ARINÇ: KILIÇDAROĞLU DENGİM DEĞİL
ANKARA- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP'li Kılıçdaroğlu ile tartışma niyetinde olmadığını belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu benim dengim değil" dedi. Arınç, "Benimle tartışması gereken kişi, Sayın Baykal olabilir" diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetecilerin CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile "düello" yapıp yapmayacağına ilişkin sorularını yanıtlarken şunları kaydetti:
"Düello kendisinin bana teklif ettiği bir şey değildir. Siz söylüyorsunuz o da üzerine atlamış vaziyette. Bizim geleneğimizde düello yok. Ben kimseyle düello etmeyi düşünmem. Türkiye'de de bunu düşünen bir insan olduğunu zannetmiyorum. Belki biz, birisiyle bir konuyu tartışabiliriz. Bu filan olabilir, falan olabilir. Düello, birbirini yok etmektir. Önce davranan bir diğerinin hayatına son verir. Artık Avrupa'da bunu terk etti. Biz kimseyi yok etmek için dünyaya gelmedik. Fikirlerimiz ve düşüncelerimiz farklı olabilir. Bu farklılıkları göstermek için tartışabiliriz. Onun da iyi bir zamanda ve mekanda olması gerekir.
Aslında ben, Sayın Kılıçdaroğlu'yla bu konuştuğumuz konularda tartışmak niyetinde değilim. Ondan, fikirlerinden korktuğum için değil, inandığım doğruları her yerde müdafaa edebilecek bir noktadayım. Bir defa Sayın Kılıçdaroğlu benim dengim değil. Dengim olmayan bir insanla ekran önüne çıkıp tartışmam. Bu bir siklet meselesidir. bir denklik meselesidir. Partisinin grup başkanvekilidir. AK Parti içinde 5 tane grup başkanvekili var. Kim kabul ederse, onunla isteğini tartışabilir.
Olsa olsa benimle tartışması gereken kişi, Sayın Baykal olabilir. Sayın Baykal'la arzu ettiği takdirde ve uygun ise bir konuyu karşılıklı olarak görüşüp, tartışabiliriz. Fikirler ortaya çıkar. Bu fikirlerden hem biz hem de toplum yararlanabilir. İnanıyorum ki kendisinin de böyle bir ihtiyacı, düşüncesi yok."
İşte Arınç'ın açıklamaları:
Benimle ilgili olan soruşturma içerisinde pek çok olay yaşandı. Biz olayı medyaya yansıtmamaya çalışırken siyasetçiler buna çok farklı polemikler sokmaya çalıştılar. Dolayısıyla ben kendi düşüncemi ifade ettikten sonra Baykal'a ve Kılıçdaroğluna'da gerekenleri söyledim. Gördünüz mü komzik odadan komzik patates çıktı dedim. Amacı ne olursa olsun hiç bir siyasetçinin böyle basit bir lafı kullanmaması lazım. Sağolsun gazeteci arkadaşlarımız öğleden sonra Baykal'a sordu. Baykal'da kendisinden beklemediğim şekilde açıklama yaptı olay çözülmeli dedi. Ben ona mermileri sordum o bana beni anlattı. Beni nasıl bulduğuınu herkes farklı şekillerde cevap verebilir. Siz o sırada Arınç'la bir düello yapar mısınız demişsiniz o da kendisi kabul ederse nedne olmasın demiş. Kılıçdaroğlu iki ana konuda düşüncemi almak için soru soruyor. Bir defa düello kelimesi onun bana teklif ettiği bir şey değil. Bizim geleneğimizde düğello diye bir kelime yok. Bir kişliyle bir konuyu tartışabiliriz. Biz kimseyi yok etmek için dünyaya gelmedik. Düello bize göre bir şey değil. Ben kılıçdaroğlu'yla tartışmak niyetinde değilim. Ondan korktuğumdan değil. Kılıçdaroğlu benim dengim değil. Bu bir siklet meselesidir. Kendisi partisinin grup başkan vekilidir. AK Parti'de 5 tane grup başkan vekili var. İstediğiyle tartışabilir. Ben Baykal'la tartışabilirim. Ama inanıyorum ki kendisinin de böyle bir ihtiyacı yok. Bu konuyu burda kapatalım. Olayı magazin boyutuna taşımayalım.
Kılıçdaroğlu beni komik bulmuş Ben belli bir siyasetçiyim. Arkamda bıraktığım iz bellidir. Beni komik bulmakla beni küçülteceğini düşünüyorsa bu beni küçültmez. Onun sosyal sigortalar müdürlüğünden defolarını da biliyorum. Çok iyi bir yol bulmuştu kendisine. Ben nasıl yolsuzluklar üzerinde hassas bir insansam. Kılıçdaroğlu'nun da böyle yapması hoşuma gitmişti. Ama Kılıçdaroğlu'nun böyle yapması iyi olmadı. Yolsuzluklarla ilgilenmesinin sadece siyasi rant sağlamak olması konusu şüphe uyandıran bir konu. O yaprak kımıldasa AK Parti'liler yolsuzluk yapıyor diyor.
Kendi partisinden birisi TBMM'de terörle mücadele konusunda analar ağlamasın lafına karşı dersimde de analar ağlamasın denilmişti dedi. Hala gözyaşlarıyla hatırlanan bir oalyın evladının suskun kalmasını kimse beklemiyordu.
İnsan hayatında çok zorlukla itibar kazanır ama çok basit bir olayla kaybeder. Kılıçdaroğlu dersim olayıyla itibarını kaybetmiştir. Şimdi Arınç'la didişip itibarımı kazansam diye düşünüyor. Kırılan itibarını güçlendirmek için arkadaş olarak tavsiyede bulunmak istiyorum. Öymen'le televizyon önünde tartıştınız. Nerede durduğunuzu görelim. Beni bırakın sizin yapacağınız en dürüst iş Öymen'le televizyon önünde hesaplaşabilmektir.
Ben Baykal'a tartışalım demedim. tartışma gerçekleşirse buna gerek olursa Baykal'la ben tartışırım. Ben Baykal'a haddim değil ki gel tartışalım diyeyim. Benim sadece Baykal'la tartışabileceğimi söylüyorum.
-Kozmetik oda dedi mi demedi mi diyor. Ben yılbaşı tatilimi Afyon'da geçirdim. Geçmiş olsun mesajları telefonları var. Arif Paşa'dan Rıdvan diye bir çocuk arıyor. Geçmiş olsun ya bir kozmetik oda varmış ordan ne çıktı deyince beraberce güldük sen karıştırma deyip kapattım.