Medya
  • 24.3.2003 16:36

AHMET HAKAN OKAN BAYÜLGEN'İ BOMBALADI

''Zaga'', yüksek sanat şaheseri mi? Bağdat'a yönelik bombardımanın devam ettiği akşam, her zaman büyük bir keyifle seyrettiğim ''Zaga''yı izlemek için ekran başındayım. Acaba Okan Bayülgen, deprem zamanı yaptığı gibi yine 'ağırlaştırılmış bir yayın' yapacak mı, bunu merak ediyorum... Merakım daha programın en başında giderildi... Okan Bayülgen çıktı ve şunları söyledi ''Evet, bir savaş var... Kadınlar, çocuklar ölüyor... Üzülüyoruz... Ama unutmamalıyız ki, bütün yüksek sanat ürünleri böyle zamanlarda ortaya çıktı. Edebiyatın en güzel ve en etkili ürünleri savaş zamanı verildi. Ayrıca eğlence hayatı hiçbir zaman durmadı savaş zamanlarında. Şarkılar söylendi... Bu nedenle bu akşam burada eğleneceğiz. Her şeyin farkındayız yani.. Evet.. Zaga başlıyor...'' Peki Okan Bayülgen haklı mı? Bana göre yanıldığı yerler var... İtirazlarım şunlar BİR Savaş zamanlarında edebiyatta patlama yaşanır. En güzel şiirler, romanlar böyle zamanlarda ortaya çıkar. Özellikle bir 'buhran dönemi sanatı' olan romanın en çarpıcı örnekleri böyle zamanlarda verilir. Okan Bayülgen bu konuda haklı... Ama ''Zaga'' adlı programın bu saptamayla ne ilgisi var, işte bunu anlamak mümkün değil... İKİ Bir programın en başında ''buhran dönemlerinde yüksek sanat zirveye erişir'' saptaması yapılıyorsa, o programda zirveye vurmamış da olsa, en azından bir iki yüksek sanat ürünüyle karşılaşacağımızı düşünmez miyiz? Ne de olsa savaş zamanı! Ama karşımıza çıka çıka Azeri bir manken, Mustafa Sandal ve Ali Atıf Bir Hoca çıktı... Biraz hayal kırıklığına, çokça da umutsuzluğa kapıldık. Buhran dönemi sanatçıları bunlarsa, normal zamanlarda ne olacak diye düşünmeye başladık.... ÜÇ Tamam, Erich Maria Remarque tarzı bir çıkış filan beklemiyoruz ama şu isimlere bakar mısınız Mustafa Sandal, malum... Azeri mankenin hangi boşluğu doldurduğunu da biliyoruz... Bir de Atıf Hoca! Hoca, kasılıp kalmadı, hatta biraz abartılı biçimde ortama uyum sağlama çabası da gösterdi ama sorun şu Zekasına yakışmayan espriler yaptı. Acıklı bir güldürme çabasına girdi, ''komik'' olmaktan çok ''gülünç'' oldu... Yani iletişim dersleri veren Ali Atıf Bir'in, Zaga'da oluşturduğu 'iletişim stratejisi' döküldü.... Savaş duyarlılığı mı? Ben zaten Hoca'dan böyle bir şey beklemiyordum ki! O kadar da saf değilim yani.. DÖRT ''Savaş zamanı eğlence devam eder'' yargısına gelince.. Bu doğru.. Ama savaş zamanı devam eden eğlenceler, aslında bombalanan ülkenin direnişinin bir parçasıdır. Eğlencenin devam etmesiyle şu mesaj verilir ''Ülkemizi bombalıyorsunuz, ama biz pes etmiyoruz. Amacınıza ulaşamayacaksınız. İnadına eğlenerek size karşı koyuyoruz..'' ''Zaga''daki eğlencenin böyle bir anlamının olmadığını anlamak için özel bir çaba sarf etmeye gerek bile yok... BEŞ Bir de şu var Zaga'nın en başında o vurgu yapılmasaydı, her şeyi unutabilirdik. Ama o vurgu, beni rahatsız etti. Bir yandan hiçbir şey olmamış gibi programınıza devam edeceksiniz, bir yandan da programın en başında söylediğiniz o sözlerle hem kendinizi temize çıkartacak, hem de vicdanınızı rahatlatacaksınız... İşte buna takıldım. Böyle davranılmasaydı, ''bu bir seçimdir, herkes kendi duruşunu ortaya koyuyor'' der geçerdim. Mesela ''Hülya Avşar Show'' için böyle bir yazı yazmak aklımdan bile geçmedi... Çünkü orada 'vicdan rahatlama kaygısı' bile yoktu.. Ahmet Hakan sabah Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:38

İLGİLİ HABERLER