ANKARA - İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, 2002 yılında 546, 2003 yılının ilk 4 ayında da 163 ''evlenme vaadiyle kızlık bozma'' olayının meydana geldiğini bildirerek, bu fiilin azalmasını sağlamak için cezai müeyyidenin artırılması gerektiğini vurguladı.
CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, ''Giderek yaygınlaşma eğilimi gösteren evlenmeye zorlamak amacıyla kadın ve kız çocuklarına tecavüz edilmesine ilişkin olaylar''ı önlemek için ne gibi çalışmalar yapıldığını sordu.
Abdülkadir Aksu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK), evlenmek maksadıyla kızlık bozma fiilini işleyenlere, diğer cinsel suç faillerinden daha az bir cezai müeyyide koyduğunu belirtti. Mağdur olan kişinin reşit olması halinde bizzat kendisinin, küçük yaşta olması halinde ise ailesinin evlenmeyi kabul ederek şikayetten vazgeçmesi halinde, cezanın tamamen ortadan kalktığını ya da çok hafiflediğini ifade eden Aksu, şunları kaydetti:
''Değişen sosyal yaşam şartları, ekonomik zorluklar, sağlıksız bir aile yapısının ortaya çıkmasına, kızlık bozma fiiline maruz kalan kadın ve daha çok küçük yaştaki kızların istemedikleri kişilerle zorla veya mecbur hissederek evlenmelerine neden olmaktadır.
2003 yılında bu suçta az da olsa bir azalma olduğu söylenebilir. Ancak bu fiilin daha da azaltılmasını sağlamak için cezai müeyyidenin artırılması gerekmektedir. Bu bağlamda yeniden düzenleme aşamasında bulunan Türk Ceza Kanunu'nda bu fiilleri öngörülen yaptırımların artırılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.''
TCK'ya göre, kaçırılan veya alıkonulan kız veya kadın ile sanık ya da mahkumlardan birisi ile evlenirse koca hakkında kamu davası ve hüküm verilmiş ise cezanın çektirilmesi erteleniyor. Suça katılan diğer kişiler hakkındaki dava ve cezalar ise düşüyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:00