Gündem
  • 16.9.2006 00:04

ABD : TÜRKİYE KAMU KURUMLARI VE ÜNİVERSİTELERDE DİNSEL ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLIYOR

ABD Dışişleri Bakanlığı bu yılki Dini Özgürlükler Raporu'nu açıkladı. Türkiye'de dinsel çoğulculuğun İslam'a ve ulusal birliğe karşı tehdit gibi algılanmasından yakınan ABD, bazı medya kuruluşlarının Hristiyan ve Yahudi karşıtı yayınlarını eleştirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı yayınladığı 'Dinsel Özgürlük Raporu'nda mayıs 2006'da Yargıç Mustafa Yücel Özbilgin'in hayatına mal olan Danıştay saldırısının yanı sıra, şubat 2006'da Trabzon'da Katolik rahip Andrea Santoro'nun öldürülmesini ve son bir yılda Türkiye'de Hıristiyanları hedef alan bailıca fiziksel saldırıları kayda geçirdi.


Rapordaki bazı temel saptamalar şöyle:
Devlet, Müslüman ve diğer dinsel gruplara bazı kısıtlamalar getiriyor; devlet dairelerinde ve üniversiteler dahil resmi kurumlarda, Müslümanlığın dinsel ifadesini kısıtlıyor.


Tarikat ve cemaatler 1920'den beri resmen yasak, ama hala yaygın ve etkinler. Bazı önde gelen siyasi ve toplumsal liderler tarikat ve cemaatlerle ilişkili.


Türk kimliğinin, Türk dili ve İslam dinine dayandığı algılaması yaygın. Dinsel azınlık mensuplarının, devlet kurumlarında çalışmaları fiilen engelleniyor.


Birçok Alevi, devlet okullarındaki din derslerinde, kendi inanç ve doktrinlerinin öğretilmemesini ayrımcılık sayıyor; Alevi etkinliklerine fon ayırmayan Diyanet'i önyargıyla suçluyor.


Bir dizi gazete ve televizyon, Hristiyan karşıtı yayın yapıyorlar. Hükümet yetkilileri misyonerliğin devlete karşı tehdit olduğunu ve dinsel özgürlük kapsamına girmediğini söylüyorlar.


Radikal İslamcı unsurlar, Yahudi karşıtı hissiyatlarını yansıtıyorlar. Yahudiler arasında, 2003 saldırılarından beri artan bir güvensizlik içinde olduklarını belirtenler var. Bazı medya kuruluşları Yahudi karşıtı propaganda yapıyor.


İslam'dan başka bir dine geçmek isteyenler bazen sosyal taciz ve şiddete maruz kalıyor. Ülkede bin 100 kadar Hıristiyan misyoner var. Misyonerlik yapanlar bazen dövülüyor ve taciz ediliyor.


Fener Rum Patrikhanesi ile Ermeni Patrikhanesi hala yasal statülerinin tanınması peşinde. Patrikhane, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması çabasını sürdürüyor.


Raporda resmi kuruluşların 'İslami fundamentalizme' karşı çıkmayı sürdürdüğü, resmi kuruluşlar, üniversite ve okullarda Müslüman dinsel giysilerinin giyilmesi yasağının sürdüğü belirtildi.


Ülkede genel olarak Türk kimliğinin, Türk dili ve İslam inancına dayandığı yorumu yapılırken, dinsel azınlıkların devlet kurumlarında görev almasının engellendiği savunuldu.


Raporda Hıristiyan, Bahai ve bazı Müslümanlar'ın toplumsal kuşku ve güvensizlikle karşı karşıya bırakıldığı, köktenci İslamcı unsurların ise anti-Semitik (Yahudi düşmanı) ifadelerini sürdürdüğü, İslam dininden başka dine dönmek isteyenlerin, komşu ve akrabalarından toplumsal taciz ve şiddet gördüğü yer aldı.


Raporda Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 69.6 milyon olarak geçerken, hükümete göre ülkede yüzde 99'un Müslüman ve Sünni olmasına karşın, Mazlum-Der'e ve dini azınlık topluluklarına göre Müslümanların oranının, belirtilenden biraz daha az olduğu savunuldu.


ABD raporunda, Türkiye'de 15 ila 20 milyon arasında Alevi bulunduğu, hükümetin ise Aleviliği, Müslümanlığın bir mezhebi olarak gördüğü, ancak Aleviler ve bazı köktenci Sünniler'in, Aleviliği Müslüman olarak kabul etmediği ifadeleri yer aldı.


Raporda, Ermeni Ortodoks Hıristiyanların sayısı 65 bin, Yahudilerin 23 bin ve Rum Ortodoks Hıristiyanlar'ın sayısı ise 2 bin 500, Bahailer'in sayısı ise 10 bin olarak belirtildi.


ABD raporunda, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Fener Rum Patrikhanesi'nden, 'ekümenik' yani 'evrensel' olarak sözedildi ve 'Ekümenik ve Ermeni Patrikler, yasal statülerinin tanınması arayışını sürdürdü' denildi. Fener Rum Patrikhanesi'nin, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması çabalarını sürdürdüğü de belirtildi.


Raporda devletin Cumhurbaşkanlığı, Silahlı Kuvvetler, yargı ve devlet bürokrasisi içindeki temel kurumlarının, ''geleneksel Türk laikliğinin'' koruyucusu olduğu belirtildi.


ABD raporunda, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in bu yıl nisan ayında yaptığı bir konuşmaya yer verildi ve Cumhurbaşkanı'nın burada ''fundamentalizm tehlikeli boyuta ulaştı. Türkiye'nin bu tehdide karşı en iyi korunmasını laik düzen sağlıyor'' ifadeleri aktarıldı.

DİĞER ÜLKELER
ABD Dışişleri Bakanlığı dini özgürlükler raporunda, "geçen yıla nazaran dini özgürlüklerde gerileme saptanan" İran, İsrail ve bazı müttefik ülkeler kınandı.


Bakanlığın yıllık raporunda, Temmuz 2005 ile Temmuz 2006 arasındaki dönemde Suudi Arabistan, Vietnam ve Sudan'da dini özgürlükler bakımından olumlu ilerlemelerin kaydedildiği, buna karşılık Eritre ve İran'da ihlallerin arttığı belirtildi.


Myanmar, Kuzey Kore ve Çin'de geçen yılki duruma nazaran bir değişiklik olmadığı belirtilen raporun, dünyada dini özgürlükleri ihlal eden ülkelere ayrılan kara listesinde Çin, Eritre, İran, Myanmar, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Sudan ve Vietnam'ın adları yer aldı. Bu 8 ülke dışında, endişe kaynağı olduğu belirtilen 12 ülkenin adına da yer verildi.
Raporda, Afganistan, Hindistan ve Pakistan hükümetlerinin dini özgürlükler alanındaki çabaları "not edildi."


Özbekistan'da ise dini özgürlükler alanında durumun daha da kötüleştiği belirtilen raporda, İsrail'in sınırları kapatma siyasetinin genellikle Filistinlilerin dini vecibelerini yerine getirmelerine kısıtlama getirilmesiyle sonuçlandığı ifade edildi .


İran'da Hristiyan azınlıkların ve diğer bazı dini azınlıkların baskı gördüğü öne sürülen raporda, Özbekistan'da da Protestanların, dini özgürlükler açısından engellerle karşılaştıkları ifade edildi.

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 03:32

İLGİLİ HABERLER