Asayiş
  • 28.10.2008 11:14

AMELİYAT SIRASINDA YANLIŞLIKLA BAĞIRSAKLARI DELİNİNCE ÖLDÜ

Diyarbakır Dicle
Üniversitesi (D.Ü) Tıp Fakültesi Hastanesinde kist ameliyatı olan 3 çocuk annesi,
ameliyattan sonra fenalaşarak öldü.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, DÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın
Doğum Servisinde ameliyat olan Şükran Kılavuz’un (42), rahmindeki iyi huylu
denilen kistin alınması sırasında bağırsakları delindi. Fenalaşması üzerine
ikinci bir ameliyata alınan Kılavuz, hayatını kaybetti. Kılavuz’un yakınları,
hastanın bağırsakları delindiği için öldüğünü ve ölüm raporunda da bunun yer
aldığını belirtirken, ameliyatta bağırsakların zarar gördüğünü yalanlamayan
doktorlar ise ölümün kan pıhtılaşmasından olduğunu ileri sürdü.
Kılavuz’un ameliyatı sırasında hastanedeki işlemlerle ilgilenen yeğeni
Mesut Özleyen de AA muhabirine yaptığı açıklamada, teyzesinin 6 Ekim 2008’de DÜ
Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Doğum Servisine başvurduktan sonra 8 Ekimde tekrar
hastaneye gittiğini ve yapılan tahlil sonucunda rahminde iyi huylu bir kist
olduğunun söylendiğini bildirdi.
Kistin alınması için 9 Ekimde ameliyat yapıldığını anlatan Özleyen,
yaklaşık 10 saat süren ameliyatla kistin alındığını ancak doktorların onayıyla
sıvı verilmeye başlanan hastanın ameliyattan 2 saat sonra nefes darlığı çekip
fenalaşmaya başladığını söyledi.
Durumu haber verdikleri kadın doğum doktorlarının kendilerine; "bizim
ameliyatımızla ilgili sorun yok. Göğüs Hastalıkları uzmanları bakacak" dediğini
aktaran Özleyen, şöyle dedi:
"Göğüs hastalıkları uzmanları akciğer filmlerine bakıp sorun olmadığını
söylediler. Ancak bu durum devam edince hasta ultrasona alındı, ardından acilen
ameliyata alacaklarını söylediler. İlk ameliyatı yapan ekip 6 saat sonra teyzemi
ameliyata aldı. Sorunun ne olduğu bize söylenmedi, sadece yumurtalıkların
alındığını anlattı. Hasta yoğun bakıma alınınca doktora sorduk. Bize ameliyat
sırasında bağırsakların delindiğini ve ameliyatla dikildiğini söyledi. 13 Ekimde
ise hastamız fenalaşıp hayatını kaybetti."
Ameliyatın bağırsakla ilgisi olmamasına rağmen ölüm raporunda bağırsak
delinmesi ve kalbin durmasından bahsedildiğini belirten Özleyen, daha sonra
gittikleri uzman doktorların, dış etki olmadan bağırsakların delinmesinin mümkün
olmadığını ve delinen bağırsakların kanı zehirlediğini söylediklerini aktardı.
Ameliyatta yapılan hata ve bu hatanın zamanında fark edilmemesinin
hastanın hayatına mal olduğunu öne süren Özleyen, konunun araştırılması için DÜ
Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğine başvuruda bulunduklarını, ayrıca
sorumlular hakkında dava açacaklarını ve bunun için de çocuklara vasi tayini
amacıyla dava açtıklarını bildirdi.

"HEKİM HATASIYLA ALAKASI YOK"

Doç. Dr. Ahmet Kale ise ameliyatta hastanın bağırsaklarının delindiği
iddiasının hatırlatılması üzerine, aldıkları kistin büyük olduğunu, bu tür
ameliyatlarda böyle şeylerin olabileceğini söyledi.
Hastanın 20 yıldır sigara içtiğini, bu nedenle ameliyattan sonra
ayaklarında oluşan kan pıhtılaşmasının akciğere zarar verdiğini öne süren Kale,
şöyle dedi:
"Böyle bir durum binde bir gelişebiliyor. Başka ülkelerde doktorlar bu
tür riskli ameliyatları yapmıyor bile. Ameliyat ettiğimiz hasta iyileşince bize
teşekkür ediyorlar, ölünce de böyle oluyor. İstedikleri yere başvursunlar.
Konunun hekim hatasıyla alakası yok, haber değeri de yok. Dosyanın verilmediği de
doğru değil. Dosya arşivde gidip alsınlar."
Öte yandan, hayatını kaybeden Şükran Kılavuz’un eşinin de 8 yıl önce
siroz hastalığından öldüğü öğrenildi.
Kılavuz’un çocukları 11 yaşındaki Şiyar, 13 yaşındaki Ahmet ve 18
yaşındaki Veysel, hem annesiz hem babasız kaldı.

İLGİLİ HABERLER