ABD koronaya karşı ilaç geliştirdi! Etkili yüzde 100 diyorlar

4 dk okuma
ABD koronaya karşı ilaç geliştirdi! Etkili yüzde 100 diyorlar

Hızlı Özet

ABD eski Başkanı Donald Trump'ın koronavirüs tedavisinde de kullanılan ve bir araştırmaya göre aşıya benzer bir etki de yapabildiği düşünülen monoklonal antikorlara dayalı ilaçların, koronavirüs aşılarının küresel düzeyde yetmeyebileceği konusu üzerine, devreye girmesi gündeme geldi.






Koronavirüs tedavisinde monoklonal antikor



Koronavirüs tedavisinde kullanılan ve bir araştırmaya göre aşıya benzer bir etki yapabildiği belirtilen monoklonal antikorlara dayalı ilaçların etkisinin yüzde 100 olduğu açıklandı.



ABD eski Başkanı Donald Trump'ın koronavirüs tedavisinde de kullanılan ve bir araştırmaya göre aşıya benzer bir etki de yapabildiği düşünülen monoklonal antikorlara dayalı ilaçların, koronavirüs aşılarının küresel düzeyde yetmeyebileceği konusu üzerine, devreye girmesi gündeme geldi.



YÜZDE 100 BAŞARILI OLDUĞU AÇIKLANDI



Son olarak ABD’li ilaç şirketi Regeneron Pharmaceuticals tarafından geliştirilen “REGEN-COV” adlı iki monoklonal antikordan oluşan ilacın semptomatik koronavirüs vakalarını önlemede yüzde100 başarılı olduğu belirtildi



MONOKLONAL ANTİKOR NEDİR?



Antikorlar "vücudun bağışıklık sisteminin savaşçıları" diye tarif edilebilir. Koronavirüs ya da başka herhangi bir patojen vücudunuza girdiğinde antikorlar virüsün dikensi uçlarına yapışarak onun sağlıklı hücrelere girişini engellerler.



Fakat insan vücudu bir çok farklı türde antikor üretir. Bunların en güçlülerine "etkisizleştiren antikorlar" denir.



BÜYÜK MİKTARDA ÜRETİMİ YAPILABİLİR



Bilim insanları bu antikorları eleyerek en güçlülerini, virüse yapışmakta en mahir olanı seçer ve seçilen antikor labaratuvarda çoğaltılır, büyük miktarlarda üretimi yapılabilir.



İşte bu yöntemle elde edilen antikorlara tek bir antikor hücresinden klonlandıkları için monoklonal antikor ya da mAb deniyor.



BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR



Aynı hücreden klonlanan bütün antikorlar birbirinin aynı olup, virüsün belli bir kısmına yapışırlar.



Dolayısıyla tersinden söylemek gerekirse, belli bir virüse veya onun sadece belli bir yüzeyine yapışması amacıyla üretilen antikorların bu nedenle monoklonal olması gerekiyor.



Bu antikorlar hastalara verildiğinde derhal onun bağışıklık sistemini güçlendirirler.



PLAZMADAKİ ÇEŞİTLİ ANTİKORLARIN ÇOĞALTILMASI YOLUYLA ELDE EDİLİYOR



Bununla birlikte monoklonal antikorların sorunu, başlangıçta doğru antikor hücresinin seçiminin genellikle çok zaman alması ve bu nedenle de pahalıya mal olması.



Monoklonal antikor tedavisi, bazı ülkelerde şu ana kadar uygulanan, koronavirüs geçirip iyileşmiş hastalardan elde edilen plazma hücresi tedavisinin zıddı bir yaklaşım.



Kanın sıvı kısmını oluşturan sarımsı bir sıvı olan plazma, bu yöntemde, koronavirüs geçirip iyileşmiş hastalardan alınan plazmadaki çeşitli antikorların çoğaltılması yoluyla elde ediliyor.



Dolayısıyla içerisinde poliklonal antikorlar yani farklı antikorların klonları var ve her farklı antikor klonu, virüsün farklı kısımlarına yapışıyor.



DAHA ÖNCE KULLANILDI MI?



Monoklonal antikorlar bazı kanser türleri de dahil çeşitli hastalıklarla mücadelede 1980'li yıllardan beri kullanılıyor.



ABD'deki bakım evlerinde yürütülen bir araştırma, laboratuvar koşullarına çoğaltılarak büyük miktarlarda üretilen monoklonal antikorların tedavinin yanısıra, insanların corona virüs kapıp hastalanmasını önlemekte de etkili olabileceğini ortaya koydu.



ABD merkezli ilaç şirketi Eli Lilly tarafından üretilen bir Covid-19 monoklonal antikoru, 2020 yılının Ekim ayında hastalanan Donald Trump'ın tedavisinde de, yine Amerikan Regeneron şirketi tarafından hazırlanan iki antikorlu bir ilaçla birlikte kullanılmıştı.



Bu antikorlar (Regeneron'unki gibi antikor kokteylleri içindeki farklı antikor tipleri) virüsün çıkıntılarının biraz farklı kısımlarına yapışıyorlar, dolayısıyla virüs mutasyonu uğrasa, yapısı değişse bile en azından antikorların birisi işe yarıyor.



Regeneron geçmişte Ebola'nın tedavisi için de bir monoklonal antikor ilacı üretmişti.



Bununla birlikte antikor klonlayarak elde edilen ilaçların maliyetinin yüksek olması, bir çok aşı çalışmasının da başarılı olması nedeniyle salgınla mücadelede bu yöntem bir süredir ikinci tercih konumuna düşmüştü.



ALMANYA NEDEN TERCİH ETTİ?



AB içerisinde aşı şirketlerinin söz verdikleri miktarda aşıyı veremeyeceği, aşı sıkıntısı yüzünden aşılama çalışmalarının aksayacağı kaygısı artıyor.



AstraZeneca ve Pfizer-BioNTech gibi ilaç şirketlerinin üretimde bazı sıkıntılar olduğu yönündeki açıklamaları beklenen dozda aşı teslimatı yapılamayacağına işaret ediyor.



Avrupa Komisyonu'nun sağlıktan sorumlu üyesi Stella Kyriakides, birlik toprakları içerisinde Covid aşısı üreten şirketlerin, "üçüncü ülkelere aşı ihraç etmek istediklerinde önceden AB makamlarına bildirimde bulunması gerekeceğini" söyledi.



Almanya ise elindeki seçenekleri çeşitlendirme yoluna gitmiş görünüyor.



Alman kamu yayın kuruluşu Deutsche Welle'nin haberine göre Almanya hükümeti 487 milyon dolar ödeyerek 200 bin doz monoklonal antikor stokladı.



Almanya'da yayımlanan Pazar gazetesi Bild am Sonntag ise Sağlık Bakanı Jens Spahn'ın gelecek haftadan itibaren ülkede monoklonal antikor kullanımına başlayacağı yolundaki açıklamasını duyurdu.



Spahn, "Bunlar pasif bir aşı gibi işlev görüyor. Bu antikorların hastalığın erken aşamasında verilmesi yüksek risk gruplarındaki hastalarda Covid'in daha ağır sonuçlar yaratmasını engelliyor" dedi.



İlk denemelerin üniversite hastanelerinde yapılacağı düşünülüyor.



YETERLİ AŞI OLURSA YİNE DE İHTİYAÇ DUYULUR MU?



Şu anda bir çok aşı seçeneği mevcut fakat üretimin talebi karşılayamayacağı ve gelecekte de aşı sıkıntısı yaşanabileceği kaygıları var.



Bunlar olurken koronavirüsün dünya çapında yayılışı bütün hızıyla sürüyor. Ağır hastalananların ve ölenlerin sayısı her gün artıyor.



Deksametazon ve diğer bir ucuz kortizonlu ilaç olan hidrokortizon dışında klinik denemelerde başarısı doğrulanmış ilaç tedavisi ise henüz yok. Bu bakımdan tedavide yeni yolların bulunması hayati önem taşıyor.



Amerikan ilaç şirketi Regeneron'dan Leah Lipsich aşı eksikliğinin dışında, aşı olsa bile vücudu yeterli antikor geliştiremeyecek bağışıklığı düşük bir risk grubu nüfus bulunduğunu bu yüzden tedavinin önemli olduğunu söylüyor.



Lipsich virüs etkisizleştiren antikorlara dayalı ilaçların bu yüzden aşı yeterli olsa bile gerekli olacağı görüşünde.




Bu haber 1350 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yaşayan bebeğe ‘ölüm raporu’ düzenleyen doktoru Yargıtay kusursuz buldu
Sağlık

Yaşayan bebeğe ‘ölüm raporu’ düzenleyen doktoru Yargıtay kusursuz buldu

İzmir’de 2 yıl önce bebeklerini doğum sonrası ‘ölü’ olarak kucaklarına alan aile, yolda bebeklerinin nefes aldığını fark etti. Bebeklerini kısa süre sonra kaybeden aile hem doktora hem de Sağlık Bakanlığı’na tazminat davası açtı. Doktora açılan davada Yargıtay, "Lazarus Fenomeni" hakkında emsal nitelikte bir karara imza attı ve doktoru kusursuz buldu. İşte davanın detayları…

Habervitrini12361 Görüntüleme
Pancar: İnanılmaz sağlık faydaları olan besleyici bir hazine
Sağlık

Pancar: İnanılmaz sağlık faydaları olan besleyici bir hazine

Beslenme uzmanı Lily Souter, pancarın sadece atletik performansı destekleme ve sağlıklı kan basıncını koruma potansiyelinden dolayı değil, aynı zamanda kendine özgü tadı ve çekici doğal rengi nedeniyle de diyetinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu söylüyor.

Habervitrini10403 Görüntüleme
Kronik yorgunluk sendromunun fizyolojik bir nedeni tespit edildi
Sağlık

Kronik yorgunluk sendromunun fizyolojik bir nedeni tespit edildi

Yazarlara göre, bu yeni çalışma, miyaljik ensefalomiyelit/miyelodisplastik sendromu (ME/CFS) ile beynin toksik metabolitleri ortadan kaldırdığı "boşaltım sistemi" olarak tanımlanabilecek glimfatik sistemin işleyişi arasında bağlantı kuran ilk çalışmadır  .

Habervitrini10174 Görüntüleme
Bilim insanları insanların en sık gördüğü 6 rüyayı belirledi.
Sağlık

Bilim insanları insanların en sık gördüğü 6 rüyayı belirledi.

Simba uzmanları, haftada 2.000'den fazla yetişkinin rüyasını analiz etti. En yaygın olanlar , kişinin kovalandığı, geç kaldığı veya kaybolduğu rahatsız edici rüyalardı .

Habervitrini10499 Görüntüleme