Dünya
  • 25.12.2009 00:48

AMERİKAN BAYRAĞININ GÖRÜNMEYEN YILDIZI SORGULANIYOR!.

-ABD’deki Yahudi Lobisi, ülkenin en önemli dinamiklerinden birisidir. 20.yüzyılın bu yükselen yıldızı şimdilerde ABD’de inanılmaz bir “kayma” dönemine girmiş bulunuyor.

-YAHUDİ LOBİSİNİN SORGULANMASI BAŞLADI

-ABD’nin dış dünyada derin yaralar alması, itibar ve güç kaybına uğraması, ülke kamuoyunda yeni tartışmaları başlattı. Gözler ve dikkatler, ABD’nin görünmeyen ama her yerde hissedilen yıldızı Yahudi lobisine çevrildi.

-Gazetelerde, televizyonlarda, düşünce kuruluşlarında, üniversite ve akademik çevrelerde, İsrail etkisini ve Yahudi lobisini sorgulama başladı.Daha 10-15 yıl öncesine kadar yüksek sesle ifade edilmesi ve hatta düşünülmesi bile imkansız olan çok sert eleştiriler, aleyhte raporlar-belgeler kamuoyuna yansıdı.

-ABD’nin itibar ve güç kaybetmesindeki İsrail etkisi konusunda kitaplar, araştırmalar yapılır/yayınlanır oldu.

-Türkiye’nin lobicilik faaliyetlerinin, “Yahudi lobisine havale etmeden yapılamayacağına” inanan bazı aşağılık kompleksli kişi, kuruluş, uzman, propagandist, komisyoncu, kışkırtıcı ajan, politikacı ve dipomatlar da var Washington’da.

-Bunlar, her olaya sadece ve sadece İsrail gözlüğü ile bakmayı; Yahudi lobisinden destek ve örnek almak yerine bunların uzantısı-sözcüsü-çıkıntısı gibi çalışmayı marifet sayıyorlar.

-Bu sebeple ABD’deki Türkiye sevdalılarının, gönüllü kuruluşların, ATAA ve TDAF derneklerinin, TACC’ın, ATFA’nın, Rumi Vakfı’nın, TUSKON’un, TCA-Turkish Coalition of America’nın, ARI Hareketi ve TÜSİAD’ın ve de Washington’da yeni faaliyete başlayan SETA DC düşünce kuruluşunun, beyaz Türkler’in ve monşerlerin artık bu değişen gerçekleri görerek faaliyette bulunmaları gerekiyor. 

İŞTE HASAN MESUT HAZAR'IN YAZISI

ABD’nin kırmızı, beyaz ve mavi renkli bayrağında şerit ve yıldızlar bulunur.
Toplam 13 şeritli ve 50 yıldızlı bayrağın anlamlı simgeleri vardır.
Mesela 13 şerit ülkenin kuruluş dönemindeki eyaletleri (kolonileri), 50 adet beyaz yıldız ise  eyalet sayısını simgeler.
Ancak ABD’nin, bir de görünmeyen yıldızı vardır.
Özellikle 20.yüzyılın son yarısında ABD’de,  inanılmaz bir yükseliş sergileyen ve 51. yıldız/eyalet olarak da adlandırılan bu görünmez güç İsrail ve Yahudi lobisidir.
Gerçekten ABD’de yaşayan 6 milyon civarındaki Yahudi asıllı Amerikalı’nın KONGRE’den yönetimlere, düşünce kuruluşlarından medyaya, Hollywood’dan Wall Street borsasına, iş dünyasına ve finans merkezlerine yayılan geniş  alanda daima hissedilir bir etkisi vardır.
İç ve dış politikalarda, karar verici üzerinde oldukça büyük etkisinden dolayı  ABD’deki Yahudi Lobisi, ülkenin en önemli dinamiklerinden birisidir.
Özetle Amerikan sisteminin, demokrasisinin, ekonomisinin ve toplumsal hayatının her alnında etkilerini hissettirirler

YILDIZ KAYMASI NASIL BAŞLADI
 Ancak 20.yüzyılın bu yükselen yıldızı ABD’de inanılmaz bir “kayma” dönemine girmiş bulunuyor.
İkiz Kuleler’e yönelik 11 Eylül terör saldırısından sonra başlayan bu yıldız kayması, her geçen gün daha da hızlanarak sürüyor.
Süper güç ABD,  terör saldırısı öncesinde, adeta tek eksenli dünyanın, yegane belirleyici bir ülkesiydi.
Bush yönetimlerinin global terörle mücadele ve dış politikalarındaki büyük yanlışları, çifte standartları, önyargılı yaklaşımları, nükleer silaha sahip İsrail’in bütün adaletsizliklerine ve zulümlerine gözü kapalı destek vermesi, bütün dünyada büyük nefret uyandırdı.
ABD’nin global itibar ve menfaatlerine büyük darbe vurdu.
İsrail’in üzerine odaklanmış bütün tepkileri ve kızgınlıkları, ABD üzerine çekti.
Irak ve Afganistan işgalleri, nükleer İsrail’i es geçerek, bir gün nükleer güç olacak endişesiyle İran’a yüklenme ve yanlış tecrit politikaları, ABD’nin küresel imajında onarılması güç yaralar oluşturdu.
 YAHUDİ LOBİSİNİN SORGULANMASI
 ABD’nin dış dünyada böylesine derin yaralar alması, itibar ve güç kaybına uğraması, ülke kamuoyunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Gözler ve dikkatler, ABD’nin görünmeyen ama her yerde hissedilen  yıldızı Yahudi lobisine çevrildi.
Gazetelerde, televizyonlarda, düşünce kuruluşlarında, üniversite ve akademik çevrelerde, İsrail etkisini ve Yahudi lobisini sorgulama başladı.
Daha 10-15 yıl öncesine kadar yüksek sesle ifade edilmesi ve hatta düşünülmesi bile imkansız olan çok sert eleştiriler, aleyhte raporlar-belgeler kamuoyuna yansıdı.
ABD’nin itibar ve güç kaybetmesindeki İsrail etkisi konusunda kitaplar, araştırmalar yapılır/yayınlanır oldu.
İnsanın kendisi için ben haklıydım demesi ayıptır.
Ama biz, “11 Eylül sonrası oluşan yeni küresel konjonktürde,  orta ve uzun vadede kaybedenin sadece İslam dünyası değil, ondan daha çok İsrail ve ABD’deki Yahudi lobisi olacağını” yazılarımzda ısrarla dile getirmiştik.
Zulüm payidar olmuyor.
Zalimlerin eninde sonunda yıldızları kayıyor.
Bugün ABD’de, geç de olsa gerçekleşen budur.
ABD tarihinde  ilk defa zenci başkan seçilmesi ve 2008 Kasım’ında Obama’nın büyük bir destekle kazanması bundandır.
Daha Beyaz Saray’da göreve başlaması yılını doldurmamış ve henüz düşüncelerini-programını-politikalarını uygulamaya sokamamış Başkan Obama’nın Nobel barış ödülünü kazanmasının sebebi de budur.
Dünyada  İsrail’e ve İsrail yanlısı adaletsiz davranışlara duyulan  kızgınlığın ve tepkilerin sonucudur.
Obama ve ABD’ye karşı bütün dünyada oluşan bir umut beklentisidir.
Ayrıca Amerikan kamuoyunda Yahudi lobisinin etkisinin nasıl erozyona uğradığının göstergesidir.
 BEYAZ TÜRKLER VE MONŞERLER
 Bu satırların yazarı “Yahudi ve lobisi karşıtı “değildir.
Aksine ABD’deki Türk derneklerinin ve Türkiye konusundaki lobicilik faaliyetinde bulunanların, “Yahudi lobisi çalışmalarını örnek almalarını” savunagelmiştir.
Ancak maalesef, Türkiye’nin lobicilik faaliyetlerinin, “Yahudi lobisine havale etmeden  yapılamayacağına”inanan bazı aşağılık kompleksli kişi, kuruluş, uzman, propagandist, komisyoncu, kışkırtıcı ajan, politikacı ve dipomatlar da var Washington’da..
Bunlar,  her olaya sadece ve sadece İsrail gözlüğü ile bakmayı;Yahudi lobisinden destek ve örnek almak yerine bunların uzantısı-sözcüsü-çıkıntısı gibi çalışmayı marifet sayıyorlar.
Bu sebeple ABD’deki Türkiye sevdalılarının, gönüllü kuruluşların, ATAA ve TDAF derneklerinin, TACC’ın, ATFA’nın, Rumi Vakfı’nın, TUSKON’un,  TCA-Turkish Coalition of America’nın, ARI Hareketi ve TÜSİAD’ın ve de Washington’da yeni faaliyete başlayan SETA DC düşünce kuruluşunun, beyaz Türkler’in ve monşerlerin artık bu değişen gerçekleri görerek faaliyette bulunmaları gerekiyor.
Yoksa, ABD’deki Yahudi lobisinin yıldız kaymasından daha fazla itibar ve güç erozyonuna uğrayacaklar.
Bizden söylemesi.
Dünya hızla değişiyor.
Türkiye bölgesel ve küresel anlamda “bir güç” haline geliyor.
Türkiye’nin Başbakanı Beyaz Saray’da artık,  küresel gündem ağırlıklı görüşmeler yapıyor.
Olağanüstü konuk muamelesi görüyor.
ABD Avrasya’da, Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkaslar’da Türkiye ile derin istişareler yaparak politika belirliyor.
Türkiye ve ABD ilişkilerini, stratejik ortaklıklarını çok daha ileriye taşıyan  “model bir otaklığa” ve “derin işbirliğine” dönüştürüyor.
ABD’nin itibarlı isimlerinden emekli senatör Chuck Hagel, 21.yüzyılda ABD’nin gücünü anlatan kitabında, “ABD’nin artık tek başına belirleyici olmaktan çıktığını, küresel konularda Çin, Hindistan, Rusya, Türkiye ve Brezilya gibi ülkelerle yakın işbirliği içinde ortak hareket edeceğini” önemle vurguluyor.
Böyle bir ortamda ne olur titreyip kendimize gelelim.
Dost lobilerin dahi körü körüne  “çıkıntısı”, ”uzantısı” olmayalım.
Kompleksleri bırakalım!
Halktan ve değerlerimizden kopuk dar bir dünyada yaşamayalım.
Beyaz Türkler’den ve monşerlerden olmaya özenmeyelim.
Küresel bir güç olarak  yükselen ve ayyıldızı parlayan  Türkiyemiz ile iftihar edelim, değerini ve gücünü iyi anlayalım ve bunu keyfini yaşayalım

Haberleşme için: Tel: +1-202-253-3289 Faks
: +1.301.670.8519 e-mail: [email protected]

 

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 13:17

İLGİLİ HABERLER