Gündem
  • 23.5.2007 13:20

AĞAR: BİR TAVIR, TARZ DEĞİŞİKLİĞİ GÖRÜLÜYOR, BU ATEŞLE OYNAMAKTIR

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Ulus Anafartalar Çarşısı’ndaki patlamayla ilgili olarak, "Bir tavır, tarz değişikliği görülüyor ancak bu alevle, ateşle oynamaktır. Türkiye’yi bazı iç sıkıntılara taşımak isteyenler var. Türkiye bir daha iç çatışma alanlarının girmemelidir, girmeyecektir. Siyasetin temeli budur" dedi.
      Ağar, Anafartalar Çarşısı’nda yaptığı incelemenin ardından Ulus Şehir Çarşısı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu.
      "Gerçekten Türkiyemiz ağır ve acı bir olay yaşıyor" diyen Ağar, bu "alçakça" eylemlerin bir sonuç verebilmesinin mümkün olmadığını söyledi.
      "Bir tavır, tarz değişikliği görülüyor ancak bu alevle oynamaktır, ateşle oynamaktır" görüşünü belirten Ağar, şunları kaydetti:
      "Mazlum, kendi halinde, işinde, gücünde her meselenin dışında, hayatın içinde olan esnafımıza kendi halindeki vatandaşlarımıza yönelik bu alçakça eylemlerin kabulü mümkün değildir. Türkiye’yi bazı iç sıkıntılara taşımak isteyenler var. Aylardan beri söylediğim budur.
      Türkiye’de kutuplaşma, husumet üzerinden siyaset yapılamaz. Bununla ne bağı var derseniz, bu tür teşebbüste bulunanlara zemin hazırlarsınız, bilmeden tabii... Kimse bilerek böyle bir zemin hazırlar demek istemiyorum.
      Siyasetçi diline dikkat edecektir. Güvenlik görevlileri de elbette her zaman kendilerinde olan görev şuurunu en dikkatli seviyede taşıyacaklardır. Bizler de kendilerine bu konuda destek olacağız. Bir tane Türkiyemiz vardır. Hiçbirimizin yedek vatanı yok, hepimizin vatanı burası." Türkiye’nin terörle mücadelede çok önemli dönemleri geride bıraktığını belirten Ağar, "Zaman içerisinde birtakım sözler söylediğimiz vakit, bu meselenin önemine işaret ettiğimiz vakit meseleyi bir iç siyaset malzemesi şeklinde değerlendirmek isteyenleri bir kez daha ikaz ediyoruz" dedi.
      Ağar, Türkiye’nin bir daha iç çatışma alanlarına girmemesi gerektiğini ve girmeyeceğini belirterek, siyasetin temelinin bu olduğunu söyledi.
      "Bunlar bunu amaçlamak istemektedirler. Bu eylemlerde bu hain, alçakça teşebbüslerde bunu amaçlamaktadırlar. Milletimizin yüksek sağduyusu, şuuru vardır ancak bunların hesabı sorulacaktır. Kimse bu hesabı vermekten de kurtulamaz" diyen Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü:
      "Türkiye gibi bir ülkede terörle mücadele her zaman sorumluların birinci derecede ilgi alanı içerisinde kalmak durumundadır. Bundan vazgeçilemez. Terörle mücadele birinci öncelikli görevidir. Ancak terörle mücadeleyi askerimiz, polisimiz yapıyor. Cansiperane yapıyor, şehit veriyor, gazi veriyor, yapıyor. Ancak terörle mücadelede onları rahatlatacak alanları var etmek de siyasetçinin görevi. Herkes diline, tavrına, tarzına dikkat etmek suretiyle huzurlu, Türkiye’de kardeşliğin, birlikteliğin hakim olduğu bir iklimi hep beraber var edeceğiz.
      Elbette her büyük ülkede bu ve buna benzer terörist faaliyetler oldu, oluyor da. Bunların da karşılıksız kalmayacağı tabiidir. Türkiye hukuk içerisinde bunların hesabını en net bir şekilde soracaktır. Kenarda, köşede nerede terörist faaliyetler içerisinde olanlar olursa olsun bugün kurtulan yarın kurtulamayacaktır. Çok açıkça söylüyorum; böylesine zalimane insanlık dışı eylem yapma düşüncesinde olan ve bunu gerçekleştirerek bir marifet yaptığını zannedenlere bugün Ulus Anafartalar’dan sesleniyorum: Dünyanın öteki ucuna gitseniz yakalar getiririz, hesabını verirsiniz. Kimsenin bundan kurtuluşu yoktur. Derhal bu girdiğiniz yoldan çıkın. Bununla varacağınız hiçbir yol yoktur. Daha önce bu yolları deneyenler nereye varmışsa aynı yere varırsınız."
     
     SORULAR

      Patlamanın hedefinin Genelkurmay Başkanı olduğu yönündeki iddiaların sorulması üzerine Ağar, "Benim bir bilgim yok, bunu güvenlik güçlerine sorun" dedi.
      "Düz ovada siyaset açıklaması yapmıştınız. Bu görüşünüz devam ediyor mu?" yönündeki bir soru üzerine Ağar, şunları söyledi:
      "İşte bunun için benim ne dediğimi iyi anlarsanız... Neden olduğunu anlatayım ben size. Teröristle mücadele, askerle polisin işidir.
      Siyasetçinin işi, askerle polisin karşısına terörist çıkarmamayı başarmaktır. O politikanın bir yoludur. Terörist yetişmesin, terörist çıkmasın, onları eğitimle, kültürle, işle, mesleki kurslarla, terörün dışında muhafaza etme politikasıdır. Keşke onu bütün partiler becerebilse."

 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 18:59

İLGİLİ HABERLER