250 BİN SAYFALIK İDDİANAMEDEN BOMBALAR!
Ergenekon soruşturmasının ek delil ve dosyaları açıklandı. 250 bin sayfalık dosyalarda akıllara durgunluk veren bilgi ve belgeler yer aldı. 3 DVD’ye kaydedilen eklerde belki de en ilginç bilgi, Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçirilen olayla ilgili sanıkların kendi aralarında yaptığı görüşmeler oldu. Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’in telefonunda Ergenekon’un 1 numarasının kim olduğuna ve Irak’ta askerlerin başına çuval geçirilmesine ilişkin ilginç mesajlar yer aldı. İşte o mesajlar:
ÇUVALIN RENGİ DE MOR!
*Çuval Türk askerinin kafasına değil, Hilmi Bey’in karısının poposuna geçirildi. Rengi de mor. H.B.
*Tam Bağımsız Türkiye’nin Allahı GMK Atatürk’tür. Peygamberi Hasan Tahsin, kitabı Nutuk, ordu da namusudur. H.B.
Tekin, bu mesajların avukat Hasan Bakırcı tarafından kendisine gönderildiğini ve mesajların içeriğini tasvip etmediğini ifadesinde belirtti.
DANIŞTAY BÖYLE BİTMEZ
Tekin’in telefonuna gönderilen diğer bir mesajda ise, “Danıştay olayları böyle bitmez komutanım bu şarkı böyle bitmez. Bu da bizim türkümüz Muzaffer Tekin gerçek liderimizdir. Saygılar Komutanım” denildi. Tekin, bu mesajla ilgili olarak, ifadesinde, “Bu mesaj bana Emekli Emniyet Müdürü İbrahim Şahin tarafından kendi hissiyatını belirten mesajdır, bana göndermiştir” dedi.
ERGENEKON ORDUNUN İÇİNDE
Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün evinde yapılan aramada ele geçirilen ETNiK/FUNDAMENTALiST BÖLÜCÜ/YIKICI UNSURLAR ANALiZ VE TASFiYE PROJESI” başlıklı yazının başlangıç bölümünde yer alan şu cümle de dikkat çekici: “Projenin amacı Türk Silahlı Kuwetleri bünyesinde faaliyet gösteren “Ergenekon’un Milli Mücadele girişimlerinden günümüze...” Veli Küçük’le ilgili iddianamede yer alan diğer bir detaysa Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani’nin emekli Tuğgeneral Küçük’le görüşmek istediğine dair bilgilerdi.
TÜRKİYE 10’A BÖLÜNSÜN
Fikret Emek’in evinde yapılan aramalarda ise, Federal Anadolu Halk Cumhuriyetleri Planlama Teşkilatı imzalı elle çizilmiş Türkiye haritasında, Türkiye 10 parçaya bölünüyor. Türkiye’nin bölündüğü haritada, 1 Numarayla Berberistan Halk Cumhuyeti, 2 Numarayla Çerkezistan Cumhuriyeti, 3 Numarayla Çingenistan Cumhuriyeti, 4 Numarayla Ermenistan Cumhuriyeti, 5 Numarayla Gürcistan Cumhuriyeti, 6 Numarayla Kürdistan Cumhuriyeti, 7 Numarayla Lazistan Cumhuriyeti, 8 Numarayla Tataristan Cumhuriyeti, 9 Numarayla Türkmenistan Cumhuriyeti, 10 Numarayla Yörükistan Halk Cumhuriyeti olarak gösteriliyor. Federal Anadolu Halk Cumhuriyetleri’nin Başşehri’nin Sivas olarak gösterildiği haritada, Elazığ da Kürdistan’ın başkenti olarak yeralıyor.
ADD’Yİ PENTAGON KURDU
Veli Küçük’ün evinde bulunanlar belgeler arasında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile ilgili ele geçirilen belgede; “Kuruluşunu Yekta Güngör Özden’in gerçekleştirdiği Atatürkçü Düşünce Derneği, Pentagon tarafından Türkiye ve Avrusya Bölgesi’nde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin merkezi olarak tasarlanmış ve kurdurulmuştur” ifadeleri yer alıyor. Belge şöyle devam ediyor; “Çevik Bir, bu merkezin başına geçme çalışmalarına başlamıştır. Çevik Bir’in ‘Türkiye’nin startejik enstitülere ve sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacı var’ sözleri ve Strateji vakfı kurma düşüncesinde oluduğunu açıklaması dikkate alındığında ADD’nin CIA’nin ‘Stratejik Düşünce Üretim Merkezleri’ güdümünde nasıl bir sevk ve idare merkezine dönüştürülmesinin arzulandığını kanıtlamaya yeterlidir. ADD platformunun fundamentalist gruplara yönelik provakatif eylemlere yöneleceği saptanmıştır”
İSMAİLAĞA VE DİNK CİNAYETİ
Trabzonda öldürülen Rahip Santoro, Hrant Dink ve emekli Binbaşı İhsan Güven cinayetlerine ait evraklar ek iddianamede yer aldı. Dosyada, Atabeyler ve İbrahim Tatlıses’in de sanık olduğu Sauna Çetesi’yle ilgili bilgiler de bulunuyor. Malatya’daki Zirve Yayınevi katliamı ve İstanbul Fatih’te gerçekleştirilen İsmailağa cami cinayeti de dosyada.
--------------------------------------------------------------------------------
Bıktık şu Hrant denilen heriften
Veli Küçük’le avukat Kemal Kerinçsiz arasında geçen telefon görüşmelerinde de Hrant Dink’le ilgili dikkat çekici diyaloglar var. 15 Ocak 2008’de yapılan telefon konuşması iddianame eklerinin bulunduğu birinci CD’deki 42. klasörde yer alıyor. Konuşmada Küçük, Kerinçsiz’e şöyle diyor: “Ben gittim o Şişli Savcısı’na. Hıh hıh ya ordaki o çocuklar, savcılar tanıdıklarımmış benim. Hepsi geldiler, meldiler şey yaptılar... Gerekli ifadeyi verdik, bi netice çıktı mı? Bıktık şu Hrant Dink denen heriften yahu.”
Kemal Kerinçsiz ile Veli Küçük arasındaki görüşme şöyle devam ediyor:
Kerinçsiz: Heh heh valli bık paşam adam akıllı bık. Dur daha ayın 19’u geliyor, adamlar her tarafı şimdi hiç merak etmeyin.
Küçük: Hı...
Kerinçsiz: Her tarafı miting alanına çevirecekler 19’unda şimdiden başlamışlar.
Küçük: 19’unda gene çıkıyorlar mı, Hepimiz Hrant’ız diye...
Kerinçsiz: Çıkıyorlar tabi tabi gene sahaya çıkıyorlar.
Küçük: Bıktık şu Hrant Dink denilen heriften. Geçenlerde gene bir homoseksüel öldü, öldürdüler. Hepimiz ib..yiz diye çıksalar ya bunlar böyle pankartla.
Kerinçsiz: Heh heh paşam ağzına sağlık.
Küçük: Tövbe yarabbi.
--------------------------------------------------------------------------------
Kriz çıkarsa umut doğar
İLHAN Selçuk’un ‘darbe’ konuşmaları deliller arasında yer aldı. Selçuk ile İbrahim Benli’nin telefon konuşmaları şöyle:
İ.B:Bugün YÖK Genel Kurulu toplanıyor
İ.S:YÖK elden gidiyor. Kapatma davası açılırsa... Üstüne ekonomik kriz gelip ortalık karışırsa umut doğabilir.
Selçuk’un Mehmet adlı şahıs ile görüşmesinde ise şu diyaloglar geçiyor:
M: Artık iç savaştan başka bir şeyde temizlemeyecek bu işi öyle görünüyor.
İ.S: İç savaş olmaz da bir noktada ortalık karışırsa hem ekonomik hem siyasi olarak belki asker gelirse bir şey olabilir.
M: Asker gelebilir mi artık İlhan
İ.S:-E mecbur olacak
Ortalık birbirine girdimi o şey gibi
adamlar
M:Sinerler mi diyorsun
İ.S:Evet
--------------------------------------------------------------------------------
Kalem kavgası iddianamede
Veli Küçük’e ait belgeler arasında “Ajan Gazeteciler” başlıklı belge de bulundu. Belgelerde Tuncay Özkan için, donanımı olmadan Kanal D’de yönetici olmasının düşündürücü olduğu belirtiliyor. Oktay Ekşi’ye ilişkin olarak da, “Basın Konseyi’ne destek Doğan Grubu’ndan gelmektedir. Bağımsız bir meslek kuruluşu olduğundan söz edilemez” deniliyor. Can Ataklı’nın, Serdar Turgut ve Bekin Coşkun gibi isimlerle kalem kavgası yaptığı da dosyada.
--------------------------------------------------------------------------------
Pamuk suikastı için 2 trilyon
Ergenekon kapsamında yakalanan Coşkun Çalık, teyzesinin oğlu Muhammet Yüce’nin kendisine Orhan Pamuk’u öldürdükleri takdirde emelki albay Fikri Karadağ’ın 2 trilyon vereceğini söylediğini, paraya ihtiyacı olduğu için bu teklifi kabul ettiğini, o dönemde Pamuk’un yurt dışında olduğu ve İstanbul’da gerçekleşecek bir konferansa geldiği zaman öldürmeyi planladıkları da yer aldı. Plana göre tetiği de Selim Akkurt çekecekti.
--------------------------------------------------------------------------------
Ağar’a 2 milyon dolar vermişim
İddianame yer alan klasörlerde Sami Hoştan ile Sedat Peker arasında geçen telefon konuşmaları bulunuyor. Konuşmalarda Sedat Peker’in Sami Hoştan’a anlattıklarının bir yerinde ise Mehmet Ağar’a 2 milyon dolar verdiği iddiasına ilişkin söyledikleri bulunuyor. Peker, “Ya böyle bişi olur mu, abi? Komedi olur yani... Böyle bir hareketin içinde işte ben Ağar’a 2 milyon dolar vermişim” diyor ve Korkut Eken’i konuşamamakla eleştiriyor.
--------------------------------------------------------------------------------
Tekin’e verilen taktir de sahte
İddianamede, Muzaffer Tekin’e ait TSK takdirnamesinin sahte olduğuna dair askeri savcılık yazısı mevcut. Savcı Zekeriya Öz, Genelkurmay’a gönderdiği yazıda Murat Özkan isimli bir şüphelinin bilgisayarında bulunan Tekin’e verilen takdirnamenin resmi olup olmadığını sordu. Gelen cevap yazısında ise taktirnamenin sahte olduğu belirtildi. Üzerinde Kara Kuvvetleri amblemine benzer bir şekil bulunan taktirnameni rütbe bölümünde ‘vatan aşığı’ yazıyor.
--------------------------------------------------------------------------------
Karargah Evleri MiT’ten
Ek belgelerde yer alan MİT Müşteşarı Emre Taner imzalı MİT raporu, “Karargah Evleri Projesi”yle ilgili bilgiler içeriyor. 23 Haziran 2008 tarihinde gönderilen MİT raporunda; Karargah Evleri’nin şeması çıkartılıyor. Organizasyonun en tepesinde Lüks bir alış veriş merkezinde dükkan sahibi olan İbrahim Arslan yer alıyor. Şemanın alt bölümünde ise Askeri Kesim ve Alevi Kesim yer alıyor. Askeri kesimi Albay Cengiz Köylü’nün, Alevi kesimi ise ‘Dede’ lakaplı bir kişinin yönettiği dile getiriliyor. Ayrıca Askeri Kesim’e bağlı olarak da İşçi Partisi gösteriliyor. Oluşumdaki askeri kesim ile İşçi Partisi arasındaki bağlantıyı ise Albay Cengiz Köylü tarafından sağlandığı ifade ediliyor.
--------------------------------------------------------------------------------
Öz’ü rüyasında görmüş
Fikri Karadağ, Tekirdağ F Tipi Kapalı Cezaevi’nden 9 Mart 2008’de yazıp, Savcı Zekeriya Öz’e gönderdiği mektupta, mahşer gününde savcı Öz ile hesaplaştığını gördüğü rüyasını anlattı. Rüyasında, mahşer gününde Cuma namazları eksik olduğu için hesap verdiğini anlatan Karadağ, bunun suçlusunun Savcı Zekeriya Öz olduğunu gördüğünü belirterek şöyle devam ediyor: Öz’ü zincirlere vurulmuş halde gördüm. Bu rüyamı size anlatmamın nedeni de helalleşmektir.
(AKŞAM)