AK Parti: 'Çiçek'in böyle bir yetkisi yok'
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu tarafından, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin hazırlanacak raporu hiçbir mercinin denetleyemeyeceğini, iptal edemeyeceğini ya da geri çeviremeyeceğini söyledi.
Nurettin Canikli, gazetecilere, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in, TBMM Milli
Eğitim Komisyonunda yaşanan olaylarla ilgili siyasi parti temsilcileriyle yaptığı
görüşmeleri değerlendirdi.
Bir gazetecinin, ”Meclis Başkanı’nın komisyonun çalışmasını iptal
yetkisi var mı?” sorusuna Canikli, ”Komisyon çalışmasına yönelik şu anda
tartıştığımız konuyla ilgili bir geri gönderme söz konusu değil. O 35. maddeyle
ilgili birkaç defa uygulanan husus, o konuda yapabilir. Onda bir problem yok ama
bu onunla hiç alakası olmayan bir konu. İçtüzüğün 35. maddesinde belirtilen
hususlarla hiç ilgisi olmayan bir konudur bu” yanıtını verdi.
Söz konusu durumun doğrudan komisyonun kendi kararı ve iradesiyle ilgili
bir husus olduğunu vurgulayan Canikli, şöyle devam etti:
”Komisyonda ortaya çıkan iradeyle ilgili ancak kanunlaştıktan sonra
Anayasa Mahkemesine gidilebilir onun dışında, başka hiçbir merci denetleyemez,
iptal edemez ya da geri çeviremez. Meclis Başkanı’nın yaptıkları idari bir
işlemdir. Bu yasama faaliyetidir. Yasama faaliyetinin hangi hallerde, nasıl ve
kimler tarafından denetleneceği bellidir. O da Anayasa Mahkemesidir.
Yasama faaliyetleri çerçevesinde yapılanları denetleyemez. İdari olarak
olabilir. Bu idari bir işlem değildir. Neyi denetler? Komisyonun fiziki olarak
çalışma ortamlarını, kullandığı personeli, buna benzer idari işlem tanımında
olabilecek faaliyetleri denetleyebilir ama yasama faaliyetlerini denetleyemez.
Böyle bir şeye yoğunlaşıldığında her çalışma noktasında, ’kaşını
beğenmedim, gözünü beğenmedim’ denilebilir. İçtüzüğün amir hükümlerine göre,
konuşmacıların söz aldıkları konu ile ilgili konuşması gerekiyor ama pek
uygulanmıyor. Buradan yola çıkarak, bir teklif kanunlaştı. Ben de çıkıp,
’konuşmacılar İçtüzüğe aykırı hareket ettiler. Çünkü konuyla ilgili konuşmadılar.
İhlal söz konusudur. Dolayısıyla Meclis Başkanı bunu iptal etmelidir’
diyebilirim.”
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş:
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''Hezeyan içinde yapılan basın toplantıları, yarın kendilerine farklı bir şekilde ve üzücü olarak dönebilir'' dedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile görüşen Elitaş, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Elitaş, Çiçek ile TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, 5 Mart Pazartesi gününden beri gerçekleşen görüşmeleri değerlendirdiklerini belirtti. Çiçek'in İçtüzük ve teklifin görüşmelerinin kendisini üzdüğünü ifade ettiğini anlatan Elitaş, yaşanan gelişmelerin kendilerini de üzdüğünü söyledi.
Elitaş, ''Meclis Başkanı Komisyon raporunu iade edebilir mi-'' sorusuna, ''Meclis Başkanı, konuyla ilgili kişilerle, Kanunlar Kararlar Başkanlığı ile konuyu değerlendiriyor. Ama bizim gördüğümüz, İçtüzükte bu konuda Meclis Başkanlığına herhangi bir yetki verilmemiş; bugüne kadar olan hiçbir örnekte, milletvekillerinin iradesi üzerinde bir iradesinin olmadığını tespit ediyoruz. Bugüne kadar 5 iade olmuş, bunların tamamı İçtüzük 35 ile ilgili... Bizim kanaatimiz; Meclis Başkanlığının Komisyon raporunu tekrar geri gönderme yetkisi olmadığı yönündedir'' açıklamasında bulundu.
Elitaş, Çiçek'in grup başkanvekilleri ile başka bir görüşme trafiği olup olmayacağı sorusu üzerine şunları söyledi:
, ''Kendi iradesidir. Bilemiyorum. Bizim talep etmemize gerek yok. Biz olayın tarafı değiliz. TBMM'de hiç kimse Meclis kürsüsünü işgal etme hakkına sahip değil. Hiçbir siyasi parti veya örgüt, komisyonları çalışmasını engelleyecek şiddete başvuramaz. Şiddetle hak aramak sokak tarzıdır. Başkalarının sokağa çektiği gibi, parlamenter sistem, millet iradesi sokakta aranmaz. Sokak da böyle şiddete davet edilmez. Herkes ne konuştuğunu iyi ölçmeli, iyi hesaplamalı, nereye gideceğini bilebilmeli. Hezeyan içinde yapılan basın toplantıları, yarın kendilerine farklı bir şekilde ve üzücü olarak dönebilir. Milletvekillerinin ve yetkililerin hezeyan içindeki söylemlerini, ölçülü ve sakin şekilde yapmalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum.''
Elitaş, muhalefetin İçtüzüğe bakması halinde ''Komisyon görüşmeleri yok hükmündedir'' diyemeyeceğini belirterek, ''Komisyonda yapılan hatalar varsa düzeltme yeri TBMM Genel Kurulu, Genel Kurulda yapılan hatalar varsa bunun düzeltme yeri Anayasa Mahkemesidir. Düzeltme yolu şiddet değildir, 'tankları' Komisyon Başkanı'nın başına fırlatmak değildir. Genel Başkan, 'tankın üstüne çıkacağım' diyor ama bir milletvekili veya grup başkanvekili, 'tankı' Komisyon Başkanı'nın kafasına fırlatıyor'' dedi.
Çiçek'in komisyon tutanaklarını incelettiğini ifade eden Elitaş, ''Tutanaklarda ifadeler net geçiyor. Bir milletvekilinin 'söz istiyorum' demesine, Komisyon Başkanı 'sisteme girerseniz söz verebilirim' ifadeleri dahi tutanakları girmiş. Önergeler dikkate alınmış'' diye konuştu.
Elitaş, ''Komisyonda sağlıklı bir görüşme ortamı var mı- İçeride kavgalar olurken, milletvekilleri yere düşerken, boğaz boğaza sarılırken...'' denilmesi üzerine, ''bunların Komisyonun dışında ve kapı tarafında cereyan eden hadiseler olduğunu'' belirterek, toplantı salonunda öyle bir durumun yaşanmadığını söyledi.
-''Bir sonraki haftaya sarkabilir''-
Teklifin TBMM Genel Kuruluna ne zaman geleceği sorusuna Elitaş, ''Komisyon raporunun yazılması, Çarşamba, Perşembe'yi bulabilir. Bu arada Meclis Başkanı'nın Komisyon tutanaklarını inceleme süreci olabilir. Bir sonraki haftaya da sarkabilir ama biz normal şartlara altında değerlendirmemizi yaptığımızda, önümüzdeki hafta gelebilir diye düşünüyoruz'' dedi.
Elitaş, ''Meclis Başkanı'nın sakinleşme tavsiyesi oldu mu-'' sorusunu yanıtlarken şöyle konuştu:
''Biz her zaman bunu istiyoruz. Pazartesi günü bir milletvekiline 12 saat konuşma hakkı verildi. 12 saat sonra milletvekiline, 'konuşmanızı tamamladınız'' dendiğinde aldığı yanıt, 'Ben en az 12 saat konuşacağım' ifadesi, bu işin ne kadar sulu bir noktaya geldiğinin göstergesi. Biz bütün müsamahayı gösterirken, konunun enine boyuna konuşulması için imkan verirken, bu istismar edildi. En son Cumartesi günü Başkan 'bizim suskunluğumuzu acziyet görmeyin' dedi. O gün Komisyon kürsünü işgal edip yumruklayanlar, mikrofonları koparmaya çalışanlar, bugün demokrasiden söz ediyor. Demokrasi şiddet demek değil. CHP şiddet uygulamıştır. İçtüzük görüşmelerinde TBMM kürsüsünü işgal ederek milletin söz hakkını kesmeye çalışmışlardır. Şimdi de Milli Eğitim Komisyonunu çalıştırmama, işgal etme, susturma, durdurma azmi ve kararlığı içinde biz sadece direnişi durdurmak, demokrasiyi engellemeye çalışan CHP'yi önlemeye çalıştık. ''
CHP'den, TBMM Başkanı Çiçek'e yazılı başvuru
CHP Grup Başkanlığı, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifinin komisyon çalışmalarının tamamlanmadığı ve bu nedenle TBMM Genel Kurulunda görüşülemeyeceğine ilişkin yazılı bir başvuru sundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce'nin imzasını taşıyan dilekçede, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifinin Komisyondaki çalışmalarının tamamlanmadığı, bu durumda, Komisyon raporunun oluşturulamayacağı ve Genel Kurulda görüşülemeyeceği ileri sürdü.
Dilekçede, ''TBMM İçtüzüğüne göre, Meclis Başkanı olarak görevinizi yerine getirerek, 11 Mart Pazar günü yapılan toplantının, Anayasa ve İçtüzüğe aykırılığı yönünden geçersiz sayılması doğrultusunda işlem yapmanızı, usulsüzlükler ve bunların hukuksuz sonuçları ortadan kaldırılmadığı takdirde TBMM çalışmaları ve Başkanlığın tutumuyla ilgili Anayasa ve İçtüzüğün grubumuza sağladığı tüm hakları kullanacağımızı bildiririz'' ifadesine yer verildi.