Gündem
  • 2.12.2011 00:25

ARINÇ: İRAN'IN FÜZE TEDİRGİNLİĞİNİ ANLAMIYORUZ!..

(A.A) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin, sadece bir füze öncelikli sistemi hayata geçiriliyor olmasından İran'ın tedirgin olmasını anlamanın mümkün olmadığını belirtti.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce düzenlenen ''Değişim ve Süreklilik Ekseninde Medya, Yeni İmkanlar ve Fırsatlar'' adı altında düzenlenen ''Türk-Arap Medya Forumu''nun sonunda Arap gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Mısır'da yayın yapan El-Ahram Gazetesinden Beşir Abdülfettah'ın ''Türkiye-İran ilişkileri, iyi komşuluk çerçevesi içerisinde, çıkarlar ve güçlerin dengesi üzerine kurulmaktadır. Özellikle de Atlantik Paktı'na ait olan füze kalkanından dolayı, Türkiye ile İran arasında bir gerginlik söz konusu. Bu iki ülke arasındaki ilişkinin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz-'' sorusu üzerine Arınç, Türkiye ile İran arasında hükümetler arası, parlamentolar arası ilişkilerde hiç bir sorun olmadığını belirterek, İran üzerinde pek çok ülkenin belli amaçları olabileceğini, İran'la ilgili politikalarının Türkiye'den farklı da olabileceğini söyledi.
Türkiye'nin, İran'ı haklı bulduğu konularda İran safında yer aldığını belirten Arınç, ''Ama bu İran'ın insan hakları konusunda da, bir ülkenin egemenliği konusunda da, haklarını kullanabilmesi konusunda da ortaya çıkan sonuçlardır. Yoksa Türkiye'nin dış politikadaki temel hedefi; her ülkenin olduğu gibi kendi ulusal çıkarlarıdır. Ulusal çıkarlarımız, İran'ın çıkarlarıyla ne kadar örtüşürse, İran ile ilişkiler o kadar sağlıklı olmuştur'' dedi.
Füze kalkanının aslında bir radar sistemi olduğunu ve NATO konsepti içinde değerlendirildiğini, bu radarın gözetleyiciliğinin İran'ı hedef aldığının söylenemeyeceğini belirten Arınç, şöyle konuştu:
''Yaptığımız sözleşme ve içindeki şartlara göre, İran veya bir başka ülkeyi tehlike olarak gördüğümüzü hiç kimse iddia edemez. Bu bir spekülasyon konusudur. İran'ın Türkiye'deki bu gelişmeden tedirgin olmasına da hiç bir zaman mahal yoktur, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama İran'daki yetkililerin, geçenlerde bir tuğgeneralin beyanları yanlış, yersiz beyanlardır. Yani Türkiye'den böyle bir tehlike geldiği anda buna mukabele edeceklerini söylemek yakışıksız bir davranıştır. Bunu yanlış bulduğumu ifade ediyorum. Biz İran'ın çıkarlarını da en az kendi çıkarlarımız kadar önemsiyoruz. İran'ı hiç bir zaman düşman veya tehlikeli ülke olarak görmüyoruz. Bugüne kadar İran konusundaki tutumumuzun ne kadar İran tarafından benimsendiğini geçmiş kaynaklara bakarsanız görürsünüz.
Ama NATO konsepti içinde yer alan Türkiye'nin, komşularımız ve bölgeyle hiç bir tehlikeyi, paragrafın veya bölümün içine koymadan, sadece bir füze öncelikli sistemi hayata geçiriliyor olmasından, İran'ın tedirgin olmasını anlamak mümkün değildir. Bunu bir iç politika malzemesi olarak gördüğümüzü ifade edelim. Nükleer enerji konusunda İran'ın üzerine en büyük hakaretler, en büyük etkileyici konuşmalar, ambargolar vesaireler yapılırken, nükleer enerjinin her ülkenin hakkı olduğunu söyleyen sadece Türkiye olmuştur. Eğer bundan nükleer silah çıkacak ve bundan endişe duymak gerekirse öncelikle elinde nükleer silah bulunan ülkelere karşı da bir yaptırım uygulanması gerektiğini yine dünyada sadece Türkiye söylemiştir. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. İran'ın da spekülasyonlara yol açacak böylesine sorumsuz beyanlara izin vermemesi gerekir diye düşünüyorum.''

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 11:47

İLGİLİ HABERLER