Gündem
  • 7.2.2004 02:32

ANNAN'DAN GOL YİYEN ERDOĞAN, BUSH'U KALEYE GEÇİRDİ

Başbakan Erdoğan, Annan ve Bush'la yaptığı görüşmelerin ardından Türkiye'nin değişiklik önerilerinin plana dahil edileceğini bekliyordu. Annan önceki gün gönderdiği davetiyede değişikliklere kapıyı kapatınca Erdoğan'ın tadı kaçtı. Ankara şimdi ABD'nin Annan'ı ikna etmesini bekliyor. ÖNCEKİ akşam Sheraton Oteli'nde yapılan sürpriz zirve sırasında KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile konuşurken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın canı sıkkın görünüyor. Başbakan'ın rahatsızlığının gerisinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın müzakereleri başlatmak üzere taraflara gönderdiği davetiyede, planında ciddi bir değişiklik yapılabilmesine kapıyı kapalı tutmuş olması yatıyor. Başbakan, bir ara Davos'ta BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve ardından geçen hafta Washington'da Bush yönetimi ile yapılan üst düzey temaslara atıf yaparak, ‘‘Yaptığımız görüşmeler gelen davet metnine tam istediğimiz gibi yansımamış’’ diyor. MADEM PLAN DEĞİŞMEYECEKTİ? Denktaş, gerek Annan, gerek ABD'ye dönük şüpheciliğinde haklı çıktığını vurgulayan bir tonda, ‘‘Sizin söylediklerinizi dikkate almamışlar. Ben yıllardır bu oyunun içindeyim. Onlara bu kadar güvenmeyin’’ diyor. Ancak Erdoğan, yine de Denktaş'ın müzakerelerden kaçmaması gerektiğini söylüyor; kendisine New York'a gitmesini telkin ediyor. Erdoğan'ın tadının kaçmasının gerisinde yatan, Annan'ın getirdiği davette Türk tarafının çok önem verdiği bir mekanizmanın eksik kalmış olması yatıyor. Eksikliğin önemini anlatabilmek için biraz gerilere gitmek gerekiyor. AKP hükümeti, Kıbrıs'ta müzakere sürecini yeniden başlatmaya dönük son diplomatik atağını başlatmadan önce Annan Planı üzerinde devletin ilgili kurumları arasında yaklaşık üç ay süren bir çalışma yürüttü. Zaman zaman Dışişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki farklı yaklaşımlar nedeniyle sıkıntılara da yol açan bu çalışma sonunda Annan Planı'nda yapılması talep edilecek iyileştirmeler belirlendi. Hükümetin oyun planı şuydu: A) Görüşmeler başlatılacak ve B) Tadilat önerilerinin de Annan Planı'na konması sağlanacaktı. ANNAN, ERDOĞAN'IN TALEBİNE KAPIYI KAPADI MGK toplantısının ardından Erdoğan Davos'ta Annan ile görüştü, bunu Bush yönetimi ile yapılan görüşmeler izledi. Bu görüşmelerden sonra yaratılan hava, müzakereler açıldıktan sonra iyileştirme taleplerinin Annan Planı'na konabileceği yolundaydı. Ankara'da, Annan'ın görüşmeler sonunda referanduma gitmeden önce planını gözden geçirerek, bu öneriler doğrultusunda metinde bazı rötuşlar yapacağı anlayışı hákimdi. Erdoğan, geçen çarşamba akşamı ‘‘Kuzey Kıbrıs'taki Türk kimliği güçlendirilecektir. İki kesimliliğin kuvvetlendirilmesi lazım. Bu geçmişte kabul edilmişti; inanıyorum ki bugün de kabul edilecektir’’ açıklamasını yaparken, müzakereler sonunda Türk tarafının değişiklik önerilerinin Annan Planı'na dahil edileceğine inanmaktaydı. Oysa Annan, önceki gün gönderdiği davetiyede, tarafların anlaşamadıkları noktalar olursa plana dokunmayacağını, bu başlıkların referunduma plandaki orijinal haliyle götürüleceğini bildirdi. Bu durumda, Türk tarafının istediği değişikliklere Rum tarafının masada tek sözcükle ‘‘Hayır’’ demesi halinde, Annan Planı'nın hiç değiştirilmeden referanduma gitmesinin yolu açılmış oluyor. WASHINGTON DEVREYE SOKULDU Bu durumda, Türk tarafının istediği değişikliklere Rum tarafının masada tek sözcükle ‘‘hayır’’ demesi halinde, Annan planının hiç değiştirilmeden referanduma gitmesinin yolu açılmış oluyor. Özetle, Erdoğan'ın ‘‘iki kesimlilik kuvvetlendirilmelidir’’ şeklindeki temennisinin Annan'ın bu yaklaşımıyla hayata geçirilebilmesi mümkün değil. Peki, bu olumsuz gelişmenin masaya yatırıldığı önceki akşamki toplantıdan çıkan sonuç ne oldu? Anlaşıldığı kadarıyla, varılan sonuç, Annan'ın bu katı yaklaşımını esnetmesini sağlayacak bir diplomatik marevra yapılması. Başvurulan formül şu: BM Genel Sekreteri'nin, planı üzerinde taraflar arasında anlaşma olmayan noktalarda da yetkisini kullanarak ‘‘değişiklik yapabileceğini’’ gösteren bir ikinci açıklama yapması... Nitekim, Başbakan Erdoğan, dün akşam Başkan George Bush'u, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ı arayarak, bu beklentiyi ilettiler. Ankara, şimdi Washington'ın Annan üzerinde ağırlığını koymasını bekliyor.HÜRRİYET Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:35

İLGİLİ HABERLER