SALI günü Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof.Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplanacak olan Yükseköğretim Genel Kurulu, 2010 yılında uygulanacak sınav sistemine son şeklini verecek. Eğitim komisyonunun hazırladığı rapora göre, halen uygulanan tek aşamalı "Öğrenci Seçme Sınavı-ÖSS" yerine Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) gerçekleştirilecek, puan türleri de değişecek.
YÖK'ün bir yetkilisi, yapılacak düzenlemelerin ihtiyacı karşılamaktan yine uzak olacağını, üniversite sınavından önce lise son sınıfta öğrencilerin "lise bitirme sınavı"na tabi tutulmasını ve bu sınavda başarılı olanların yükseköğretime geçişine izin verilmesi gerektiğini söyledi. Aynı yetkili, bu öneriyi Milli Eğitim Bakanlığı'na götürdüklerini, ancak bakanlığın liselerde "olgunluk sınavı" yapılmasına karşı çıktığını söyledi.
Çalışmaları yıllarca sürdü
Üniversiteye giriş sistemiyle ilgili çalışmalar, Erdoğan Teziç'in YÖK Başkanlığı döneminde başlatıldı ve 2007 yılında hazırlanan rapor açıklanmıştı. Ancak, yeni YÖK yönetimi bu raporun önemli bir bölümünü benimsemeyince Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof.Dr. Ünal Yarımağan başkanlığında bir komisyona sınav sistemiyle ilgili çalışma yapma görevi verdi.
ÖSYM Başkanı Yarımağan başkanlığındaki alt komisyon, sınavın ana ilkelerini belirledi. Şubat 2009'de toplanan genel kurulda bu ilkeler görüşüldü ve bazı konuların açıklığa kavuşturulması ve yeni sistemin 2010 yılında uygulanmasını planladı.
Her şey değişiyor
Yeni sınav sistemine pazartesi günü son şekli verilecek. YÖK Genel Kurulu'nun onayına sunulan yeni sınav sisteminin esasları şöyle:
- Sınav iki aşamalı olarak yapılacak.
- Yükseköğretime Giriş (YGS) denilen ilk aşama 9. sınıf ve öncesi müfredata dayalı olacak. Şimdi ki sınav sisteminin birinci kademesine benzeyecek.
- Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) denilen ikinci sınav ise ders düzeyi 5 ayrı sınavdan oluşacak. Bunlar Matematik-Geometri, fen bilimleri, Türkçe-Türkçe Edebiyat, Sosyal Bilimler, Yabancı dil dersleri olacak.
- Adaylar bu 5 sınavdan yalnız ikisine girmekle yetinecekler.
- Sınavda gerek YGS'de gerekse LYS'de yeni puan türleri oluşturuluyor.
- Tıp fakülteleri ile mühendislik programları farklı puan türleriyle öğrenci alacak. Aynı şekilde felsefe ile coğrafya bölümlerine farklı puan türüyle öğrenci yerleştirilecek.
- Gerek sözel, sayısal ve eşit ağırlıklı puan türlerinde, birden çok puan türleri oluşturulacak. Böylece yükseköğretime daha nitelikli öğrenci akışı sağlanacak.
- Üniversite öncesi eğitimde de liseyi öne çıkarılacak.
- Yeni sınav sistemiyle ilgili bu yapılanmaya ek olarak YÖK yönetimi, katsayı sistemini de değiştirmeyi hedefledi. Katsayı ile ilgili çalışma sınav sistemiyle ilgili çalışmadan tamamen ayrı.
(hürriyet)
2010'DA ÖSS SİL BAŞTAN!.. İŞTE DEĞİŞİKLİKLER...

Hızlı Özet
“YÖK'ün Salı günü yapacağı toplantısında 2010'daki 'Yükseköğretime Giriş' ve 'Lisans Yerleştirme Sınavı' gibi düzenlemelerinin ayrıntıları belli oldu.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

2026 YKS cevap anahtarları yayımlandı
2026 YKS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları ÖSYM tarafından erişime açıldı. Adaylar, sınavda verdikleri yanıtları ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan TYT, AYT ve YDT temel soru kitapçıkları ile cevap anahtarlarını inceleyerek kontrol edebiliyor.

Tartışmalı soru ÖSYM’nin masasında
AYT Matematik testindeki 23 numaralı türev sorusu, eğitim dünyasında tartışmaya neden oldu. ÖSYM sorunun doğru cevabını “C” olarak açıklarken, bazı matematikçiler “A” şıkkının doğru olması gerektiğini savunuyor.

Almanya Üniversiteleri Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Almanya üniversiteleri, yurt dışında eğitim almak isteyen pek çok öğrencinin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Almanya dünyanın en prestijli üniversitelerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor ve Almanya üniversiteleri akademik mükemmellik anlayışları, gelenekleri, uygun ücretli eğitimi ve araştırma olanaklarıyla dünyanın dört bir yanından öğrencileri kendine çekmeye devam ediyor.

YouTube Beğeni Satın Al Servisi ile Zirvede Olun
Teknoloji her yıl hayatımıza biraz daha dahil oluyor ve bununla birlikte de sosyal medyanın kullanımı günden günde artıyor. Sabah uyandığımızda, yemek yerken, bir iş yaparken ve uyumadan önce bile sosyal medya uygulamalarında vakit geçiriyoruz