ADALET BAKANI ÇİÇEK, YARGITAY 4. DAİRESİ BAŞKANI HAKKINDA SORUŞTURMA AÇMANIN MÜMKÜN OLMADIĞINI SÖYLEDİ
ALİ ULURASBA
ANKARA - Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "2004 Aralığında bize müzakere günü verirler ya da vermezler. Vallahi hiç umurumda değil. Yeter ki bu yaptığımız işler bu ülkenin ihtiyacı mıdır değil midir ona bakalım" dedi.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Bakanlığı'nın 2004 yılı bütçe görüşmelerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerine cevap verdi. "Yargının itibarının bir numara olmasıyla bu ülkenin itibarı da bir numara olur" diyen Çiçek, yargının siyasallaşmaması, yargının ideolojik kararlar vermemesi ve gri olmaması gerektiğini söyledi. "Yargı olabildiğince beyaz olmalı" diyen Çiçek, yargı mensuplarının oturup kalktığı beraber olduğu insanlara dikkat etmesi gerektiğini belirtti ve farkında olmadan hakimlerin ve savcıların pazarlanabileceğini ifade etti.
MÜZAKERE GÜNÜ VERİRLER VEYA VERMEZLER
"Çünkü samimi itiraf ediyorum ki, Türkiye'nin geleceği yargının tasarruflarına, yargının kararlarına bağlı. Özellikle AB noktasında" diyen Çiçek, "Bunu çok önemsediğimi zannetmeyin. Bu düzenleme bu toplum için ihtiyaçtır. 2004 Aralığında bize müzakere günü verirler ya da vermezler. Vallahi hiç umurumda değil. Yeterki bu yaptığımız işler bu ülkenin ihtiyacımıdır değil mıdır ona bakalım. Eğer bu ülkenin ihtiyacıysa o zaman kararlarımızı soruşturmalarımızı buna uygun bir nezaket içerisinde, buna uygun bir çaba ve gayret içiresinde olması lazım gelir. Eğer o olmayacaksa, o takdirde yerli yersiz mahkeme kararları vesilesiyle mahkeme kararları üzerinden toplum bir başka gerginlik noktasına gider. Şu an böyle bir gerginliği yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi.
BAKAN ÇİÇEK TÜRBAN OLAYINI MATRUŞKAYA BENZETTİ
Bakan Çiçek, Yargıtay 4. Dairesi'nde meydana gelen 'türban' olayı ile ilgili ise "Yargıtay, beraberinde bu olaylar bir nevi matruşka gibi, birini çıkarıyorsunuz bitti zannediyorsunuz bir tane daha çıkıyor. Keşke bu tartışmalar enflasyonun daha fazla düşmesine sebebiyet verse, keşke milli gelirimizi biraz daha artırsa, keşke bu tülkeyi ekonomik yönden sosyal yönden, siyasal yönden daha iyi bir noktaya getirebilse. Bu gerginlik ortamında gerçek ortadan kalkıyor, ideolojik tavırlar işin içine giriyor, herkes saf tuttuğu noktan olaya bakmak suretiyle dişini gıcırdatıyor, suratını asıyor, kaşını çatıyor ve kaşı çatılmışlardan müteşekkil bir toplum olma noktasında hızla ilerliyoruz. O gün o karar verilmiş, mahkemenin kendi kararı, mahkemenin kararına saygı duymak da hukukun gereği, saygı duyacağız ama saygı ölçüsünde bu kararları tartışacağız" dedi.
ŞİMDİ PAZARTESİ GÜNÜ NE OLACAK
Çiçek, yargıtay'daki 'türban' olayı ile ilgili sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi Pazartesi günü duruşmalar yapılacak. Ben şimdi pazartesini düşünüyorum. Pazartesi günü Ayaş'ın bir köyünden başı ister yazmalı, bazı yerde yemeni derler bazı yerlerde atkı derler, atkılı birisi bir veraset davası için, bir nafaka veya boşanma davası için geldiğinde hakim ne yapacak? Şimdi bu ortada duruyor. Bu karar sadece o şekle münhasır da tepki bunaysa o zaman bunun tashih edilmesi lazım. Değilse sapla saman karışacak. Şimdi ben inanıyorum ki kararı veren sayın başkan ve üyeler bu meslekte en az 25-30 yıl görev yapmış insanlar. Yargıtaya seçilecek kadar mesleki nitelikleri olan arkadaşlarımızdır. Ve ben inanıyorum ki, dün o karar gelinceye kadar görev yaptıkları 25-30 sene içinde yöresel olarak o yörenin örfüne adetine ve yaşayış tarzına uygun olarak kaç tane insan gelip-geçmiştir, hanımefendi gelip-geçmiştir. Bu güne kadar da böyle bir karar çıkmamıştır. Şimdi ne olacak? Pazartesi günü mahkemeler kendi önüne gelen davalarda sanığa nasıl davranacak, tanığa nasıl davranacak? Bizim bu noktada Adalet Bakanlığı olarak hakime şöyle davran böyle davran yetkimiz yoktur. Hukuk adına kanunlar her yerde herkese eşit uygulanması gerekir. Şimdi pazartesinden itibaren birinde bu tartışma birinde o tartışma. Geldiğimiz noktaya bir baksak. Benim görebildiğim sorun çözemede bir yeteneksizliğimiz mi var. Ya da sorunları algılamada bir sorunumuz mu var? Keşke bu işler bu noktaya gelmeden halledilse toplum bunun üzerinden bir gerginliğe girmesi".
YARGITAY'A SORUŞTURMA AÇAMAYIZ
Çiçek, Yartgıtay'a soruşturma açılması gibir bir durumun kendileri açısından söz konusu olmadığını belirterek, "Bu anlamda Yargıtay Başkanı ile ilgili bir soruşturma başlatamam. Yargıtay zaten bizimle irtibatı yok. Bütçe müzakeresi nedeniyle beraber oruturoyuruz. Ayrı bir kurum. Üyeleri boşalması halinde iki arkadaş olarak bizim de bulunduğumuz kurul tarafından üyeleri seçilir. Bir soruşturma yetkisi yok" dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:00