Spor
  • 10.11.2011 16:41

ALEX SERT ÇIKTI: 'ŞAMPİYONLUĞUMUZU KİMSE ALAMAZ'

Fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en iyi transferlerinden biri olarak gösterilen taraftarların sevgilisi Alex gündeme ilişkin önemli konularda açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe Futbol Takımı Kaptanı Alex de Souza, takım olarak ligdeki durumlarını değerlendirirken, lider olmalarına karşın kendilerini geliştirebileceklerini söyledi.

Lig TV’de yayınlanan "Futbol Gündemi" programının konuğu olan Brezilyalı yıldız oyuncu, Spor Toto Süper Lig’de ilk 10 haftanın ardından lider durumda bulunduklarını hatırlatırken, "Ligde inişli çıkışlı dönemlerimiz olabilir. Sonuçta lider olmamıza rağmen daha iyi oynayabilir, daha iyi futbol sergileyebiliriz. Bazı oyuncuların da alıştığımız performanslarına dönmesiyle kendi gücümüze kavuşacağız ve herkesin istediği Fenerbahçe’yi gösterebileceğiz" dedi.

Sıkıntılı bir şekilde başlayan bu sezonda taraftarların takıma bağlılığının arttığını düşündüğünü dile getiren Alex, "Malum olaylar nedeniyle taraftarın takıma bağlılığı ortaya çıktı. Geçen sene taraftarın ne kadar sevgisi ve saygısı varsa, bu sene de devam ediyor ama bağlılıkları arttı diyebilirim" ifadelerini kullandı.

Takımda oyuncuların motive edebilmek için özel bir çabası olup olmadığının sorulması üzerine ise sarı-lacivertli oyuncu, "Ben kimseyi motive etme ihtiyacı hissetmiyorum. İçinde bulunduğumuz ortamda Fenerbahçe forması giyerken ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyorum. Bu forma ve armanın kendisi, kulübün ve camianın tarihi, büyüklüğü, forma giyen oyuncu için ayrıca bir motivasyon kaynağı olmalı. Bir futbolcu bu ağırlığı kaldıramazsa ya mesleğini değiştirecek, ya da Fenerbahçe de tercihini değiştirecek. Fenerbahçe’de en büyük motivasyon kaynağının formasındaki arma olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

"Kaptan olarak sorumluluklarımı yerine getirmeye çalışıyorum"

Alex, Fenerbahçe’de takım kaptanı olarak görevlerini yaparken ne tür yöntemler kullandığı konusuna değinirken, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sorumluluklarım doğrultusunda iletişimle sıkıntıları çözmeye çalışan bir kaptanlık yapmaya çalışıyorum. Kaptan olduğum süre içerisinde bir çok noktada müdahale etme, oyuncu arkadaşlarımla konuşma ihtiyacı hissettim. Gökhan Gönül ile ilgili aramızda kavga çıktığı şeklinde yansıdı. Benim Gökhan’la bir çok kez konuşmuşluğum, yapmamız gerekenleri aktardığım olmuştur. Örnek olarak verebilirim, Sivas’ta şampiyon olduğumuz maçın ardından soyunma odasında Gökay’ı yanıma çağırıp bazı şeyler söyledim. Anladığına inanıyorum. O zamanda söyleme ihtiyacı hissettim. Şimdi Recep Niyaz var, genç oyuncu. Bolu’da kamp yaparken onu da karşıma alıp konuştum. Sorumluluklarımı sonuna kadar yerine getirmeye çalışıyorum. Bunlar sadece benim sorumluluğum da değil. Takımda başka tecrübeli isimler var. Semih, Selçuk ve Emre gibi oyuncular mevcut. Bu oyuncular hem tecrübeli, hem de yaş olarak diğer oyuncuların üzerinde. Bütün takımın bu anlamda birbirine destek olması gerektiğini düşünüyorum. Bizi geçen sene başarıya götüren buydu. Herkes birbirinden bir şey aldı, ruhunu koydu ve başarı geldi. Niang ile Lugano’nu savaşçı karakterleri ve şimdi yoklukları takımı etkiliyor. Bu yoklukta bile takımın içinde kimden ne alabilirsek kardır. Bazısının bilgisi, bazısının duygusu..."

"Ben Aykut Kocaman’ın öğrencisiyim"

Alex de Souza, takım içinde Aykut Kocaman’ın aldığı kararlara etki edebildiği şeklindeki söylemlerin gerçek dışı olduğunu aktarırken, Aykut Kocaman ile antrenör-sporcu ilişkisi içinde bulunduklarını aktardı.

"Ben Aykut Kocaman’ın söylediklerini saha içinde en iyi şekilde yapmakla yükümlüyüm" diyen Alex, "Kararları veren kişi kendisidir. Kararlara ortak olduğum yönünde bazı şeyler çıkıyor. Böyle şeyler olamaz. Ben hocamızını öğrencisiyim ve saha içinde bir yardımcısı olarak kendimi görüyorum. Kendisine de, sonuna kadar yanında olduğumu ifade ettim" şeklinde konuştu.

Milli takım yorumu

A Milli Takım’ın 2012 Avrupa Şampiyonası elemeleri play-off turunda Hırvatistan ile yapacağı karşılaşmalarla ilgili değerlendirmede bulunan Alex, Türk Milli Takımı için "Biz" ifadesini kullanacağını vurgularken, iki takım için de çok zorlu maçlar olacağını belirtti.

Brezilyalı oyuncu, yarın yapılacak ilk maçta alacağı sonucun Türkiye’nin finallere gidebilmesi yolunda büyük önem taşıyacağını anlatırken, "Umuyorum ki şansı yanında maçlar çıkarır ve Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye yer alır" dedi.

Türkiye’nin son zamanlarda takım olarak kolektif anlamda istenilen düzeyde olmadığını gözlemlediğini, bunda ise grupta ikinci olma baskısı ve stresin etkili olduğunu düşündüğünü belirten Alex, "Grupta kimin ikinci olacağı stresi tüm oyuncuların üzerinde vardı ve olumsuz etkiledi. Bu oyuna da yansıdı.

İkinci olarak gruptan çıkma hedefi başarıldı ve sonuç olarak o stres bir anda gitti. Artık bir rakiple oynanacak 2 maç var. Daha farklı bir baskı olacağını ve Türkiye’nin daha iyi mücadele ve futbol ortaya koyacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Hırvatistan’ı çizgisini korumaya çalışan bir ekip olarak nitelendiren Alex, "Avrupa’nın çeşitli liglerine dağılmış kaliteli oyuncuları var. Teknik direktörleri de öyle. Kaliteli bir ekip ama bizim ilk maçta alacağımız sonuç önemli. Türkiye her ülkeyle rekabet edebilecek güçte bir takıma sahip" diye konuştu.

"Atatürk, dünya tarihindeki en önemli liderlerden"

Alex de Souza, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 73. ölüm yıldönümü olması dolayasıyla kendisinin görüşlerinin sorulması üzerine ise, "Atatürk, tarihteki en önemi isimlerden. Vizyonu, görüşü ve uygulayış şekliyle örnek alınacak bir insan. Onun en iyi şekilde anılması gerektiğini düşünüyorum, çünkü dünya tarihindeki en önemli liderlerden" yanıtını verdi.

"G.SARAY'A ATTIĞI O GOL SONRASI..."
"En beğendiğim golüm, Erciyes'e attığım goldü. En fazla kutlayacağım ama Mehmet Topuz tarafından engellenen bir gol vardı bir de, Galatasaray'a attığım gol. Mehmet Topuz ve Lugano, takımın iki delisi diyelim, beni tuttular ve kutlamama engel oldular."

"AYRILMAK İSTEYENLERE KARIŞMAM"
"Takımdan ayrılmayla ilgili konun aile içi kişisel bir karar olduğunu düşünürüm ve o yüzden kimseye birşey demem. Mesela Lugano artık bir değişiklik yaşaması gerektiğini ve gidebileceğini söylemişti. Teklif geldiğinin de gitmeye karar verdi. Andre Santos'un transferi aniden gerçekleşti, o gittikten sonra öğrendim. Niang da oturup kararını verdi. Kişisel kararlarda benim gidip oyuncularla konuşmam gibi bir inisiyatifim yok. Zaten bir oyuncu gitmek istiyorsa, kafada bitirmişse, takıma verimli olamaz diye düşünüyorum. O yüzden böyle bir futbolcu varsa oturup en yararlı çözümü bulmak gerekir."

"SİVAS'TA BEN OLSAM YİNE YENİLİRDİK"
"Sivas'a hem arkadaşlarıma destek olmak için hem de PFDK'nın kırmızı kart cezasını kaldırması ihtimalini düşünerek gitmiştim. Sivasspor maçında ben sahada olsaydım da büyük ihtimalle kaybederdik. O gün Bekir ile Yobo dışında herkes ortalamanın altında oynadı. Ben de olsam büyük ihtimalle kaybederdik."

"BENİ EN ÇOK KIZDIRAN ŞEY..."
"Beni en çok kızdıran şey, saha içinde zor olanı yapmaya çalışmaktır. Futbolda bsizi başarıya basit olanıyapmaya çalışmak götürür. Stoch'da kızdığım oydu. Basit kararı alıp bana ya da Sezer'e verse başarılı olackatı. Ama zor olanı seçip kendi vurdu ve başarısız oldu. Bunu herkes için söylüyorum, sahada her zaman kolay olanı yapmak lazım. Bunun haricinde herkes sorumlulukları çerçevesinde istediğini yapmakta özgür. Ama sırtın kaleye dönükse, yüzü kaleye dönüklere topu vermek basiti seçmektir. Ben küçükken beni yetiştiren herkesden böyle öğrendim."

"HAKEM HATA YAPTI!"
"Karabük maçının hemen başında gördüğüm kırmızı kartın videosunu izlemek istemiştim. Ben açıkçası orada hakemin yerini merak ettim, videoyu izlemek istedim çünkü hakemin açısının kötü olabileceğini düşündüm. Ama gördüm ki hakem çok yakındaydı, ben de hakemin hatasının üzerine imza attım orada."

"HAYATIMIN EN ÜZÜCÜ ANLARINDANDI..."
"Futbolda birçok maç kaybettim. Kaybetmek de var kazanmak da. Direk kırmızı kart gördüğüm için kafadan hemen 2 maç ceza alacağımı düşündüm. Hatta o maçı da sayarsak 3 maç denebilirdi buna. Hiç hak etmemiştim bunu. Sahadaki arkadaşlarım benim için ekstradan mücadele veriyorlardı. Çok üzüldüm izlerken. Üstelik birkaç gün sonra bir Sivas maçı vardı, nitekim o maçta yorgunluk da oldu takımda. Ama bu tabii ki gerekçe olamaz. Ama o maçı o şekilde tribünden izlemek futbol hayatımın en üzücü anlarındandı..."

"34 YAŞINDA BIRAKMIŞ OLURUM SANIYORDUM"
"Brezilya'ya dönüp dönmeyeceğimi, kariyerimi nerede bitireceğimi bilmiyorum. Ben daha önceki planlarımda futbolu 34 yaşında bırakmış olacaktım. Ama şu anda maçlara gayet iyi çıkıyor ve kendimi iyi hissediyorum. Açıkçası zaman ne getirir bilemiyorum"

"ZICO'NUN EN İYİ ÖZELLİĞİ..."
"Zico'nun en iyi yaptığı şeylerden biri herkesi sahaya istekli gönderebilmesiydi. Birçok teknik adamın eksiğidir bu... Zico bunu yapabiliyordu... Ayzı zamanda futbol takımlarında sıkıntılardan biri yabancı oyuncuları elinizde tulabilmenizdir. O zaman takımda birçok Brezilyalı vardı. Brezilya'da sokakta bile her hangi birine Zico deseniz hayranlığın ısunardı. Zico bu nedenle yabancıları rahatça elinde tutuyordu."

"KOCAMAN DA TÜRKLER'İ ÇOK ETKİLİYOR"
"Aslında hem benzer hem farklı yönü olarak söyleyebilirim. Zico'nun yabancçılar üzerindeki etkisi Aykut Kocaman için de Türkler üzerinde var. Türk insanı onu daha iyi tanıyor, Kocaman'ın ismini biliyor. Zico'nun yabancılar üzerindeki ektisi Aykut Kocaman'da da Türkler için var."

"İLERİDE TEKNİK DİREKTÖR OLUR MUYUM BİLMİYORUM"
"İleride teknik direktör olur muyum olmaz mıyım bilmiyorum. Ben anı yaşarım, ileriye bakmam gerekirse 2013'e kadar F.Bahçe ile kontratım var. Sene sonunda ailemle oturup konuşurum. Mesela çoğu insan İstanbul'un trafiğine sallar ama ben mesela düşünecek zamanım olduğu için trafiği seviyorum."

"LUGANO 3 ŞEYİ ÖZLEYECEĞİNİ SÖYLERDİ"
"Lugano'nun burada kaldığı sürece ileride özleyeceğini söylediği 3 şey vardı. Birincisi çaydı, hiç elinden düşürmezdi. İkincisi taraftarın maçtan önce yaptığı lay lay tezahüratıydı. Üçüncüsü de çoğu insan İstanbul trafiğini eleştirir ama o da benim gibi İstanbul trafiğini özleyeceğini ve daha kötülerini gördüğünü söylerdi."

"BİR GÜNDE F.BAHÇE TEKNİK DİREKTÖRÜ OLUNMAZ!"
"Aslında bu son zamanlarda hayatımda konuşulan şeylerden biri. Herkes teknik direktör olacağımı ve benim bunun bir tek farkımda olmadığımı söylüyorlar. Ama misal Aykut Kocaman'ın bu sene aldığı yük öyle böyle bir yük değil. Bu kadar olaydan takımın izole olabilmesinde en büyük pay Aykut Kocçaman'ındır. Teknik direktör olmak o kadar kolay değil, bir günden ötekine de kimseye 'Gel F.Bahçe'nin teknik direktörü ol' demezler. Çünkü teknik direktör olmak küçümsenecek bir olay değil. Bir de sağda solda F.Bahçe'nin bana bu konuda teklif yaptığı yazılıp çiziliyor ama doğru değil bu iddia"

"YILDIRIM GÜÇLÜ GÖRÜNÜYORDU"
"Aziz Yıldırım'ı ziyarete gittiğimde bunları kendisine de söylemiştim. Her zaman yanında olduğumuzu söyledim. Bir insanın özgürlüğünün olmaması çok büyük sıkıntı. Ama ziyarette beni şaşırtmadı. Hayatı boyunca gördüğümüz o güçlü yapısı aynen devam ediyordu. Ben de elimden ne geliyorsa yapqacağımı söyledim. Umarım ki en kısa sürdece başkanımız özgürlüğüne kavuşacak."

"ŞAMPİYONLUĞUMUZU KİMSE ALAMAZ"
"futbollayaşayan insanlarız. Böyle polisin, politikacıların yetkisinde olan şeylere alışkın değiliz. Ne yapılırsa yapılsın benim bilincimden, benim elde ettiklerimden şampiyonluğumuz alınamaz. Hemen her maç alın terimizle kazandığımız maçlardı, alın terimizle kazandığımız bir şampiyonluktu. Bu şampiyonluğu elimizden de bilincimizden de kimsa alamaz"

"TÜRKİYE-BREZİLYA MAÇINDA..."
"Türkiye ile Brezilya karşılaşırsa favori olarak Brezilya'yı gösteririm. Ama Brezilya ile Türkiye karşılaşırsa benim için en kolay maç olur çünkü her iki ihtimalde de kazanan taraf olurum"

"İNSAN İSTANBUL'DA KENDİNİ KAYBEDEBİLİR"
"Guti konusunda bilgi sahibi olmadan fikir yürütmemek lazım. Ama genel bir fikir yürütmek gerekirse yöneticiler benden transfer etmek istedikleri bir oyuncu için fikir aldıklarında her zaman başta şunu söylerim: Türkiye'de olmak istiyor mu diye sormak lazım. Buraya gelmeden önce 9 aylık bir süreç vardı ki beni şiddetli biçimde istiyorlardı. Ama bu kararı uzuin zamanda alabildim. Bir oyuncu isteniyorsa burada yaşamak istiyor mu diye sormak lazım. Burası bir İtalya Ligi, İspanya Ligi değil. Futbolcunun içinin ne istediği önemli. İstanbul fantastik bir şehir insan burada kendini kaybedebilir. Kadınlar, şartlar insanın gözünü döndürebilir. Ayakta durabilenler uzun süre kalıyor, ayak durmamayı tercih edenler ise kısa sürede gidiyor."

milliyet

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 12:24

İLGİLİ HABERLER