardin halkları arasında kin, nefret ve düşmanlığa sebebiyet verecek bir söylemdir. Zerre kadar doğruluk payı olmayan bu açıklama ile üniversite öğrencileri hedef gösterilmiştir" dedi. Amacının şehirde yayılmaya başlayan ahlaki çöküntüye dikkat çekmek olduğunu belirten Günlüoğlu ise sözlerinin arkasında olduğunu söyledi.  Dost- Der Başkan Yardımcısı Mehmet Arasan ise Günlüoğlu'na destek çıktı.

Yeşilay Cemiyeti Mardin Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu'nun, "Artık kız- erkek gençlerimiz özgürlük ve medeniyet adına el ele, kol kola, sarmaş dolaş, uluorta gezmeye, gün ortasında herkesin önünde hayasızca sevişmeye başladı. Büyükşehirler Ankara, İstanbul ve İzmir'deki gençler arasındaki hayasızlık manzaraları Mardin'de de sık sık görülmeye başlandı. Gençlerimiz her geçen gün bu işi ilerletmeye başladı. Artık bir kısım gençlerimiz kız- erkek parklarda, çimenler ya da banklar üzerinde uzanarak işi öpüşerek sevişmeye kadar götürdü" şeklindeki sözleri, kentte büyük tepkilere yol açtı.

Akademisyenler, üniversite öğrencileri, Eğitim-Sen yetkilileri ile bazı siyasi parti ve sivil temsilcileri Günlüoğlu'na tepki gösterirken, bazı muhafazakar sivil toplum örgütü temsilcileri ise destek açıklaması yaptı.

'MANEVİ ÇÖKÜNTÜ, ÖĞRENCİLERİN ÖPÜŞMESİ DEĞİL, SOSYAL ADALETSİZLİKTİR'

Eğitim- Sen Şubesi Üniversite Temsilcisi Ayşe Küçükkırca, öğrencilerin kente ahlaksızlığı getirdiği yönündeki açıklama ve suçlamalara son verilmesini isteyerek, şunları söyledi:

"Öğrencilerimize ve onların üzerinden topluma dayatılan her türlü zora karşı olduğumuzun altını çiziyoruz. Kente ahlaksızlık getiren ve manevi çöküntü oluşturan unsurlar, öğrencilerin öpüşmesi değil, sosyal adaletsizliklere olan duyarsızlıktır. Nasıl ki öğrenciler namaz kılmakta, başlarını örtmekte özgürlerse, tercihlerinde, sevgilerini ve kızgınlıklarını istedikleri şekilde göstermekte de özgürdürler. Öğrencilerin kentte bir külfet ve yozlaşma unsuru olarak ötekileştirilmelerinin yerine, onların kentle etkileşim içinde kendilerine bir yaşam alanı oluşturarak kent yaşamını sosyal, kültürel ve siyasi açılardan canlı tuttuklarını unutmamak gerekir. Üniversite kurumu her ilde olduğu gibi Mardin'de de gençler aracılığıyla yenilik, dönüşüm, özgürlük ve demokrasinin çıkış noktalarından biri olmuştur. Eğitim-Sen Mardin Şubesi, üniversite temsilciliği olarak genç bireylerin her konuda kendi kararlarını verebilmelerini savunmaktayız. Cinsel özgürlük, ekonomik özgürlük, siyasi ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü bu özgürlüklerden yalnızca bir kaçıdır."

'ÖZGÜRLÜK, BİREYİN KENDİ İRADESİ İLE YAPTIKLARINA SAYGI DUYMAKTIR'

Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü öğretim üyesi Mehmet Dinç, Mardin'in hoşgörü kenti olduğunu hatırlatarak, "Dört dilin, üç inancın ve farklı etnik yapıda insanları birarada barındıran ve 'Hoşgörü kenti' olarak adlandırılan Mardin'de üniversite, bilimsel ve demokratik eğitimin yapıldığı yerdir. Bahsi geçen talihsiz beyanda olduğu gibi, Mardin bir tehlike ile karşı karşıya değil, her gün daha fazla gelişim ve ilerici bir rotaya doğru girdiği inancındayız. Özgürlük, kime, nerede, ne yapacağını söylemek değil, bireyin kendi iradesi ile yaptıklarına saygı duymayı gerektirir. Bu konu bağlamında, yapılan talihsiz beyanların, üniversitenin gelişimi ve öğrencilerin özgürlükleri konusunda sorgulanamayacak kadar küçük bir etki yarattığını da buradan kamuoyuna saygıyla duyururuz" diye konuştu.

'ÖNYARGILARI YIKMAK ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR'

Artuklu Üniversitesi öğrencisi Nesrin Kapazan da Albert Einstein'ın bir sözü ile Yeşilay Şube Başkanı Günlüoğlu'na tepki göstererek, "Önyargıları yıkmak atomu parçalamaktan daha zordur. Günlüoğlu'nun bu söylemi üniversite öğrencileri ve kadim Mardin halkları arasında kin, nefret ve düşmanlığa sebebiyet verecek bir söylemdir. Zerre kadar doğruluk payı olmayan bu açıklama ile üniversite öğrencileri hedef gösterilmiştir. Tek bir üniversiteli öğrencinin sözlü veya fiziki saldırıya uğraması halinde bunun sorumlularının kim olacağı bariz bir şekilde ortadır. Günlüoğlu açıklamasında, 'el ele, kol kola, sarılarak, dudak dudağa' fillerini zinaya kadar götürmüş. 22 yaşındayım bu sıralamayı bu kadar iyi bilmiyorum" diye konuştu.

'N.Ç.'YE TECAVÜZ EDENLER ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ MİYDİ?'

Antropoloji Bölümü öğrencisi Hüseyin Dağ ise Mardin'de onlarca kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç. adlı kızı örnek olarak göstererek, şöyle konuştu:

"Ey Günlüoğlu; Sen medeniyetler şehri olan bu şehirde, medeniyetin eşiğinden bile geçememişsin, görünen köy uzakta değildir. Öyle bahsettiğin gibi İzmir, Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere bakmaya gerek yok. Burada Mardin'de yanı başımızda N.Ç. adlı kız çocuğuna onlarca kişi tecavüz etti. Ve bu kişilerden hiçbiri üniversite öğrencisi değildi. Hepsi bir yerlerde müdür ve yöneticiydi. Yıllardır bölgemizde savaşanlar varken, buna güz yumup, sessiz kalınıp, sevişenlerin senin gözüne batması ayrı bir ironidir. Üniversite öğrencilerine yönelik bu açıklama ortaçağ zihniyetinin özlemini dile getiren bir açıklamadır. Mardin Artuklu Üniversitesi, Nisibis Akademisi'nin temelleri üzerinde kurulmuş kısa zamanda Mardin'de kısa sürede çağ atlatmış bir üniversitedir."

Artuklu Üniversitesi Öğrenci Temsilcisi Narin Temel de Mardin'in örf ve adetlerini çok iyi bildiklerini belirterek, Günlüoğlu'nu iddialarını kanıtlamaya çağırdı.

'MARDİN'DE YOZLAŞTIRMA SİSTEMLİ OLARAK YAPILIYOR'

Yeşilay Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu'na destek olduğunu belirten Mardin Dostluk Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (Dost-Der) Başkan Yardımcısı Mehmet Arasan ise "Mardin ilimizde özellikle son yıllarda ahlaki yozlaştırma ile ilgili birçok program ve etkinlik yapılmaktadır. Bunların bilinçli, sistemli bir şekilde yapıldığına inanıyoruz. Daha önce de medrese de yapılan defile gibi bu tür etkinliklere sivil toplum örgütleri olarak tepkimizi koymuştuk. Bu konuda son olarak Yeşilay Cemiyeti'nin yaptığı bu açıklamaya destek veriyor ve katılıyoruz. Bizi çağı okuyamamakla suçluyorlar. Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Ne üniversiteye karşıyız ne de Mardin'in gelişmesine karşıyız. Bunlar yapıldığında halkımızın hassasiyetlerinin dikkate alınması lazım" diye konuştu.

Hemşirelik Bölümü öğrencisi Askeriye Kaya da "Yeşilay Cemiyeti'nin açıklamasında olduğu gibi biz öğrenciler de arkadaşlarımızın sarmaş dolmaş hareketlerine karşıyız. Bizlerin de parklarda karşılaştığımız hal ve hareketler bunlar. Bunlar bazı öğrenciler arasında artık olağanlaşıyor. Bizler de buna karşıyız. Üniversite eğitim yuvasıdır bizler de buraya okumaya geldik" diyerek Yeşilay Cemiyeti Başkanı Günlüoğlu'na destek oldu.

SÖZLERİNİN ARKASINDA

Yeşilay Mardin Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu da amacının şehirde yayılmaya başlayan ahlaki çöküntüye dikkat çekmek olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Sözlerimin arkasındayım. 29 Ekim 2012 Salı günü şehrimizde yayılmakta olan ahlaki çöküntüye dikkat çekmek ve yetkili kurumları göreve davet etmek üzere açık mektup şeklinde bir basın açıklaması yaptım. Bu aynı zamanda Yeşilay'ın amaçları arasındadır. Özellikle bazı kurum ya da öğrencileri hedef alıyormuşum gibi bir algı oluşturulmak istenmiştir. Bir kısım medyanın bu tavrı her zaman yaptığı bilinen bir gerçektir. Ben söz konusu göreve çağrı açıklamamda özellikle hiç kimseyi doğrudan hedef almadığımı, öğrencilerin tümünü kastetmediğimi net bir dille ifade etmeme rağmen, açıklamanın bütünlüğünden koparılan cümleler başlık olarak seçilmiş ve kamuoyuna yanlış aktarılmıştır. Ben tekrar belirtmek isterim ki amacım herhangi bir kurum ya da kurum öğrencilerinin tümünü karalamak değildir. Maksadım şehrimizde yayılmakta olan ahlaki çöküntüye dikkat çekmek ve yetkili kurumları göreve davet etmektir. Yoksa topyekûn bir kurum yâda tüm öğrencileri hedef almam mümkün değildir. Böyle bir şey olamaz. Zarurete binaen ikinci defa yapmış olduğum bu bilgilendirme amaçlı açıklamamı tekrar kamuoyu ve yetkililerin bilgisine arz eder, saygılar sunuyorum."

İLGİLİ HABERLER