ABD ŞİMDİ DE AFRİKA BOYNUZUNU GÖZÜNE KESTİRDİ!..
Kızıl Denizden Viktorya Gölüne kadar olan bölge, dikkatli davranırsanız 2,300 km boyunca 4 ülkenin topraklarından pasaport kullanmadan veya tek bir resmi yetkiliyle karşılaşmadan yolculuk yapabileceğiniz dünyanın sayılı bölgelerinden biri.Yüzlerce yıldır aynı durumda olan bu bölge, isyancılar ve teröristler için de büyük kolaylıklar içeriyor. Yolsuzluğa batmış hükümetler, delik deşik sınırlar, yaygın yoksulluk ve hoşnutsuz Müslüman nüfus, bölgeyi aynı zamanda radikal dincilerin faaliyetleri için de uygun hale getiriyor.
Afrika Boynuzunu oluşturan 6 ülke Somali, Sudan, Etiyopya, Eritre, Kenya ve Cibuti’nin, bu nedenle terörle savaşın bir sonraki büyük cephesini oluşturabileceği belirtiliyor.
Kenya polisi, bu yıl başında ülkeye uçaklara karşı kullanılan füze sokmaya çalışan birini yakaladı.
Kenya ve hemen güneyindeki Tanzanya, daha önce El Kaide terörünün kurbanı oldu. Nairobi ve Dar es Selam’daki ABD büyükelçilikleri, 1998’de bombalandı ve Kenya’da 2002’de bir İsrail uçağına ve İsrailli turistlerin gittiği otele roket ateşi açıldı.
Bu saldırıların 1992’den beri herhangi bir hükümetin bulunmadığı Somali’den kaynaklandığı ileri sürülürken, son aylarda radikal dinci örgütler, Somali’nin neredeyse tamamını kontrolleri altına aldı.
Batılı ve bölge diplomatları, yakında başka terörist saldırıların da kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Somali Faktörü
Somalililere, Afrika boynuzunun her tarafında rastlanıyor ve komşu ülkelerde çok sayıda Somalilinin bulunması uzun süredir bir çatışma kaynağı olarak görülüyor.
1970’lerin ortasında zamanın Somali Devlet Başkanı Muhammed Siad Barre
Kenya, Etiyopya ve Cibuti’de Somalice konuşanların tamamını birleştirmek için Somali’nin sınırlarını genişletmeyi önermişti.
Somali’nin 1977’de kısa süren ve felaketle sonuçlanan Etiyopya işgali ve ülkede 1992’den beri süren siyasi anarşiye rağmen, Somali milliyetçileri ve radikal dincileri hala böyle bir Büyük Somali fikrini destekleyip, propagandasını yapıyor.
Etiyopya’daki etnik Somalililerin Ogaden Kurtuluş Cephesi’nin liderliğindeki isyanıysa hala sürüyor.
Afrika Boynuzundaki hükümetler, 2004’te kurulan Federal Somali Geçiş Hükümetini, radikal dincileri bünyesinde toplayan, Şeyh Hasan Dahir Avesy liderliğindeki Şeriat Mahkemeleri Birliği ile iki yıldır sürdürülen barış görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra endişeyle izliyor.
Milliyetçi ve radikal dinci Şeyh Aveys’in Etiyopya’daki Somali ayaklanmasıyla da bağları olduğu ileri sürülüyor.
Kenya Dışişleri Bakanı Raphael Tuju, bir süre önce BM Genel Kurulunda yaptığı konuşma da "en iyisi Somali’ye çok uzak durmak ve oradaki sorunların bir şekilde kendi kendine çözülmelerini ummak" dedi, ama hükümetsiz bir Somali’nin de "sadece komşu ülkeler için değil, bütün dünya için tehlike olduğuna" dikkati çekti.
Bölgesel müdahele planları başarısız
Afrika’nın en kalabalık ikinci ülkesi Etiyopya, son zamanlarda Somali’deki geçici hükümeti Şeriat Mahkemeleri Birliğine karşı desteklemek için asker gönderdi ve son olarak Başbakan Meles Zenavi, Somali hükümetine yardımcı olmak için bu ülkeye askeri eğitmenler gönderdiklerini resmen kabul etti.
Afrika Birliği ise geçici hükümeti korumak için 8 bin Uganda ve Sudan askerinin Somali’ye gönderilmesine onay verdi.
Ama radikal dincilerin bu kararlara açıkça karşı çıktığını dikkate alarak, hiçbir zengin ülke bu kararların maliyetini ödemeye yanaşmadığı için, bu planlar henüz hayata geçirilemedi.
Radikal dincilerin Somali’de aniden yükselişleri ve halk destekleri bölgeyi sarstı, dalgalar Avrupa ve ABD’ye ulaşınca da ABD acilen temmuz ayında Uluslararası Somali Temas Grubu kurdu.
Bölgesel savaş tehlikesi
İtalya’nın eski sömürgesi olan Somali için atadığı özel temsilci Mario Raffaelli, geçici hükümetle radikal dinciler arasındaki çatışmanın Etiyopya, Eritre, Kenya ve muhtemelen Sudan’ı içine çeken bölgesel bir savaşa yol açabileceğini söyledi ve "Mogadişu’daki değişiklik bütün bölgenin manzarasını değiştirdi ve bölgeyi daha da tehlikeli hale getirdi" dedi.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Jendayi Frazer ise Şeriat Mahkemeleri Birliği lideri Aveys’i Kenya ve Tanzanya’daki ABD büyükelçiliklerine saldırıları düzenleyen el Kaide militanlarını korumakla suçluyor. Ayrıca, Somali’nin El Kaide için eski Afganistan benzeri bir üs haline gelebileceği ileri sürülüyor.
Aveys, bunların yanı sıra El Kaide ile ilişkisi olduğu iddialarını reddediyor ama, Mogadişu’da son aylarda yaşananlar Taliban yönetimindeki Afganistan’ı hatırlatıyor.
Şeriat Mahkemeleri Birliği, ele geçirdiği bölgelerde sokakta idamlara başladı, video kaset satan dükkanları kapattı, futbol maçlarını yasakladı ve giyim kurallarını kendi bildiği gibi kısıtlamaya başladı.
Bir zamanlar Fransız Somalisi olarak bilinen bölgeyse 1977’de bağımsızlığını kazandı ve Cibuti adıyla yeni bir devlet kuruldu.
486 bin nüfuslu Cibuti’nin Batı ile yakın ilişkileri var ve ülkede Fransız Yabancılar Lejyonunun bir Tugayı ve ABD Terörle Mücadele Gücünün 1,600 kişilik bir birliği bulunuyor.
ABD askerleri, Cibuti ve Etiyopya’da sınır muhafızlarını, Kenya’da ise donanma sahil muhafaza birliklerini eğitiyor.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 02:16