Gündem
  • 4.12.2013 21:40

Akdoğan: Başbakan'ın önünü kesmeye çabalıyorlar

Başbakan'ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, MGK kararları ve fişleme iddialarına ilişkin "Seçim sürecinde, Cumhurbaşkanlığı sürecinde, AK Parti'yi yıpratma kampanyasıdır. İkincisi Tayyip Erdoğan'ın önünü kesme çabasıdır. Seçim sürecine girdiğimiz bu dönemde bunlar sürpriz değil. Doğrudan Erdoğan'ın halk üzerindeki algısı üzerinde oynayan bir faaliyet olduğunu görüyoruz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, A Haber'de gündeme ilişkin sorulara cevap verdi.
MGK kararları ve fişleme iddialarına ilişkin Akdoğan, "AK Parti, irtica tehdidi olarak kendisi konumlandırılmış. Kendisi ile ilgili kapatma davası açılmış. Yani bu iddiaların hepsi AK Parti'ye yöneltilmiş. AK Parti burada hem kendi varlığını korumaya hem de bütün bu toplum kesimlerinin varlığını korumaya geliştirmeye adamış. Gövdesini siper etmiş. Bir mağduriyet varsa AK Parti'dir. Bu sorun gündemden düşmüş, cemaatler rahat etmiş. İç tehdit algısı değiştirilmiştir. Gövdesini siper eden AK Parti, genel rahatlama sağlayan AK Parti. Burada birilerinin AK Parti'yi farklı bir yerde konumlandırılması büyük haksızlık. Seçimler öncesinde AK Parti'ye yönelik bu gibi karalamalar olabileceğini biliyorduk" diye konuştu.

"TAYYİP ERDOĞAN'IN ÖNÜNÜ KESME ÇABASIDIR"

MGK kararları ve fişleme iddialarına ilişkin Akdoğan, "Seçim sürecinde, Cumhurbaşkanlığı sürecinde, AK Parti'yi yıpratma kampanyasıdır. İkincisi Tayyip Erdoğan'ın önünü kesme çabasıdır. Seçim sürecine girdiğimiz bu dönemde bunlar sürpriz değil. Doğrudan Erdoğan'ın halk üzerindeki algısı üzerinde oynayan bir faaliyet olduğunu görüyoruz. Ben cemaati tanıyorum. Cemaatte bir sürü kardeşim, arkadaşım var. Birileri cemaat görüntüsü altında bir kavga çıkarmaya çalışıyor. Bu tuzaklara düşmemek lazım" dedi.

"MGK YAŞ GİBİ TOPANTILARDA BİZ SIKINTI YAŞIYORDUK"

Akdoğan, "MGK, YAŞ gibi toplantılarda biz sıkıntı yaşıyorduk. İşte şurada bir başörtülü, imam hatipli öğrenci var gibi. Tüm bunlarla biz sıkıştırılıyorduk. Biz bunları suçlayan değil, bunların mücadelesini veren, savunan, sorunu ortadan kaldıran tarafız" dedi.

"TEHDİTLERE PABUÇ BIRAKACAK HALİMİZ YOK"

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın "Sürecin sonuna gelindi. Ya Kürt hareketiyle derin ve anlamlı müzakereleri kabul ederler ya da Türkiye'de iç savaş çıkar" şeklindeki açıklamasını değerlendirmesi istenen Akdoğan şöyle konuştu: "Bu süreç, hükümetin samimi ve iyi niyetli adımlarıyla devam ediyor. Hükümet tehditlerle, şantajlarla dayatmalarla yol alacak bir hükümet değildir. Milletten başka kimse rota çizemez. Bu tür tehditlere de pabuç bırakacak halimiz yok. Bu süreç şu anda sağlıklı bir şekilde yürüyor. Hükümet önemli adımlar attı ve atıyor."

"ÖRGÜT BAĞLAMINDA SÖZÜ GEÇEN ÖCALAN'DIR"

Akdoğan çözüm sürecinde Abdullah Öcalan'ın kararlarının önemli olduğunu belirterek, "Örgüt bağlamında en sözü geçen Öcalan'dır. A şahsı, B şahsı bunu dedi. Bunların çok bir kıymeti yok. Bunlar Öcalan'a rağmen, Öcalan'a karşı pozisyon alma durumunda da değiller. Taktik açıklamalar olarak görmek gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

"AYM'NİN BALBAY HAKKINDA VERDİĞİ KARARIN ŞU ANDA FİİLİ KARŞILIĞI YOK"

AYM'nin Mustafa Balbay hakkında verdiği karar ile ilgili konuşan Akdoğan, "Yargıtay bunu bozarsa, yeniden yargılanma gibi bir durum söz konusu olursa o zaman tutuklu mu, tutuksuz mu yargılayalım meselesi o zaman gündeme gelebilecek bir konudur. Bunun fiili olarak şu anda bir karşılığı yok. Ama bir tespit ileriye dönük bir tavsiye niteliği taşıyabilir" dedi.

“AK PARTİ’YE KORKUTMALARLA KİMSE İSTİKAMET BELİRLEYEMEZ”
“Aslında bu meselenin en önemli noktasını MİT krizi olarak niteleyenler var. Sizin için bu neydi?” sorusu üzerine Akdoğan, “Bunu ben anlamlandırabilmiş değilim. Bir ülkenin kendi kurumuna karşı böyle bir hamle kime hizmet eder. Bunu biz hükümete dönük teşebbüs olarak gördük. Bir ülkenin kendi kurumlarının yıpranmasından o ülke fayda görmez. Her kurumda yanlış yapanlar olabilir. Her kurumun her icraatı da doğru olmayabilir. Kurumlarda bir dönüşüm geçiriyor. Siz bir yanlışlığa vurgu yapmak başka bir şeydir, kurumumu tahrip etmeye kalkmak doğru olmaz. Bu MİT TSK ve polis içinde geçerlidir. Biz bunu milletimizin lehine olan bir durum olarak görmedik. Bu ülkeyi seçilenler mi yönetecek, yoksa bir takım vesayet odakları mı yönetecek? Başbakan’ın konuşmasında meclis iradesi vurgusu çok önemlidir. Kimse bu tür çıkışlarla hamlelerle AK Parti’ye, AK Parti’nin gidişatına yön veremez. İstikametini belirleyemez. AK Parti’nin istikametini millet belirler. Bu tür korkutmalarla yalan yanlış bilgilerle AK Parti’ye kimse istikamet belirleyemez” dedi.

“AK PARTİ'NİN KİMSEYLE KAVGA ETME GİBİ BİR DERDİ OLAMAZ”
“Dershanelerin dönüşümü de, kentsel dönüşüm, sağlıkta dönüşüm yaptığınızda, bu eğitim dönüşümü de reformu da yeni bir şey değildi” diyen Akdoğan, “Bunların hepsi milletin umumi menfaati için atılan adımlardı. Biz evleri yıkarken AK Partili mi diye bakıyor muyuz? Milletimin menfaati var mı yok mu, buna bakmak durumundayız. AK Parti'nin kimseyle kavga etme gibi bir derdi olamaz. Burada iç barışı sağlamak hükümetin işidir. Hükümet sorumlu davranmaktadır. Ayrıştırıcı taraf değildir. Birlik siyaseti bizim temel felsefemiz. AK Parti'nin böyle bir lüksü yoktur. Ama siz, millet dışında birileri, bu tür korkutmalarla yalan yanlış senaryolarla ona istikamet çizmeye çalışırsa ona eyvallah etmez. Tayyip Erdoğan da bugüne kadar eyvallah etmemiştir, etmeyecektir” şeklinde konuştu.

“2004 MGK KARARI ÇÖPE GİTMİŞTİR, YOK HÜKMÜNDE OLMUŞTUR”
Son dönemde yaşananların AK Parti’yi yıpratma kampanyası ve Tayyip Erdoğan’ın önünü kesme çabasıdır olarak niteleyen Akdoğan, “MGK’da bir tavsiye kararı vardı, biz bütün yaptıklarımızı bunun üzerine yaptık gibi bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Hiçbir tavsiye kararı kimseye hukuksuzluk kapısını açmaz, tavsiye kararlarıyla da ülke yönetilmez. 2004 MGK kararı çöpe gitmiştir, yok hükmünde olmuştur. Herhangi bir toplum kesimini mağdur edecek bir fiiliyatın içerisinde olmamıştır hükümet. Biz MGK toplantılarında sıkıntı yaşıyorduk, YAŞ toplantılarında biz sıkıntı yaşıyorduk. Şurada imam hatipli öğrenci var, burada başörtülü öğrenci var diye biz sıkıştırılıyorduk. Bilgi kırıntıları üzerinden böyle bir senaryo üretmek hakkaniyete uygun değildir” şeklinde konuştu.

POLİS TEŞKİLATI SUÇ ÖRGÜTÜ GİBİ GÖSTERİLİRSE ÜLKEYE YAZIK OLUR”
Tüm kurumlar kategorik olarak yafta yapıştırılmasına karşıyı olduğuna dikkat çeken Akdoğan, “Bu polis teşkilatı da asker de MİT de olabilir. Yanlış yapanların üzerine hukuk içerisinde gidilebilir ama polis bir suç örgütüymüş gibi gösterilirse ülkeye yazık olur. Polisin yaftalanmasını doğru bulmam. Son dönemde Türkiye emniyet teşkilatının uygulamalarıyla demokratikleşti. Pek çok gelişmenin önünü de emniyet teşkilatımız aldı” dedi.

 


Hakime TORUN / ANKARA (DHA)

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 09:44

İLGİLİ HABERLER