Gündem
  • 23.11.2005 14:27

AB: ŞEMDİNLİ, TÜRKİYE İÇİN BİR SINAV

Avrupa Birliği de Hakkari''nin Şemdinli ilçesindeki olaylar ve devamındaki soruşturmayı yakından takip ediyor. Kretschmer, ''''bu Türkiye için önemli bir sınavdır. Türkiye bu sayede zanlıların kimliği ne olursa olsun, bu gibi durumlarda hukukun üstünlüğünün geçerli olduğunu kanıtlayabilir'''' dedi. Hükümetin ''hukukun üstünlüğü''nü vaadeden çok sayıda açıklaması olduğunu hatırlatan Kretschmer, bunu gerçekleştirmenin Susurluk olayından bu yana bazı şeylerin köklü bir biçimde değiştiğini göstereceğini kaydetti. Bu değişimin hükümet için kolay olmadığına dikkat çeken AB temsilcisi, ''''Başbakan veya başkalarının ''bu işi sonuna kadar takip edeceğiz'' demeleri hiç bir şeyi garantilemiyor. Çünkü bu gibi durumlarda çok sayıda unsur oluyor'''' diye konuştu. ''''Güvenlik görevlileri muhtemelen işin içinde...'''' Birçok olayda savcıların bir sonuca varabilmek için güvenlik görevlilerine güvendiğini kaydeden Kretschmer, ''''burada ise güvenlik görevlilerin muhtemelen bu işin içinde oldukları bir durumla karşı karşıyayız. Onun için bu gerçekten zor bir konu. Fakat umudum odur ki, gerçekleşmiş olan reformlar sayesinde hukukun bu olayda geçerli olduğu gösterilecektir. Bu da tabii Türkiye''de kamuoyuna bazı şeylerin değiştiği konusunda güven aşılayacaktır'''' ifadesini kullandı. Şemdinli olaylara ilişkin olarak başkalarından daha fazla bilgileri olmadığını söyleyen AB Komisyonu temsilcisi, ''''ama çeşitli kaynaklardan aldığımız bilgiye göre, devlete bağlı bazı unsurların bu suçun işlenmesinde parmakları olduğu şeklinde güçlü kuşkular var'''' diye konuştu. Kretschmer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan''ın birkaç ay önce Diyarbakır''a, son olarak da Hakkari''ye yaptığı ziyaretleri çok önemli jestler olarak gördüğünü ifade etti. Kretschmer, ''''bundan birkaç ay önce Hakkari''yi ziyaret ettiğimde, oradaki muhataplarımın en çok şikayet ettikleri şey, hükümetin kendilerine hiç ilgi göstermemesiydi. Onun için Başbakan''ın oraya gitmek için efor sarfetmesi önemli bir gelişmedir'''' dedi. Hükümetin Hakkari çıkarması Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile 21 kasımda Şemdinli''ye gitmiş ve halka ''''puslu havaya aldanmayın, on yılların bedelini ödüyoruz'''' mesajını vermişti. İnsanların hangi dini inanca mensup, hangi bölgenin insanı olursa olsun kardeşçe, el elele, omuz omuza yaşamaya devam etmesinin önemini vurgulayan Erdoğan, Şemdinli''de yaşanan olayların sonuna kadar takipçisi olacakları söyledi ve bu noktada kimsenin kendilerinde kayırmacılık veya ayrımcılık beklememesini istemişti. Erdoğan''ın ''Kürt sorunu'' söylemi 12 ağustosta da Diyarbakır''da halka seslenen Erdoğan, her ülkenin geçmişte hatalar yaptığını belirterek ''''geçmişte yapılan hataları yok saymak büyük devletlere yakışmaz'''' diye konuşmuştu. Erdoğan''ın mesajları şöyleydi: ''''Sorunların parça parça adresi olamaz'''' ''''Hiçbir sorunu yok saymıyoruz, her sorunla yüzleşmeye hazırız'''' ''''Kürt sorunu hepimizin sorunudur'''' ''''Kürt sorununu tek devlet, tek millet, tek bayrak altında çözeceğiz'''' ''''Her sorunu anayasal düzen dahilinde daha çok hukukla, daha çok refahla çözeceğiz'''' Hakkari''de neler yaşandı? 9 kasım: Şemdinli''de 9 kasımda eski PKK''lı Seferi Yılmaz''a ait kitapçı bombalanmış, bir kişi ölmüş, bombayı attığı öne sürülen bir kişinin sığındığı otomobil halk tarafından durdurulmuş ve içindeki üç kişi tartaklanarak polise teslim edilmişti. Zanlılar emniyetten olduklarını iddia etmişti. Bu üç kişinin serbest bırakıldığı iddiası üzerine Şemdinliler sokaklara dökülmüş ve polis noktası ateşe verilmişti. Otomobilde keşif yapan savcı ve CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan''ın üzerine de ateş açılmış, bir kişi de burada ölmüştü. Keşif sırasında arabanın bagajında üç kalaşnikof, el bombaları, resmi evrak ve Hakkari ile ilçelerinin haritası, jandarmaya Başçavuş Ali Kaya''ya ait kimlik belgeleri ve bir isim listesi bulunmuştu. Listede bombanın patladığı kitabevinin üzerinin kırmızı kalemle çizildiği belirlenmişti. Bu olayların ardından ilçe halkı sokaklara dökülerek, olayın aydınlatılması için protesto gösterileri yapmıştı. 15 kasım: Hakkari''nin Şemdinli ilçesinde başlayan olayların ardından, protesto gösterileri Yüksekova''ya taşınmış ve ilçede tansiyon yükselmişti. Yüksekova''da 15 kasımda çıkan olaylarda 3 kişi öldü, 16 kişi de yaralandı. Hayatını kaybeden üç kişi üzerinde yapılan otopsilerde Abdulhalik Geylani, İslam Bartın ve Ergin Mengeç''in silahla vurularak öldüğü anlaşıldı. 16 kasım: Bölgedeki gösteriler kent merkezine taşındı. Yüksekova''da çıkan çatışmaları protesto etmek isteyen yüzlerce kişinin polisle çatıştığı olaylarda 5''i polis, 20 kişi yaralandı. Yüksekova''da da yaklaşık 500 kişi, Ubeyt Camii önünde toplandı. Eski Belediye Başkanı Ethem İke, kalabalığa sükunet çağrısı yaptı. 17 kasım: Hakkari''nin Yüksekova ilçesinde çıkan çatışmada ölen üç kişi toprağa verildi. 40 bin kişinin katıldığı cenaze töreni sırasında iki F-16 uçağı da Yüksekova üzerinde alçak uçuş yaptı. Tören sırasında terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı. 18 kasım: Hakkari''nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde hayat normale dönmeye başladı. Esnaf kepenk açtı, okulların açılmasıyla da öğrenciler dersbaşı yaptı. Hükümet ve Emniyet cephelerinden halkı sağduyuya çağıran açıklamalar geldi. 21 kasım: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari, Şemdinli ve Yüksekova''ya gitti. Erdoğan, Şemdinli''de bomba atılan kitabevinde incelemelerde bulundu ve zararın karşılanacağını açıkladı. (cnntürk) Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:35

İLGİLİ HABERLER