Gündem
  • 23.3.2014 10:57

800 yıllık sır ortaya mı çıkıyor

Burhancan Terzi
[email protected]

I.Manuel Komnenos dönemi ağırlıklı geçen söyleşide Profesör’ün bir cümlesi bizi inanılmayacak bir noktaya çekti. Kaynaklarda Komnenos’un İstanbul Boğazı’nın kuzeyine yaptırdığı belirtilen ‘Kataskepe Manastırı’nın Koç Üniversitesi civarında olduğunu, ancak bu manastırdan hiçbir izin günümüze ulaşmadığını söyledi. Bu bölgenin yaşadığım yere yakınlığı beni araştırmalarımı derinleştirmeye sevk etti; sıkı durun işte başlıyor…

KATASKEPE YERALTI MANASTIRI

Röportaj yaptığım Paul Magdalino’nun kitabı dışında Kataskepe Manastırı’ndan bahseden iki esere daha rastlıyorum. Eserlerin sahibi İngiliz tarihçi Micheal Angold ve Avusturyalı tarihçi Andrew Stone. Manastırın tam ismi Saint Michael Kataskepe Manastırı olarak geçiyor. Manuel Komnenos hanedana sadakatini göstermek için Blachernae Sarayı ve Büyük Saray’daki restore çalışmalarından sonra hanedan üyelerine özel bir mezarlık yaptırmak istiyor. Akabinde Kataskepe Manastırı ve Kataskepe Vakfı kuruluyor. İkinci Haçlı Seferini başarıyla savuran Manuel Komnenos muhteşem bir öngörüye sahip. Olası yeni bir haçlı seferine karşı geniş kapsamlı bir çalışma başlatan Komnenos, Kudüs’te bulunan kutsal emanetleri İstanbul’a getiriyor. Eş zamanlı olarak Boğazın kuzeyine yaptırdığı manastıra da kraliyet hazinesinden yüklü bir para harcıyor. Burada ilginç olan kaynaklara Kataskepe Manastırı’nın ‘Yeraltı Manastırı’ olarak geçiyor olması!.. Devam ediyoruz…

KUTSAL EMANETLER KATASKEPE’DE

Evet Komnenos normal bir manastır değil yer altı manastırı yaptırıyor; hazineden çok yüklü bir harcama yapılmasının nedeni de bu. Haçlı seferleri ve taht için kardeşini bir tehdit olarak gören Komnenos, tüm ihtimalleri düşünerek şehir merkezinden 50 kilometre uzaklıkta yer altına yaptırdığı manastırla birlikte gizli tüneller, kaçış yolları ve bu yollar üzerinde de tuzaklar yaptırıyor. Komnenos, istila tehlikesini de atlamayarak birçok hazine ve emaneti de yer altı manastırına getiriyor. İmparator Kataskepe’yi kaynaklarda ‘kutsal adamlar’ diye tabir edilen kesişlere emanet ediyor ve olası bir istila sırasında burayı terk etmelerini istiyor. Manuel Komnenos 1180’de öldükten sonra kaotik bir döneme giren Bizans İmparatorluğu, 1204’te Haçlı Seferi sonrası Latin istilasına uğruyor. İstanbul yağmalanıyor, eserlerin bir kısmı tahrip ediliyor, bir kısmı kaçırılıyor. Ama hâlâ nerede olduğu bilinmeyen, kaybolan birçok emanet var; özellikle de Hz. İsa’nın son akşam yemeğinde kullandığı kase… İşte tam da bu noktada Kataskepe Manastırı önemini daha da artırıyor. Bir manastır için yüklü bir para harcayan ve tuzaklarla burayı koruyan Komnenos, buraya çok değerli bir emaneti saklamış olsa gerek!..

AKŞAM EKİBİ MANASTIRI BULDU

Bu bilgiler insana ‘kafayı yedirtir.’ Tabii ki yerimde duramıyordum, üstüne üstlük bahsedilen yer oturduğum bölgeye çok yakınken. Bizans tarihi okuyan arkadaşlarla istişare halinde kalıp, Koç Üniversitesi civarında yaptığımız 3 haftalık araştırma sonucunda ormanın içinde bir deliğe rastladık. Önce sıradan bir kaya oyuğu gibi gözüken boşluktan biraz eğilince, olağan bir şey olmadığını anladık. Girmekte kararlıydık. Normal yürüyerek değil, kayarak girmek zorunda kaldık. Kaygan bir zemin üzerinde biraz ilerledikten sonra önümüze bir çukur çıktı. Yaklaşık 4 metrelik yükseklikten aşağıya atladıktan sonra, sağ tarafımızda 30 santimlik bir boşluk gördük. Sürünerek boşluktan geçip kafamızı kaldırdığımızda şok olduk!.. Yüzyıllar önce yapıldığı açıkça gözlenen, ucu bucağı olmayan bir koridorla baş başa kaldık. Dönüp birbirimize baktık. Yaklaşık 250-300 metre yürüdük. İki kişinin yan yana yürüyemeyeceği kadar dar olan tünelde gittikçe nefes almakta zorlanıyorduk. Ve bir süre sonra geri dönmeye kara verdik. Bu konuda yaptığım uzun araştırmalar ve karşılaştığım manzara sonucunda çok rahat şekilde buranın Kataskepe Manastırı olduğunu söyleyebilirim.
800 yıllık sır perdesini kaldırmaya çok yaklaştık.

AKŞAM
 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 06:38

İLGİLİ HABERLER