ALMANYA BAŞBAKAN YARDIMCISI : ORUÇ TUTMAK İNSANI ZİNDE TUTTUĞU GİBİ AKLI SELİM DE YAPIYOR
SEVİM ERCAN
BERLİN (İHA) - Almanya Başbakan Yardımcısı ve Çalışma Bakanı Franz Müntefering, Ramazan ayında oruç tutmanın sağlıklı bir dini vecibe olduğunu kaydetti.
Müntefering, oruç tutmanın zihni açtığını dile getirerek, "Ramazan, pek çok dinde olduğu gibi dini bir gelenek. Ben Katolik olarak yetiştim ve Katolik ailelerde Cuma günleri et yenilmez, sadece balık yenirdi. Ben hayatım boyu bunu böyle yaşadım. Paskalya öncesi de Kutsal Cuma günü yemek yemezdik ve dini kural gereği tam gün aç dolaşırdık. Bu da dini
kurallara ait bir tutum. Bu kurallar insanı disiplinli yapıyor. İncil'de de olduğu gibi İsa Peygamber çöle gitti ve orada 30 gün boyu aç kaldı. Yani oruç tuttu. Benim anlayışıma göre Ramazan'ın kısmen sembolik bir yanı da mevcut. Böylece vücudu arındırıyorsunuz. Sağlıklı yaşıyor ve çok yemiyorsunuz. Bu insana çok da iyi geliyor. Bence Ramazan'da oruç tutmak, insanları daha inançlı ve aklı selim yapıyor. Herkes böyle düşünüyor mu bilmiyorum ama ben oruç tutmanın çok sevimli bir tutum olduğunu düşünüyorum"dedi.
Almanya'da yaşayan 3 milyondan fazla Müslüman'a seslenen Münterefing, kendisinin de Ramazan ayında oruç tutanlara saygı duyduğunu aktardı.
Müntefering, "Almanya'da oruç tutan Müslümanlara gelince, onların Ramazan aylarına büyük saygı duyuyorum. Oruç tutmayı, zihi zinde tutan ve sağlığa yararlı bir dini vecibe olarak görüyorum. Ama bunun bir süre sonra da sona ermesi gerekiyor. İnsan daha sonra sağlıklı beslenebilmeli" şeklinde konuştu.
Almanya'daki terör tartışmalarına bir yenisi eklenmesi ve buna bağlı Anayasa'nın değişim talebi gelmesi konusunda Müntefering, bu durumu anlamsız bulacağını ifade etti.
Müntefering, "Almanya'da terör endişesi ile Anayasa'nın değişime uğraması gerektiğine inanmıyorum. Almanya'da Anayasa gayet yeterlidir. Anayasa'nın ilk 10 maddesi, insan özgürlüğünü içeriyor. Bu burada yaşayan tüm insanlar için geçerlidir. Bunlar aynı zamanda "dini özgürlüğü" de kapsıyor. Almanya'da insanların inançlı olması ya da olmaması
ya da arzu ettiği ve doğru olduğuna inandığı şeye inanması, kişilerin özgür iradesine bağlıdır. Anayasa diğer inanlara karşı toleranslı olmayı da getirir. Anayasa'nın bu kurallarına uyan her birey Almanya'da arzu ettiği, doğru bulduğu ve mantıklı bulduğu biçimde yaşama şansına sahiptir. Bu nedenle de Anayasa bu şekliyle değişime uğramadan kalmalıdır" şeklinde görüşlerini dile getirdi.