ALMANYA'DAKİ DENİZ FENERİ DAVASI TÜRKİYE'DEKİ DERNEĞİ’Nİ ETKİLEDİ Mİ?
ÖMER FARUK AYDEMİR
İSTANBUL - Almanya'daki Deniz Feneri Derneği ile ilgili ortaya çıkan yolsuzluk konusundaki tartışmalar sürerken, Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nin faaliyetleri sürüyor. Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz, kendileriyle ilgili karalama kampanyası yürütüldüğünü savunarak, "Almanya Deniz Feneri, Türkiye'deki Deniz Feneri ile bağlantısı olmayan bir dernek. Bizi tanıyanlar bağışlarını arttırarak sürdürüyorlar" dedi.
Almanya'daki Deniz Feneri Derneği ile ilgili ortaya çıkan yolsuzluğun ardından eleştirilerin hedefi haline gelen Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği, faaliyetlerine devam ediyor. Ortaya çıkan olayla birlikte ileri sürülen iddiaların aksine, Türkiye'deki dernek ve Almanya'daki dernek arasında isim benzerliği dışında herhangi bir bağ bulunmadığı ifade edildi. Dernek üyeleri çalışmalarını aynen devam ettirirken, yapılan tespitler sonucunda hazırlanan yardım malzemeleri ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz, yaklaşık 19 gündür kendileriyle ilgili karalama kampanyası yürütüldüğünü savunarak, "Bir yerde bir yanlış olabilir, bu yanlışı gündeme getirirsiniz. Yapılan bu çalışma, bütün yardım organizasyonlarını zan altında bıraktı. Hiç mi iyi yapan yok. Bir karalama kampanyası yürütüldüğünü düşünüyorum. Şu anda sivil toplum örgütlerinden yardım alan ihtiyaç sahiplerinin mağdur durumda olduğunu ifade eden Yılmaz, "Yardım ettiğimiz
aileler bizi arıyor. Titrek bir sesle 'önümüzdeki ay yardım gönderebilecek misiniz?' diye soruyor. Bu bizi çok üzüyor. Son günlerde bizi tanıyanlar bağışlarını arttırarak sürdürüyorlar. Özellikle bizim burada depolara malzeme bağışı yapan insanlar bizi tanıyor ve biliyorlar" dedi. Yılmaz, televizyondan izleyip mesaj ile yardım yapanlarda büyük azalma olduğunu söyledi. Almanya'daki dava ile ilgili de açıklamalarda bulunan Engin Yılmaz, "Biz bu süreç de mahkemeyi takip ettik. İddianameyi hazırlayan savcı,
esastan görüşünü bildirirken, Türkiye'deki Deniz Feneri ile ilgili tek bir şey söylemedi. Hakimin kararında da Türkiye'deki Deniz Feneri'nin ismi geçmiyor. Tabii kim bir hata yapmışsa cezasını çekmeli. Bu kadar büyük organizasyonlarda mutlaka şahsi hatalar olabilir. Bizim kurumumuzda da olabilir. Kaldı ki Almanya Deniz Feneri, Türkiye'deki Deniz Feneri ile bağlantısı olmayan bir dernek. Bizim sıkıntımız aynı ismi kullanmaları. Bu sebepten dolayı mağdur durumdayız. Zarar gören Türkiye'deki Deniz Feneri. Bu
bir ders aynı zamanda. Biz zamanında bunu engelleyebilseydik hiç bunları konuşmayacaktık. Pahalı bir ders oldu" diye konuştu.
Yılmaz, Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nin her bağışı kuruşu kuruşuna ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam edeceğini de ifade ederek, "Deniz Feneri Derneği bundan sonra partner olarak çalıştığı kurumlarla ilgili bir defa değil on defa düşünüp, çalışmalarını ona göre sürdürecek. Burada biz iyi niyetle ama rahatsızlığımızı söylememize rağmen bu ismin doğru olmadığını belirtmemize rağmen, iyi niyet kurbanıyız. Kanunen de değiştiremiyorduk. Bu konuda kanuni bir yaptırım hakkımız yok. Tabi kullanmaları
ahlaki değil. Engellememiz gerekiyordu, bunu biz başaramadık. Nakdi yardımda yüzde 50 civarında bir düşüş olduğunu söyleyebiliriz. Ancak biz şu ana kadar hiçbir ailenin yardımını kesmedik. Bize ne kadar yardım gelirse o kadarını dağıtabiliyoruz. Endişemiz bundan sonra. Bize bağış yapan ve kafasında tereddüt olan kişiler gelip inceleyebilir" dedi.
Deniz Feneri Derneği'nden yardım alan 2 çocuk annesi Hasibe Ulus ise "Yardımlar son 2 aydır aksıyor. Deniz Feneri Derneği bir aile gibiydi aslında. Her aileden yaramaz çocuklar çıkıyor. Bu iddiaların asılsız olduğunu düşünüyorum. Ailemiz çok mütevazı ve yardımsever. Şu ana kadara aldığımız yardımlardan çok memnunuz" dedi.