Akdağ: Keneyi yok etmek mümkün değil!..
Türkiye'de kene ile etkin ve kesin mücadele için aşı geliştirilmeye çalışıldığını açıklayan Akdağ, Erciyes Üniversitesi ile Hıfzıssıhha kurulundaki bilim adamlarının ortak bir çalışma içinde olduğunu, birkaç yıldır devam eden çalışmada önemli mesafe alındığını kaydetti.
"KENEYİ YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Sağlık Bakanı Recep Akdağ bazı ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere iki günlük program için Balıkesir'e geldi. Akşam saatlerindeki programı 1 saat rötarla gerçekleşen Bakan Akdağ, ilk olarak valiliği ziyaret etti. Valilik makamında açıklamalarda bulunan Bakan Akdağ, kene ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konularıyla ilgili soruları cevapladı. Mevsim itibariyle kene vakalarındaki hareketliliğin dikkat çekici olduğunu kaydeden Bakan Akdağ, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının şehirlerde değil kırsalda görüldüğünü, kırsalda yaşayan insanların önceden beri alışkın oldukları için bunu önemsemediklerini söyledi.
Kene ile mücadele konusunda vatandaşları uyaran Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kene vakalarının büyük çoğunluğunun Gümüşhane, Bayburt, Erzurum'dan başlayıp Kelkit Vadisi ile Karadeniz'in güneyinde kalan hat üzerindeki kırsalda olduğunu bildirdi. Kene ile mücadelede ciddi çalışmalar yaptıklarını anlatan Bakan Akdağ, yaklaşık 10 bin sağlık personelini o bölgedeki 3 bin köye sokup vatandaşları yeniden bilgilendirdiklerini söyledi. Türkiye'de keneden ölüm vakalarının yüzde 5 veya 6'yı geçmediğini, bu oranı daha da aşağı çekmek için çalıştıklarını kaydeden Bakan Akdağ, başka ülkelerde ise bu sayının yüzde 20'ler civarında olduğunu söyledi.
Yok edilmesi mümkün görünmeyen kene ile nasıl mücadele edilmesi gerektiğini ve alınması gereken tedbirleri de anlatan Recep Akdağ, şunları söyledi:
"Hayvancılıkla uğraşan, çiftçilikle uğraşan, köyde yaşayan vatandaşlarımız 'keneden bir şey olmaz, bu bizim bildiğimiz kene' asla dememeli. Çalıştıktan sonra günün ortasında veya sonunda vücudunda kene yapışması var mı kontrol etmeli. Kendilerine sağlık görevlilerinin tarif ettiği şekilde keneyi çıkarmalı, çıkaramayacaksa mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna gitmeli. Çıkarsa bile kontrol için yine gitmeli. Keneye çıplak elle asla dokunmamalı, bulaşmaların büyük kısmında kene çıkarılmaya çalışılırken çıplak elle dokunmaya dayalı olduğunu görüyoruz. Bu riskli bölgelerde vatandaşlara eldiven ve keneyi çıkarmaya yarayan bir alet dağıtıyoruz. En önemlisi vatandaşların günün ortasında veya sonunda kene yapıştı mı diye vücutlarını kontrol etmeliler. Mayısın sonundan itibaren Haziran, Temmuz, Ağustos, iki, üç ay içerisinde. Bilim adamlarının ortak görüşü bu. Keneleri topraktan ya da yaşadıkları yerlerden tamamen uzaklaştırmak, yok etmek maalesef mümkün görünmüyor. Uzmanların bize verdiği bilgi bu, kendimizi koruyacağız. Bu arada, bir şekilde hastalığa yakalananlar için Türkiye'de belli uzman merkezler oluşturduk. Dolayısıyla Türkiye'de ölüm oranları yüzde 5-6'yı geçmiyor. Bazı ülkelerde bu Kırım Kongo'ya yakalanan kişilerin yüzde 20'ye yakını hayatını kaybediyor. Türkiye'de bu oran yüzde 6'ları geçmedi, inşallah daha da aşağı çekeriz. Erciyes Üniversitesi ile Hıfzıssıhha birkaç senedir bir aşı geliştirmeye çalışıyorlar. Mesafe de aldılar. Bir aşının geliştirilmesi bütün çalışmalar başarılı olursa 7-8 seneden önce olamıyor zaten, bütün dünyada da bu şekilde. Ama bilim adamlarımız epey mesafe aldılar."