ARINÇ : SELDE ÇOK YÖNLÜ BİR İHMALDEN BAHSEDEBİLİRİZ
ANKARA - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Tekirdağ ve İstanbul'daki sel baskınları ile ilgili, ''Çok yönlü bir ihmalden bahsedebiliriz. Bu biraz bizden kaynaklanan, insandan kaynaklı zaaflarımız diyebiliriz. Olay olduktan sonra alt yapı eksikliği, belki zamanında müdahale etmemek, anında kurtarma hareketlerine girişmemek onlar da bir bakıma felaketin boyutunu biraz daha artırdı'' dedi.
CNN Türk televizyonunun canlı yayınında soruları yanıtlayan Arınç, Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Çukurca ilçelerinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 8 askere Allah'tan rahmet, yaralılara başsağlığı diledi.
Terörle mücadelede bu tür olayların herkesi üzdüğünü söyleyen Arınç, terörle mücadelenin her zaman devam edeceğini vurguladı.
Türkiye'de bugün ikinci üzücü haberin Trakya ve Marmara'daki afet olduğunu ifade eden Arınç, selden etkilenen yerlerin pek çoğunun eski dere yatakları olduğunu ifade etti.
Bu mevsimde, beklenmeyen bir afet, yağış görüldüğünü söyleyen Arınç, aldığı rakamlara göre, son 50 yılda İstanbul'un 1 yılda ortalama 900 kilogram civarında yağış aldığını, ancak dün İstanbul'a 205 kilogram yağmur yağdığını belirtti. Arınç, ''Bu, 4 ay sürekli yağmur yağsa o rakama eşit bir rakam. Çok fazla yağış var, bu bir afet'' dedi.
Başbakanlık Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü'nden saat 14.00 itibarıyla aldığı bilgileri aktaran Arınç, sel nedeniyle ölü sayısının 29 olduğunu, Tekirdağ'da Fatih ve Berna Çakar adlı 2 kayıp vatandaşı arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Arınç, acil harcanmak üzere Tekirdağ'a 250 bin TL, İstanbul'a 2 milyon TL ödenek gönderildiğini, bunun artırılacağını bildirdi.
''IMF ile yapılacak İstanbul toplantılarına IMF heyetinin gelmediğinin'' ifade edilmesi üzerine, Arınç, bu son durumdan haberi olmadığını belirterek, bunun yeni bir olay olmadığını global kriz içerisinde hemen hemen bir buçuk yıldan bu yana Türkiye'nin IMF ile anlaşıp anlaşmayacağının hep gündeme geldiğini söyledi.
Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda çok rahat olduğunu, ''Bazı taleplerimiz var. O talepler dikkate alınmazsa imzalamayabiliriz. İmzalamak mecburiyetinde değiliz. Buna çok ihtiyacımız yok'' dediğini belirtti.
Arınç, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in adli yıl açılış töreninde, ''Yargı bağımsız olacaksa, yandaş yargı olmaması gerekir'' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, bu tür açılışlarda yargının sorunlarına ilişkin konuşmaların hep yapıldığını ama son yıllarda daha çok siyasi içerikli konuşmalar yapıldığını söyledi.
Arınç, ''(Yandaş medya) kelimesini çok duydum da (yandaş yargı) kelimesini ilk defa duyuyorum. Ne amaçla kullanmak istediğini, sonra niye vazgeçtiğini bilmiyorum, merak da etmiyorum'' dedi.
''Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısının değiştirilmesine ilişkin düzenlemelerin hükümetin siyasi baskısı olarak nitelendirildiğinin'' belirtilmesi üzerine Arınç, bu yorumu yapanların konuya objektif bakmadıklarını söyledi.
Arınç, bir soru üzerine, yasama organınca HSYK'ya üye seçilmesinin, bağımsızlığına gölge düşürmeyeceğini ifade etti.
Arınç, son günlerdeki şehit haberlerinin hatırlatılması ve ''Demokratik açılım'' çalışmalarına bu şehit haberlerinin etkisinin sorulması üzerine, dün ve bugün olan olaylar ile bundan önceki olayların toplumda hassasiyetle takip edildiğini söyledi.
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu görevlerini yaparlarken de dün yedi tanesi, bugün iki tanesi şehit oluyor. Bence bu sürece en kötü etki yapacak unsurlardan bir tanesi bu olaydır. Bu olay dün de vardı, evvelki gün de vardı, 25 yıldan beri var. Bundan sonra da olacak gibi. Bu olaylara bakarak duygusallığımızla hareket ederek. 'Bu süreç bitmeli' noktasına gelmemeliyiz. Asıl 'Bundan sonra bu olaylar olmamalı' noktasından hareket ederek süreci devam ettirmeliyiz. Yüreğimize taş basmalıyız. Gözümüzden akan yaşların bize verdiği üzüntüyü en yakın planda yaşamalıyız.''