Gündem
  • 5.12.2011 10:54

ALEVİLER CEMEVLERİNDEN ATATÜRK RESMİNİ KALDIRACAK MI?

Dersim Dersim ve Alevilerin Kemalizm'le İmtihanı kitaplarının yazarı Alevi asıllı sivil toplumcu Cafer Solgun, Taraf gazetesinden Neşe Düzel'e konuştu: Atatürk'ün portreleri cemevlerinden kesinlikle kalkacak. Cemevi bizim ibadethanemiz. Mustafa Kemal politik bir figür. Bir ibadet mekanında ne işi var? Aleviler onun Dersim'deki rolünü tartışacak.

HAYATTA KALMAK İÇİN TAKİYE YAPTILAR

Aleviler, Mustafa Kemal'le ilgili gerçekleri bilirler. Ama bizim büyüklerimiz ölmemek için, çocuklarını korumak için, onların adını Kemal, İsmet koydu. Dersimliler yıllardır takiyye yapıyorlar. Başlangıçta anlaşılabilir nedenlerle ortaya çıkan bu takiyye, giderek sahici hale geldi.

İŞTE O RÖPORTAJ...

Dersim özrü, Alevi ve Kürt meselelerinde sahici bir açılımın başladığını gösteriyor bize. Bu açılımı artık hiçbir statükocu güç durduramayacak çünkü Dersim, Cumhuriyet’in yalanlarla dolu resmî ideolojisini tepeden tırnağa parçalıyor. Dersim, hâlâ hayatta olan canlı tanıklarıyla, ‘kılıç artıklarıyla’ Alevi ve Kürt kimliklerinin bu topraklarda Kemalist ulus-devlet projesiyle nasıl katledildiğini, resmî ideolojinin Türkiye toplumu üzerinde ne kirli oyunlar oynadığını bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Böylece bu ülkede değişim ve dönüşüm nihayet başlıyor. Peki, Dersimliler, Aleviler özürle ilgili ne diyor? Dersim’de tam ne yaşandı? Katliam emrinin Atatürk tarafından verilmiş olması, Alevilerin CHP ve statükoyla ilişkilerini nasıl etkiliyor? Dersim tartışmaları siyaseti nasıl etkileyecek? Bu konuyu, ‘Alevilerin Kemalizm’le İmtihanı’, ‘Dersim Dersim’ kitaplarının yazarı Cafer Solgun’la konuştuk. Geçen hafta ise AKP eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat’la söyleşimizi yayımlamıştık. Dengir Fırat’ın açıklamasına yer veriyoruz: “TRT’nin sitesinde bu söyleşiyle ilgili bir açıklama yapıldı. Söyleşide, hiçbir kurum veya kişi hedef alınmadığı halde bir kamu kurumunun üslûp ve seviyeden yoksun bir dille kurumsal kimlik arkasına gizlenilerek kin ve nefretin dışa vurulmuş olmasını hayret ve esefle müşahede ediyorum. TRT yetkililerinin kurumlarıyla ilgili RTÜK yasa ve yönetmenliklerini herkesten iyi bilmek zorunda olduklarını hatırlatmaya gerek yoktur. 3984 sayılı kanunun 4. maddesi ‘Yayınların Türkçe yapılması esastır. Ancak evrensel kültür ve bilim eserlerinin oluşmasına katkısı olan yabancı dillerin öğretilmesi veya bu dillerde müzik veya haber iletilmesi amacıyla da yayın yapılabilir’ hükmünü içermektedir. Maalesef 25 Ocak 2004 tarihli ‘Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamlarında Geleneksel Olarak Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerde Yapılacak Radyo ve Televizyon Yayınları Hakkındaki Yönetmelik’in 4. maddesi, yasada bulunmadığı halde çocuklara yönelik program ile dil öğretilmesine yönelik yasağını getirmiştir. Bu eleştirimin muhatabının TRT olmadığı açıktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kanunda olmayan bir yasağın kurumlar tarafından yönetmeliklerle ihdas edilmesi veya keyfî uygulamaların halen devam ediyor olmasıdır. Bu hassasiyetimin anlaşılamamış olmasını, hatta kurumsal bir kimlik altında ama gerçekte kişisel bir hesaplaşmaya vesile edilmiş olmasını üzüntüyle kınadığımı belirtmek isterim.”

NEŞE DÜZEL: Yıllarca büyük bir sır gibi saklanan Dersim katliamı birdenbire gündeme geldi ve Başbakan devlet adına özür diledi. Dersimliler ve genelde Aleviler Başbakan’ın özrünü nasıl karşıladı?

CAFER SOLGUN: Şaşkınlıkla karşıladılar. CHP grup toplantısındaki konuşmasında, “Başbakansın. Arşivler elinde, bunları açıkla. Özür dilemek gerekiyorsa, sen özür dile” diyen Kılıçdaroğlu’na, Başbakan’ın, “Ben niye diye özür dileyecekmişim. O dönemde tek parti iktidarı sendin. Üstelik Dersimlisin. CHP adına sen özür dile” diye cevap vermesi ve Dersim’in siyasi polemik konusu olmaya devam etmesi bekleniyordu. Açıkçası bu özrü kimse beklemiyordu.

Hükümetin Alevi açılımı için düzenlediği çalıştaylarda, Aleviler, bir açılımın yapılabilmesi için devletin Alevilerden özür dilemesini ilk şart olarak önermişlerdi bildiğim kadarıyla. Alevi açılımı gerçekten başladı mı bu durumda?

Kesinlikle doğru gözlemlemişsiniz. Yıllardan beri bizim birinci talebimiz; “devlet özür dilemeli” olmuştu. Çünkü Alevi meselesinin geçmişinde devletin ya da devlet kökenli çetelerin organize ettiği çok acı ve çok kanlı hatıralar var. Bu yüzden de Alevilerin, Dersim, Maraş, Çorum ve Madımak katliamlarıyla ilgili devletten bir özür talebi var. Çünkü biliyorlar ki, bu mesele, “devlet yanlış yapmaz” diyenlerle tartışılamaz. Bu mesele ancak özür dilendikten sonra tartışılabilir. Aleviler, bu özürle birlikte bütün bu olayların dosyalarının yüzleşme bağlamında yeniden açılmasını istiyorlar. Şimdi Dersim özrüyle birlikte, Alevi açılımından çok daha derin ve kapsamlı bir süreç başladı.

Tam olarak nasıl bir süreç başladı?

Dersim 1938 katliamı Alevi meselesinin önemli unsurlarından biridir ama aynı zamanda Kürt meselesiyle de yakından ilişkilidir. Dersim’i tartışırken biz sadece katliamı değil artık resmî ideolojiyi de tartışıyoruz. Çünkü Dersim 38’e yol açan nedenler var ve bunları konuşuyoruz.

Dersim katliamını hazırlayan nedenler nedir?

1924 Anayasası’ndan itibaren Türkiye’nin, Türk etnik temeline dayalı bir ulus-devlet olarak inşa edilmesine karar verildi. Alevilerin varlığı bilinmesine rağmen, Türkiye’deki bütün Müslüman halkların Türkleştirilmelerine ve Sünnileştirilmelerine karar verildi. 1930’larda bu dayatma daha da ucubeleşti, herkesin Kemalist olması istendi. Türkiye toplumuna dayatılan bu modernite projesinde Dersim’in ve Dersimlinin yeri yoktu. Çünkü Dersim etnik olarak Kürt’tü ve üstüne üstlük de Alevi’ydi. O yüzden Dersim çıbanbaşı olarak isimlendirildi ve ezildi.

Peki, bu özür Alevilerin AKP ile ilgili kuşkularını ya da rahatsızlıklarını yatıştırmaya yardımcı oldu mu?

Bunu, bugün için söylemek mümkün değil. Çünkü Alevi toplumunun büyük çoğunluğunda Ak Parti ile ilgili giderilmesi kolay olmayan bir tedirginlik var. Ak Parti kendine muhafazakâr-demokrat dese de Aleviler onu Sünni dindarların hassasiyetlerini destekleyen ılımlı İslamcı bir parti olarak görüyor. Milli Görüş geleneğinden geldiğini unutmuyor.

Kılıçdaroğlu’nun net bir tavır alamaması Dersimlileri utandırdı mı?

CHP’li olmayan Alevileri utandırdı ama CHP’li Aleviler utanmamak için şimdi yeni argümanlar icat ederek kendi kendilerini ikna etmeye çalışıyorlar.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 11:41

İLGİLİ HABERLER