Bombaların altında açık hava demeçleriyle koalisyon güçlerine meydan okuyan, 20 günlük savaşın esas kahramanı Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Said El Sahaf, ABD'den bakıldığında, ‘‘Irak trajedisinin stand-up komedyeni’’ olarak niteleniyor.
Muhammed Said El Sahaf, sürreal ve acı veren bir savaşın ürettiği ‘‘komik bir rahatlama’’, Macbeth'deki şato bekçisi ya da Hamlet'teki mezar kazıcı olarak da görülüyor.
El Sahaf'ın savaşa getirdiği yorumlar Batılı izleyici için bu anlamları taşırken, Irak Enformasyon Bakanı ‘‘Arap fantezisinin arzularına’’ ustalıkla sunumda bulunuyor.
Bağdat'ın bir köşesinde ABD askerleri Saddam'ın sarayına tanklarla girerken, diğer köşesinde, Bakan El Sahaf, ‘‘Onların hepsini Bağdat'tan kovaladık, katlettik’’ diye açıklama getiriyordu. El Sahaf, ‘‘ABD askerlerini zehirledik’’ derken de, Amerikan C-130 nakliye uçakları, direnmeden düşen Bağdat Havaalanı'na malzeme ve teçhizat taşımaya başlamıştı.
ARAPLAR'IN KAHRAMANI
Ancak, El Sahaf'ın Arap dünyasında ‘‘bir kahraman’’ olarak görüldüğü de ifade ediliyor. Uzmanlara göre, Said El Sahaf, Arap izleyicilere ‘‘istediği şerbeti’’ veriyor ve yenilgi anında bile psikolojik savaşa yeni boyutlar kazandırıyor. Buna göre, acı ve katlanılmaz gerçek karşısında dahi, Araplar fantezi dünyasında yaşarlar ve bu da Araplar'ın karakteristik bir özelliğidir.
Batılı gözlemcilere göre ‘‘Saddam'ın soytarısı’’ olan Bakan El Sahaf, Arapça'yı da büyük ustalıkla kullanıyor. Örneğin, koalisyon askerleri için kullanmayı tecih ettiği kelime, hem ‘‘kafir’’ hem de ‘‘kan emen sülük’’ anlamına gelebiliyor. Amerikan medyasındaki yorumlarda, ‘‘Arap dünyası Muhammed Said El Sahaf'ı özleyecek’’ deniliyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:46